İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) iştiraklerinden İZDOĞA, İZBETON ve İZULAŞ’ta çalışan bin 30 işçinin işine son verilmesi kararıyla çatlak giderek derinleşiyor. Son olarak Belediye-İş Sendikasında örgütlü 360 işçinin işine son verildi. Belediye İş Sendikası İzmir Şubeleri binası önünde toplanan yüzlerce emekçi, Egemenlik Evi önüne yürüdü. Burada yaptıkları açıklamada ‘hak, hukuk, adalet’ ve ‘işten atılanlar geri alınsın’ sloganlarıyla seslerini duyurmaya çalıştı. Açıklamanın ardından oturma eylemine ve çadır kurmaya kadar giden emekçiler, işlerine geri dönene kadar bu eylemi sürdürecek. İz Gazete’ye konuşan Belediye İş 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, İzBB Başkanı Cemil Tugay’ın her programa gidip adeta gölgesi olacaklarını söyledi.
‘Ekmeksiz aşsız bırakıldık’
Belediye İş 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay, süreci İz Gazete’ye anlattı. Atalay, yüzlerce kişilik bir grupla bir araya gelerek kurdukları çadırda dayanışmayı büyüttüklerini belirtti. Ayrıca 50 kişilik bir grupla Başkan Tugay’ın gittiği her yere gidip seslerini duyuracaklarını belirten Atalay, “Cemil Başkan ile ilk etapta görüştük. Bu konuları onun bürokratlarına ilettik. Ama bir sonuç elde edilmedi. Bizleri alanlara çıkmaya mecbur bıraktılar. Kimse alana çıkmak istemez ama 360 kişi de ekmeğinden olmuş. Sendika olarak haksızlığın karşısında duruyoruz. Buradaki arkadaşlarımızın evine ateş düştü. Sonuçta ekmeksiz ve aşsız bırakıldık. 360 kişiyi işten atıyorum demek çok kolaydır. Gelin bir de bunun sonuçlarını o emekçilere sorun” dedi.
‘Başkanın takibinde olacağız’
Başkan Cemil Tugay’ın her programına katılacaklarını ve Tugay’ın gölgesi gibi olacaklarını belirten Atalay, “Bizler, Cemil Tugay’ın ne kadar programı varsa tüm arkadaşlarla gidip takip edeceğiz, orada bulunacağız. Adeta Başkan Tugay’ın gölgesi olacağız. İşten atılan arkadaşlara bu mücadeleyi bu şekilde sürdürmeye çalışacağız. Cemil Başkan neredeyse biz de onun takibinde olacağız” ifadelerini kullandı.
‘Belediyeyi kim yönetiyor?’
Belediye İş Sendikası 3 No’lu Şube Başkanı Musa Bozkurt, “Bize dediler ki belediye bütçesi bu ücretleri kaldırmıyor. Bu yüzden bin 30 işçiyi ve ardından bin işçiyi daha çıkaracaklarını söylediler. Ama şu anda bakıyoruz ki, çıkardığı bin 360 işçinin dışında 3 bine yakın işçi almış. 1 Temmuz’dan itibaren çıkardıkları işçilere verdiği maaşın daha fazlasını, işe aldıkları işçilere veriyorlar. Bunun bütçe ekonomisiyle ilgisi olmadığını biliyoruz. Bunları biz, Cemil beye (Tugay) de Ahmet Okyay’a ve avukatlarına da şube başkanlarımızla bildirdik. Belgeleri de ilettik. İşçilere verilen bordroyla durumu anlattık. Sendika sözleşmesinde ‘greve çıkmak suçmuş’ gibi kamuoyuna yansıttılar, grev Anayasal haktır. Belediye Başkanı grevin ne olduğunu dahi bilmiyor. Evine gidip yatacakmışız gibi cümle kuruyor. Bu sadece bir inat, başka bir şey değil. Bu Cemil beyin değil, Ahmet Okyay’ın inadıdır. Bugün CHP’nin sosyal demokratlarından ve işten çıkarılanlardan oy alarak orada oturanlar, orayı bir aile şirketi haline getirdi. Bu Büyükşehir Belediyesini Cemil Tugay mı yoksa Ahmet Okyay mı yönetiyor? O nedenle işten çıkarılanların ekonomik bütçeyle ilgisi olmadığını iyi biliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Soyadı benzerliği işinden etti
Sendika temsilcilerinin ardından işlerine son verilen işçiler de İz Gazete’ye konuştu. İZBETON’da 9 yıllık iş makinesi operatörü 40 yaşındaki Eren Ergün, sendika temsilcisi Veysel Ergün’ün soyadı benzerliğinden işine son verildiğini öne sürdü. Ergün, Veysel Ergün’le kan bağı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek işinde bir gün dahi devamsızlık yapmadığını söyledi. Emekçi Ergün, “Beni arayıp işime son verildiğinde izinliydim. Nedenini sordum ama bana dedikleri gerekçe ise ‘soyismi benzerliği’ymiş. Oysaki bizim Veysel Ergün’le bir kan bağımız yok, aynı köylüyüz. Ben bu işte çekirdekten yetişiyorum. 6 iş makinesi kullanıyorum. İşe yeni başlayanları da ben eğitiyordum. Ustaları olarak beni işimden ettiler, benim çıraklarım çalışmaya devam ediyor. Bir gün dahi işimi aksatmadım ve rapor dahi almadım, bir savunmam yok, kınamam yok! Bizim yerimize adam alacaklar, bu kesin. Çalıştığım alanda kimse personelsiz çalışamaz. 6 operatör varken şimdi 3 kişi kaldı. Bir telefonla işime son verdiler” dedi.
Büyükşehirden isim verilmiş
32 yaşında yaklaşık 4 yıldır İZBETON’da tır şoförlüğü yapan İmam Özyürek, “Biz makinede çalışırken insan kaynaklarından bir telefon geldi ve iş akdime son verdiklerini söylediler. On dakika sonra yeniden arayıp imza istediler. Şu anda çalışanım ben, nasıl olur da çalışan insanı arayıp da imza isteyebilirler? Arabayı bırakıp gelemezdim. İki gün sonra insan kaynaklarına gidip sebebini sordum. İzin yok, 58 günlük iznim içeride duruyor ve acil olarak üç günlük raporum vardı. Bana çıkış sebebim olarak ‘büyükşehirden isim geldi’ dediler. Bu isim neye göre geliyor? SRC’me baksalar, hep çalıştığımı görecekler. Bazı amirlerin isim verdiğini biliyoruz. Kendi arkadaşları da söyledi, isimleri verdiler diye. İçeride geçen yıldan kalan 57 saatlik mesaimiz var. Onlar çalıştırdı, mesaimizi istemeye gelince vermiyorlardı. Çok mesailerimi istiyorum diye çenemi kapatmak istediler. Ben defalarca söyledim, ‘tehdit ediliyorum’ diye” şeklinde konuştu.
‘Anadan babadan CHP’liyiz’
Bir diğer işçi 43 yaşında 18 yıldır İZBETON’da her işe koşturduğunu anlatan Uğur Tercanlı, İz Gazete’ye yaşadığı süreci anlattı. Çöpünden kanalizasyonuna kadar tüm işlere bakan Tercanlı, ayrıca Başkan Cemil Tugay’a da seslenerek bu durumun düzeltilmesi talebinde bulundu. Emekçi Tercanlı, “Bu İzmir’in ne çöpü kaldı ne kanalı ne de diğer işleri, her yerde çalıştım. Yıllardır da anadan babadan CHP’liyiz. 24 Haziran’da muhasebe müdürümüz aradı ve ‘işinizden çıkarıldınız’ dedi. Bir gerekçe de sunmadılar. Bizim suçumuz çalışmak mı? Benim çocuğumun düğünü var. Ben bu şartlarda çocuğumun düğününü nasıl yapacağım? Cemil Başkan (Tugay) buna bir çözüm bulsun. İşten atılma sebebimiz nedir? Bunu bize açıklasınlar” dedi.