CEMRE YUVARLAK/İZ GAZETE- İzmir Barosu’nda genel kurul heyecanı devam ediyor. 2026 Genel Kurulu’nda 17-18 Ekim tarihlerinde 3 aday farklı gruplardan bir aday ise bağımsız olarak toplam 4 aday başkan adaylığı için yarışacak.
Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu başkan adayı Serhat Sökmen, İz Gazete YouTube kanalında İz Gazete editörü Cemre Yuvarlak’ın sorularını yanıtladı.
Serhat Sökmen, mevcut yönetimi meslek sorunlarından uzaklaşmakla eleştirerek genç avukatların sesinin kısıldığını ve baronun toplum nezdindeki güvenini kaybettiğini savundu. Sökmen, seçilmesi halinde avukatların ekonomik sorunlarına yönelik projeler geliştireceğini ve iki yıllık görev süresince hiçbir siyasi partinin etkisi altında kalmadan çalışacağının ve herhangi bir siyasi adımının olmayacağının sözünü verdi.
“İZMİR BAROSU’NUN TEKRARDAN HUKUK ANLAMINDA PARLAYAN YILDIZI OLMASI GEREKTİĞİNE İNANDIM”
İlk olarak kendinden bahseden Sökmen, kendisini bu yola sevk eden nedenlerden bahsederek şu ifadeleri kullandı:
“Toplumdaki sorunlardan yana tarafsız kalmak ve mücadelede ön almak bizim için çok önemli. Bu manada Türkiye’deki hukuka aykırı uygulamalar göz önüne alındığında barolara ihtiyaç olduğu açık. Ben aktif olarak yürütüyorum mesleğimi. Avukatların sorunlarını biliyorum. Hepsini üst üste koyunca güçlü bir baro anlayışının olması gerektiğine inandı. İzmir Barosu’nun tekrardan hukuk anlamında parlayan bir yıldızı olması gerektiğine inandım. Bununla beraber, genç arkadaşların da beni yüreklendirmesi oldu. Ben daha iyi bir gelecek umudu bu yola sevk etti”
“MEVCUT YÖNETİM MESLEK SORUNLARINDAN UZAKLAŞTI!”
Çağdaş Avukatlar şu an mevcut yönetimde meslek sorunlarına odaklanmaktan uzaklaştı” diyen Sökmen, “Baro avukat için ne yapıyor sorusunu her meslektaşın soruyor. Benim meslek sorunlarına odaklanan bir yönetim vaat ediyor olmam diğer adaylardan ayırıyor. İzmir avukat hareketi ilk çıktığında meslek sorunlarına odaklanacağız diyerek bu mücadeleye girdiler. Söylemler doğru ama tek başına yeterli değil. İnsan haklarını korumak gibi bir görevimiz var. Biz yönetime geldiğimizde meslek itibarını korumaktan ziyade her iki anlamda da en üst perde de tepkiden kaçmayan bir anlayışı sergileyeceğiz. Bizi diğerlerinden ayıran durum da bu” ifadelerini kullandı.
İŞ GELİŞTİRME KOMİSYONU KURACAĞIZ”
“Cumhuriyetçi avukatlar Atatürk devrim ve ilkelerinden yana olan bir gruptur. Barolara verilen görevi de en iyi şekilde yerine getireceğiz. Benim görevim dışarda saldırıya uğrayan meslektaşlarımı korumak yanında olmak” diyen Sökmen sözlerini şöyle sürdürdü:
Bizim mesleğimizdeki en büyük problem ekonomik. Bu durumda ne yaparız diye düşündüm. Adaylık süreçlerinde meslektaşlarımla bir araya geldim. Biz iş geliştirme komisyonu kuracağız. CMK ücretleri ile meslektaşlarımız az bir ücret alıyorken neden biz daha sabit gelir yaratacak alanlar açmayalım
“KAZANÇ KAPISI OLACAK”
Sökmen, “Noter ve tapudaki işlemlerde avukat bulundurma zorunluluğu. Bu işlemlerde onlara bağımsız şekilde hukuki bilgi verecek bir sistem ayarlamamız lazım. Bağımsız bir gözle bu işlemin imzacılarından bir tanesi olacak. Buradan da bir kazanç kapısı olacak. Sermaye şirketleri var. Fakat günümüzde muhasebeci bulunduruyor. Bu şirketi kuran ortakların yeteri kadar bilgisi var mı? Şirket ana sözleşmesinin düzenlenmesi için bağımsız avukatların görevlendirilmesi gerekiyor. Kurulacak şirketin ana sözleşmesini inceleyip bilgi aktaracak ve bu da alan açmış olacağız” dedi.
“DÜŞÜK KREDİLERLE MESLEKDAŞLARIMIZI KONUT SAHİBİ YAPMAK ÇOK MU ZOR?”
Sökmen göreve gelirse projelerini şöyle aktardı:
“Ucuz kredi ile konut sahibi olması ve ucuz kredilerle meslektaşlarımızın temin edebilmesi üzerine bir proje yapmışlar. Bizim mesleğimiz ne kadar çalışırsak çalışalım bir ev almak bile zor olabiliyor. Düşük kredilerle bir proje alsak ve meslektaşlarımızı konut sahibi yapsak çok mu zor?”
“Biz Vakıfbank kullanıyoruz." diye hatırlatan Sökmen "Bu banka avukatlar üzerinden çok büyük girdi çıktı sağlıyor. Bankalar bir ihaleye girer. Promosyonlar verilir. Bu dağıtılırdı. Ben avukat olarak bu kadar Vakıfbank kullanmaya zorlandırılırken, Vakıfbank avukatlar için bir şey yapmıyor. Bu sorunun cevabını arayan bir baro anlayışı olacak” ifadelerini kullandı.
“ÇAĞDAŞ GRUP AVUKATLARIN SESİNİ KISTI”
Genç avukatlar meclisinin kapatılması ile ilgili konuşan Sökmen, “Avukatlar kanunun gereği 5 yıl kıdem şartı aranıyor ve baro yönetiminde görev alamıyorsunuz. En büyük problemleri genç avukatlar yaşıyor. Bu mevzuatın değiştirilmesi lazım. Bu noktada biz Cumhuriyetçi Avukatlar olarak meclisi kurmuştuk. Ama çağdaş avukatlar grubu bu meclisi kapattı ve genç avukatların sesini kıstı. Biz böyleydik ve böyle olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
“GENÇ AVUKATLAR KENDİSİNİ KİMİN TEMSİL EDECEĞİNİ BİLİR”
“Baronun komisyonları var. Siz genç avukatlara daha fazla sesini duyurmak ve sorumluluk vermek istiyorsanız genç avukatların sesini yükseltmeniz gerekiyor” diye konuşan Sökmen, “Ama yönetimde paydaş olma hakkı yok. Bu meclis doğrudan seçimle olduğundan grup yönetime geldiğinde komisyonda çalışabiliyorlar. Biz seçimle oluşturmaya karar vermiştik. Seçim neden önemli genç avukatlar en iyi kendisinin kimi temsil edeceğini bilir” dedi.
“POLİTİZE EDENLER DE ONLARDIR”
“Liderlik insanları ortak paydada buluşturabilme sanatıdır” diyen Sökmen, “Ama çağdaş grup bunu yapamadı ve kendi beceriksizliklerini burada çatışma ortamı oldu diye lanse ettiler. Genç Avukatlar Meclisi’ni politize edenler de onlardır” diye konuştu.
“TOPLUMUN BAROYA OLAN GÜVENİNİ KAYBETTİRDİ”
Sökmen sözlerine şöyle devam etti:
İzmir Barosu'nun eylemleri ne yazık ki İzmir'de artık ses getirmiyor. Çünkü Çağdaş Avukatlar Grubu yönetimindeki İzmir Barosu belli başlı kalıplara, belli başlı konulara sıkışmış durumda. O belli başlı kalıplardan, o belli başlı konulardan kendilerini sıyıramadıkları için de arkasındaki önce meslektaşların desteğini, ardından da toplumun baroya olan güvenini kaybettirdi
“BUNUN VEBALİ İZMİR BAROSU’NA AİT”
Sökmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Marka Patent Vekilliği sınavına sadece genç avukatlar değil, bir sürü meslektaşımız giriyor. Çağdaş Avukatlar Grubu meslektaşlarımızla olan irtibatı kaybettiği için, belki de şu an az katılımın kendilerine yarayacağını düşünüyor olabilirler. Ama bir baronun mutlak suretle böyle bir sınav var iken, bu sınav tarihini de öne alarak karar vermesi gerekiyor. Yani buradaki hem salonun küçük olması ve İzmir Barosu'na yakışan bir seçim yeri olmamasının, hem de bu tarihin belirlenmesinin vebali ve sorumluluğu İzmir Barosu Yönetimi'ne ait”
GÜLTEKİN’İN O ELEŞTİRİSİNE SÖKMEN’DEN YANIT: ELİTİST DEĞİL KAPALI!
İzmir Avukat Haraketi grubu başkan adayı Volkan Gültekin’in ‘Elitist’ eleştirisi ile ilgili de konuşan Sökmen şöyle konuştu:
Elitist'in yanlış bir tabir olduğunu düşünüyorum. Elitist değil, kapalı. Kapsayıcı değil. Meslektaşla irtibatını kesmiş durumda. Çünkü meslek sorunlarından uzaklaşan bir baro yönetimi anlayışı var. E mesleğin sorunlarını en çok hisseden de kim? Genç meslektaş. Çözüm noktasında herhangi bir adım atmazsan, herhangi bir çalışmada bulunmazsan, genç meslektaşlar da senden elbette ki uzaklaşıyor.
"İşte bu noktada elitist kelimesi doğru bir kelime değil; kapalı, maalesef katılımcı olmayan bir anlayışa sahip olan mevcut yönetim." diye vurgulayan Sökmen, "Benim görüşümde olan komisyonlarda yer alsın, ben başkaca meslektaşımı baro paydasında birleştirmeyeyim' düşüncesiyle hareket ediyor” ifadelerini kullandı.
“MESLEK ÖRGÜTÜM İÇİN MÜCADELE ETMEYE KARAR VERDİĞİM GÜN PARTİMDEN İSTİFA ETTİM”
Başkan seçilirse siyasi adımlarının olup olmayacağı ile ilgili bilgiler veren Sökmen, “Ben meslek örgütüme hizmet etmeye karar verdiğim, meslek örgütüm için mücadele etmeye karar verdiğim andan itibaren ilk yaptığım iş mensubu olduğum siyasi partiden istifa etmek oldu. Ancak bu istifayı ben duyurmadım. Ama şunu temin edebilirim ki; ben bu meslek örgütü mücadelesine çıktığımda, eğer meslektaşlarım bana 2 yıl için bir görev verirse, bu görevimi de hiçbir siyasi partinin etkisi veya baskısı altında kalmadan, tamamen meslek sorunlarına odaklanmış bir şekilde yerine getireceğim bu görevimi” dedi.
Sökmen, şunları aktardı:
“Geçmiş dönemlerde baro başkanlarımız mevcut pozisyonlarından istifa etti. Sema Hanım Belediye Başkanı olarak ayrıldı. Yine Cumhuriyetçi Avukatlar Grubumuzdan Sema Hanım Çağdaş Avukatlar Grubu adayıydı. Cumhuriyetçi Avukatlar'dan Aydın Başkanımız çok başarılı bir iki yıllık, iki dönem baro başkanlığı yaptıktan sonra yeni döneme artık 3-4 ay kala istifa edip milletvekili adayı oldu”
"SİYASİ PARTİ ETKİSİNDE KALMADAN GÖREVİMİ YERİNE GETİRECEĞİM"
“Ama ben bunun taahhüdünü veriyorum bugünden: 2 yıl boyunca eğer meslektaşlarım bana baro başkanlığı görevini tevdi ederlerse, bu görevimi de layıkıyla görev sürem sonuna kadar hiçbir siyasi partinin etkisi altında kalmadan yerine getireceğim. Doğrusu da budur. O bağlamda da bugünden taahhüdünü veriyorum ki eğer başkan olursam 2 yıl boyunca baro başkanlığı görevimi layıkıyla ve meslektaşlarımın benden beklediği süreye kadar, sonuna kadar yerine, herhangi bir siyasi partinin etkisi kalmadan görevimi yerine getireceğim."



