İzmir’de Basmane Çukuru ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun konuyla ilgili yaptığı açıklamalara mevcut yönetimden yanıt geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Levent Yıldır, açıklamasında, protokole imzası bulunan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) borçları nedeniyle el koyduğu Güç Yapı ve EGS şirketlerinin haklarının korunduğunu ifade etti. Protokolün, 2009 ve 2014 yıllarında imzalanan anlaşmaların eki ve ayrılmaz parçası olduğunu söyleyen Yıldır, belediyenin yüzde 11’lik mülkiyet payının TMSF Kurulu kararı ve imzası ile yüzde 30’a yükseltilerek güvence altına alındığını savundu.

Yıldır’ın açıklaması şu şekilde:

Başkanlarımızdan Sayın Aziz Kocaoğlu’nun Basmane Arsası’na ilişkin TMSF ile sulh protokolü imzalanmasına yönelik basında yer alan eleştirilerinin, kendisinin eksik bilgilendirilmesinden kaynaklandığını değerlendiriyorum. Hukukî süreci yakından takip eden Başkan Vekili olarak, Aziz Başkanımızın ve İzmir kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi maksadıyla bu açıklamayı yapmayı gerekli buldum.

Aziz Başkanımızın, Belediyemiz ile TMSF arasındaki “niyet protokolü” için “Benim imzaladığım protokol geçmişten gelen hakları belirliyor, her koşulda mevzunun atasını da geçmişini de bağlıyor, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imzaladığı yeni protokol ‘çırak çıkma’ protokolüdür, zafiyete neden olan ve TMSF tarafına kıyak çeken bu anlaşma gözden geçirilmelidir” yorumu, eksik veya yanlış bilgiden kaynaklanmış olmalıdır. Zira şimdi Belediye Meclisimizde kabul edilen niyet protokolü taslağı, evvelce imzalanan 2009 ve 2014 protokollerinin “eki ve ayrılmaz parçası” olarak düzenlenip imzalanıyor. İmzalanacak protokol, hâlihazırda yüzde 11 oranındaki Belediyemiz mülkiyet payının yüzde 30 olarak TMSF Kurulu kararı ve imzası ile sağlama bağlanması şartını içeriyor. Yani, Aziz Başkanımızın bahsettiği önceki mutabakattan geri bir adım atılmadığı gibi, aksine, o mutabakatta atıfta bulunulan “iktisadî ticarî bütünlük” TMSF Kurul kararı ve imzası ile sağlama bağlanıyor.

Önemle belirtmek gerekir ki, TMSF’nin bugüne kadarki rolü, Basmane Arsası’ndaki diğer pay sahipleri Güç Yapı ve EGS Ortak Girişimi’nin “amme alacaklısı” sıfatından kaynaklanmaktadır. Yani, Aziz Başkanımızın bahsettiği o günkü mutabakatın ve bugünkü protokolün tarafları Güç Yapı ve EGS Ortak Girişimi ile Belediyemizdir; dolayısıyla, “TMSF tarafına kıyak çeken anlaşma” ifadesi yanlıştır, yanlış bilgiden kaynaklanmış olmalıdır. İmzalanacak protokol, İzmir’de kolektif girişimle kurulup gelişen ve fakat sonra biriken amme alacağı sebebiyle borca batık duruma gelen Güç Yapı Anonim Şirketi’nde ve EGS Gayrimenkul Anonim Şirketi’nde pay sahibi 1000’e yakın İzmirli esnafı ve taciri doğrudan ilgilendirmektedir; eldeki protokolün Belediyemiz dışında sağlayacağı fayda, TMSF’den ziyade bu esnaf ve tacirin lehine olacaktır.

Haber içeriğindeki diğer hatalara değinmeyeceğim ama Sevgili Aziz Başkanımızın yorumlanmış harici kaynaklardan bilgi edinmek yerine doğrudan bizlerle iletişime geçmesinin hatalı bilgileri engelleyeceğini düşünüyorum.

Bu anlamda;

Belediye Meclisimizden oybirliği ile geçmiş,

TMSF’nin amme alacaklısı sıfatı ile muvafakat ettiği,

Aziz Başkan dönemindeki 2014 protokolünü eki ve ayrılmaz parçası yapmış,

İzmir Büyükşehir Belediyesinin hakkını TMSF Kurul kararı ve imzası ile güven altına almış, 2014 ve öncesi dönemdeki gibi süreci diğer tarafların inisiyatifine terk etmemiş,

Diğer imzalanan tüm protokolleri kapsayan ve ek olarak bir yol haritasına sahip,

TMMOB dava açacağını söylemişti: İzmir’de yağmur gibi özelleştirme planları
TMMOB dava açacağını söylemişti: İzmir’de yağmur gibi özelleştirme planları
İçeriği Görüntüle

İzmir halkının hukukî haklarını koruyan ve sonuca ulaşması için gerekli güvenceleri oluşturmuş,

bu niyet protokolünün Basmane Arsası’na atfedilmiş sorunları önce kamu sonra Belediye lehine çözeceğini biliyorum.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.

Kaynak: BÜLTEN