İzmir’de 30 Ekim 2020 depreminde hasar alan ve ardından yıkılan İzmir Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binası ile ilgili yeni yol haritası belli oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yeni binanın yerinde inşa edileceğini duyurdu.

PROJE YARIŞMASI YAPILMIŞTI

Gelişmelerin ardından, önceki dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yıkılan bina yerine bir anıt yapının hayata geçirilmesine ilişkin düzenlediği proje yarışması akıllara geldi. O dönem ortak akılla alınan bu karar doğrultusunda ana hizmet binasının yerine inşa edilecek anıt yapı için “Bir Uygarlık Odağı Olarak Başkanlık ve Şehir Meclisleri Fikir Projesi Yarışması” yapılmıştı.

JÜRİ ÜYESİ SAYIN İZ GAZETE'YE KONUŞTU

2024’te göreve gelen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ortak aklı ve söz konusu yarışmayı yok sayarak yeni projeyi açıklaması tartışmalara neden oldu. Geçmiş dönemde anıt yapı için düzenlenen proje yarışmasında jüri üyesi olarak yer alan mimar Nevzat Sayın, yaşananları İz Gazete’ye değerlendirdi.

İzmir Büyükşehir’de yeni hizmet binası tartışması: Yarışmanın hiçe sayılması yanlış!-2

“BAŞKA BİR YERDE OLAMAYACAK KADAR İZMİRLİ BİR YAPIYDI”

Yarışma sürecini anlatan mimar Nevzat Sayın, “Jüri çalışması; uzun, verimli tartışmalarla yürüttüğümüz bir araştırma süreciydi. Bunu yarışma şartnamesinde yarışmanın amacı olarak yapılan açıklamalarımızda görmek mümkün. Yapıyı meclis, başkanlık ve başvuru birimleri öne çıkarılmış, İzmir için bir temsil yapısı olarak tanımlamış ve değerlendirmelerimizi de bu bağlamda yapmıştık. ‘Anıt Yapı’ temsil yapısı kararı doğrultusunda bir adlandırmaydı. İzmir’in coğrafi, tarihsel, sosyo-kültürel niteliklerinin tasarım verileri olarak ele alındığı bir yapıda temsil edilmesini önemsediğimiz için bu tanıma varmıştık. Nitekim birinciliği kazanan proje tam olarak bu nitelikleri taşıdığı için birinci olmuştu. İklimsel açıdan da kültürel açıdan da başka bir yerde olamayacak kadar ‘İzmirli’ bir yapıydı. Yarışmalarla elde edilen projeler müelliflerle jürinin ortak tasarımı gibi kabul edilebilir. Özellikle iki aşamalı yarışmalarda jüri ilk aşamanın raporlarındaki önerileriyle daha aktif bir biçimde sürece dahil olduğu için bu durum daha da belirgindir. Yarışma sonuçları hemen her zaman tartışmalıdır. Herkesin onayladığı bir sonuca varmanız olanaksızdır. Bizim tartışmalarımız da zaman zaman çok gergindi. Birinciden emindik ama buna rağmen ikinci aşamaya geçen projelerin hangisiyle isteseniz iyi bir belediye yapısı projesi elde edebileceğimizi de biliyorduk. Bizim değerlendirmemiz gerekçeleriyle birlikte neden bu projeyi seçtiğimizi yeterince açıklıyordu. Bu gerekçeler değerlendirme raporunda açıkça görülebilir” ifadelerini kullandı.

“ESKİ YAPI YIKILMAMALIYDI”

Eski İzmir Büyükşehir Binası’nın yıkılmasıyla ilgili de görüşlerini açıklayan mimar Sayın, “Şehirler yıkımlarla değil, birikmelerle oluşur. Eski yapı da dünyanın en iyi belediye binası olmasa bile yıkılmamalıydı diye düşünüyorum. Güçlendirilebilir, gereksinimlere göre dönüştürülebilirdi. Ama ne yazık ki yıkıldı ve bu yarışma süreci başladı. Bu süreci en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmıştık” dedi.

“YARIŞMANIN HİÇE SAYILMASI YANLIŞ”

Yeni projede ortak aklın esas alınmayıp geçmişte yapılan yarışmanın yok sayılmasına dair değerlendirmelerde bulunan Sayın, şunları söyledi: “Ortak akıl üretmek ve üretilmiş olanı değerlendirmek bizde çok yaygın bir davranış değil. Eski yapının yıkılması gibi bütün yarışma sürecinin hiçe sayılarak siparişle mimarlık hizmeti alınmaya çalışılması da yanlış. Sermayenin bu kadar önemli sayıldığı bir yerde “entelektüel sermaye”nin hiçe sayılması büyük kayıp. Yarışma sürecinde tanımlanmış olan yapının yeni düşüncelerle ve yeni bir anlayışla yeniden tanımlanması tabii ki anlaşılır bir şey. Temsil yapısı yerine programı genişletilmiş, kapsamlı işlevselliği öne çıkarılmış bir yapı isteniyorsa yarışma sürecinde elde edilmiş olan projeler gözden geçirilerek çok daha verimli bir ön çalışma süreci geçirilebilir ve amaca uygun bir projenin revizyonuyla istenen sonuca da varılabilirdi.

“HER ŞEYİN KENDİSİYLE BAŞLADIĞINI ZANNEDEN BİR ANLAYIŞ VAR”

“Herkes kendisini sıfır noktasında saydığı için önceki çalışmaların kıymeti bilinmiyor” sözleriyle açıklamalarını sürdüren mimar Nevzat Sayın, “Belediye yönetiminin yaptığı yanlışlığın yanı sıra sipariş verilen mimarın işi kabul etmesi de başka bir tuhaflık. “İş iştir” anlayışı yerine yarışmayı hatırlatarak elde edilmiş olan projelerin yeni gereksinimler bağlamında tekrar incelenmesini önerebilir, yeni tasarımın elde edilmesi için danışman olarak devrede olabilirdi. Her şeyin kendisiyle başladığını zanneden ve giderek daha da yaygınlaşan tuhaf anlayış burada da var” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir’de yeni hizmet binası tartışması: Yarışmanın hiçe sayılması yanlış!

YARIŞMAYI KAZANAN PROJEYLE İLGİLİ JÜRİ RAPORU:

Söz konusu yarışmayı jürinin oy birliğiyle Müellif Mimar Selim Atak öncülüğünde çalışma yürüten atölyemekan ekibi kazanmıştı. Jürinin proje hakkındaki raporu ise şöyleydi: “Anıt örtü” altında kalan parçalı bileşik zemin yapıları ve bu örtünün içinden yükselen üç büyük ayrık kütle ile belirlenen bütünleşik bir kompozisyona sahip olan yerleşke bulunduğu yere bütünüyle çok iyi tutunuyor. Bu tutunma fiziksel olduğu kadar zihinsel olarak da çok güçlü bir etkiye sahip. Parçalı zemin yapıları ve aralarındaki geçiş mekânlarıyla “açık hava galerisi”ne dönüşen zemin, örtüdeki kertikler ve deliklerle sağlanan denetlenmiş gün ışığıyla güçlü ama sakin bir dramatik etkiye de sahip.

Çukur bahçelerle oluşturulan yalıtılmış mekânlar doğal havalandırma ve gün ışığını kullanma imkânlarının yanı sıra dramatik etkinin arttırılması için de önemli bir katkı sağlıyor. Başkanlık, meclis ve HİM ofislerinin ayrık kütleleri içerdikleri işlevleri güçlü ve okunaklı bir biçimde temsil etme niteliğine sahip. Bu temsil niteliği yakın çevresiyle içinde bulunduğu meydan, biraz daha geniş anlamda İzmir ve daha da geniş anlamda Ege mimarlığıyla kurduğu ilişkilerle daha da güçleniyor. Antikitenin, Levanten üslûbun ve Milli Mimari etkilerinin soyut bir kolaj etkisiyle bir arada kullanıldığı yapı bu sayede eklektik sayılabilecek bir etkiyi başarıyla bütüncül bir anıtsal senteze dönüştürebiliyor.

İzmir’in göbeğinde silah sesleri yükseldi!
İzmir’in göbeğinde silah sesleri yükseldi!
İçeriği Görüntüle

Parçalı yapının getirdiği bir kolaylıkla sonraki aşamalarda olumlu yönde geliştirilebileceğini düşündüğümüz öneri için yapıya ilişkin en önemli tavsiyemiz -8.96 kotuna kadar indirilmiş olan bodrum katın en çok -4.50 kotuna kadar indirilmesi yönünde olacaktır. Çevreye ilişkin önemli önerimiz ise ötelenmiş alt yol çıkışının -bu proje için elzem olmadığını ve inşa zorluğunu düşünerek- yapılmaması yönündedir. Bu bölgede araç trafiğini çoğaltmamak için kapalı otoparkı zorunlu olduğu kadarıyla yapmayı ve iç bağlantıları da bu çerçevede ele almayı doğru buluyoruz.

HİM ofisleri kütlesinin genişletilerek yüksekliğinin azaltılmasının da olumlu katkısı olacağını düşünüyoruz. Bunlar ve sonradan ortaya çıkabilecek konulardaki tavsiyelerle geliştirilebilir olduğunu düşündüğümüz proje, çevresinden etkilenme ve çevresini etkileme bağlamında meydanla kurduğu güçlü ilişkisi, tanıdıklık hissiyle sağladığı davetkâr açıklığının yanı sıra başkanlık ve meclisi ayrı ayrı temsil etmekteki başarısıyla da oybirliğiyle 1.Ödüle lâyık bulunmuştur.”

Muhabir: GİZEM TABAN ŞEBER