Kamuoyunun Kooperatif Davası olarak da bildiği İZBETON Davası’nın bugün görülen 6. celsesinde beraat kararı çıkmadı.

Tahliyesine karar verilen ancak kooperatiflerin iç işleyişine ilişkin davada iddianame yazılmadığı ve tutuklu yargılama sürdüğü için önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu cezaevinde kalmaya devam ediyor.

Soyer, tahliye olduğu dosyada bugün, beraati için savunma yaptı.

SOYER'DEN ÇARPICI SAVUNMA

Soyer, mahkeme salonunda yaptığı çarpıcı savunmasında, hakkındaki suçlamaların kanıtlanamadığını, iddianamenin de keyfi ve gerekçesiz olarak yazılmadığını hatırlatırken "suçsuzluğunu kanıtlayan" MASAK Raporu'nun aylar önce dosyaya girdiğini hatırlattı.

Soyer, mahkeme başkanına seslenerek "Bir yıldır bir menfaat ilişkisi gösterilmedi, bir suç kastı ortaya konulmadı, bir kamu zararı yaratılamadı. Olmayan bir suçu aramaktan, yeni bilirkişiler bulmaya çalışmaktan vazgeçin." ifadelerini kullandı.

SOYER’İN İFADESİNİN TAM METNİNE İZ GAZETE ULAŞTI

Soyer’in çarpıcı ifadesinin tam metnine İz Gazete ulaştı. İşte Soyer’in mahkemede dile getirdiği sözler:

"Sayını Başkan Sayın Heyet,

Geçen yıl 1 Temmuzda gözaltına alınmıştım. Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum. İnfaz kanunu uyarınca, bir yıl F tipi tek kişilik hücrede yatmak için ne kadar ceza almam gerekirdi bilmiyorum ama o cezayı hakkedecek hiçbir şey yapmadığımı biliyorum. Tamamen haksız bir şekilde hapiste tutuluyorum. O nedenle bir yıl değil, bir ay değil, bir gün bile çok uzun bir süre. Çünkü geçen her saniye sizi hayattan koparıyor, hayatınızdan çalıyor.

Gerçi heyetiniz sizin karşı oyunuza rağmen, 6 ayın sonunda, dosyanın içeriği, toplanan delillerin ortaya koyduğu gerçekler nedeniyle tahliyeme karar vermişti. Ancak ondan 5 gün önce hala iddianameleri yazılmayan iki ayrı soruşturma nedeniyle 2 kez daha tutuklandım. 6 aydır tutukluluğum devam ediyor. Dosya karmaşık olduğundan ya da eksik belgeler tamamlanmadığından falan değil, tamamen keyfi, tamamen gerekçesiz olarak iddianame yazılmıyor. Üstelik; hiçbir somut suç isnadına bağlanmayan bilirkişi raporu ve tertemiz olduğumu belgeleyen Masak Raporu aylar önce dosyaya girmiş olmasına rağmen.

Her ay tutukluluk gözden geçirmesi nedeniyle oynanan oyundan kısacık bir sahneyi aktaracağım size. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimi, Segbis ekranından “Buyurun” diyor. Ben “Siz buyurun” diyorum. Hakim “Savunmanızı yapın, ne söylemek istiyorsunuz?” diye soruyor. Ben de; “İsnat edilen suçlamayla ilgili bir belge ya da bir eylemimi söylerseniz ona dair savunma yapayım. Çünkü bana herhangi bir evrak ya da bir fiil yönetilmedi, neyle suçlandığımı bilmiyorum” diyorum. Hakim duruyor, ne başka bir soru soruyor ne herhangi bir gerekçe açıklıyor. “Tutukluluğun devamına karar verdim” diyor. Tutukluluğum 6 aydır her ay toplam 2 dk içinde böyle değerlendiriliyor.

Kişisel olarak yaşadığım mağduriyetten değil hukukun içine düştüğü durumu, hukuk varmış gibi göstermek için oynanan bu oyunu bütün çıplaklığıyla görmekten, yaşamaktan utanıyorum."

"BÜYÜK İYİ NİYETLE BAŞLADIĞIMIZ YOL BURAYA ÇIKTI"

"Sayın Başkan,

1 yıldır devam eden davanın serencamında göz ardı edilen birkaç noktayı takdirinize sunmak istiyorum. Önce bir gazete haberi okuyacağım.

Tarih: 22 Aralık 2021 Yer: Örnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi Tanıtım toplantısı

Açılış konuşması yapan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener: bugünün özel ve güzel bir gün olduğunu belirterek kooperatifleşme konusunda verdiği destek için Başkan Tunç Soyer’e teşekkür etti. Özgener: “Kooperatifçilik yoluyla kentin en büyük sorunlarından biri olan kentsel dönüşümde çok daha iyi işlerin yapılmasına vesile olacak bu projenin hayata geçmesinde emeği olan herkese teşekkür ederim” dedi.

Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise: “Örnekköy’de başından beri yüzde yüz uzlaşı ile Büyükşehir Belediyesi himayesinde çok başarılı bir kentsel dönüşüm projesi uygulanıyor. Başkan Tunç Soyer sayesinde buradaki süreç daha da hızlandı. Bu projeye bir kooperatif oluşumu üzerinden İzmir iş dünyasının katkı verdiğini görmek bizim için büyük mutluluk” dedi.

Sayın Başkan haberi okumamın sebebi, o günleri hatırlatmak. O günlerde; deprem korkusuyla yaşayan insanlar var, defalarca yaptığımız kentsel dönüşüm ihalelerine girmeyen müteahhitler var, yıllardır evlerini bekleyen hak sahipleri var ve kamu görevi yapan insanların inisiyatif alma cesareti var.

Bu fikir, İzmir İş Dünyası temsilcilerinden, İzmir Ticaret Odası kooperatifçilik komisyonu meclis üyelerinden, kentsel dönüşüme destek olmak isteyen insanların girişimleriyle doğdu. Biz de belediye olarak öneriyi değerlendirdik, hukukçularımızla, uzmanlarımızla çalıştık. Zaten kooperatifçiliğe yatkındık ve Türkiye’de ilk kez uygulanacak model işte böyle hayata geçti. İnşaatlarda gecikmeler olduğu vakadır ama durdurulup mühürlenmeleri çok büyük bir kötülük olmuştur. Bu kötülüğe meşruiyet kazandırmak için yapılan iç denetimler, hazırlanan raporlar, kamuoyunda yürütülen algı operasyonları, ihbarlar, suç duyuruları büyük iyi niyetle başlattığımız yolcuğu buralara taşımıştır."

"SUÇ KASTI ORTAYA KONULAMADI"

"Gelelim suç meselesine;

Öncelikle söyleyeyim, bugün geriye dönüp baktığımda aynı koşullar altında yine aynı kararı verirdim. Asla pişman değilim, son derece doğru bir model ortaya koymuştuk. İsnat edilen suçların hiçbirine bulaşmadım. Dolandırıcılık suçu için haksız bir menfaat elde edilmesi ve bunun kamunun zarara uğratılması suretiyle yapılmış olması gerekiyor. İddianame daha ilk günden kişisel menfaat elde etmediğimizi tespit etmiş. Belediye kamu zararı doğmadığını belgelemiş, emekli bir Sayıştay denetçisi huzurunuzda kamu zararının neden olmadığını anlatmış ama en önemlisi Sayıştay yaptığı denetimde suç duyurusunda bulunmamıştı.

Sayıştay’ın bu iradesinin ne anlama geldiğini, somut bir örnekle mahkemenize arz ettik. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı verdiği kararda, Sayıştay tarafından suç duyurusunda bulunulmamasını, şüphelilere atılı suçların soyut beyan kapsamında kaldığını ortaya koyduğunu söylemişti.

MYK’dan karar çıktı: Çağatay Güç görevden alındı
MYK’dan karar çıktı: Çağatay Güç görevden alındı
İçeriği Görüntüle

Sayın Başkan, bir yıldır bir menfaat ilişkisi gösterilmedi, bir suç kastı ortaya konulmadı, bir kamu zararı yaratılamadı. Olmayan bir suçu aramaktan, yeni bilirkişiler bulmaya çalışmaktan vazgeçin.

Sayın Başkan, Sayın Heyet,

Ben suçsuzum. Süreci ucundan kıyısından takip eden herkes bu gerçeği biliyor. Ancak bu durum, “memleketin içinde bulunduğu şartlarla” izah edilmeye çalışılıyor. Oysa hakikat çok basit ve yalın: Masum bir insana çektirilen bunca eziyet asla memleketin içinde bulunduğu şartları iyileştirmez. Tersine sadece bugünü değil, ülkenin geleceğini de karartır.

Kişisel olarak bir hakaret olarak algıladığım dolandırıcılık, zimmet vb. iddiaların hiçbiri üzerime yapışmayacak ve elbette aklanacağım. Maalesef hukuku eğip bükerek masum bir insana bunları yaşatmaya çalışanların gayretleri benim değil adalet sisteminin sicilini bozacak. Bana zarar vermenin keyfiyle ellerini ovuşturanlar, bu ülkede hukuka ve adalete duyulan güveni sarstıklarını, bunun ise ne kadar ağır sonuçları olduğunu anlamıyorlar. İnce bir mühendislik yaptıklarını zannederlerken aslında bu devletin taşıyıcı kolonunu nasıl tahrip ettiklerinin farkında değiller.

Sayın Başkan;

Tayininiz çıkmış, İstanbul’a gidecekmişsiniz. Hayırlı olsun, başarılar ve kolaylıklar diliyorum. “Mahkeme kadıya mülk değildir” derler. Ama Adalet Mülkün temelidir. O nedenle derhal beraatime karar vermenizi talep ediyorum. Siz bu kararı vermeyecekseniz; sizin yerinize her kim bu dosyada karar verecekse, adaletli olmasını ve bir an evvel beraatime karar vermesini talep ediyorum.

Tunç Soyer

Şakran Cezaevi Duruşma Salonu

17 Haziran 202"

Kaynak: HABER MERKEZİ