Baharın gelişiyle birlikte yenilenen tabiat, karanlık ve puslu temalardan uzak, umut dolu hikayelere ilgiyi artırıyor. İşte izleyenlerde antidepresan etkisi yaratan ve mutlu alternatifler üzerine düşünme olanağı veren en iyi beş film...

1. Captain Fantastic – 2016
Son olarak Netflix yapımı dönem dizisi Death by Lightning ile büyük başarı yakalayan Matt Ross’un artık kült statüsünde değerlendirilen baş yapıtında, çocuklarını modern dünyanın tüm getirilerinden korumaya ant içmiş bir babanın hikayesini izliyoruz. Film her şeyden önce alternatif yaşam tarzları üzerine yarattığı tartışmayla benzerlerinden ayrılırken, alışılmadık ve tuhaf bulunduğu bir versiyonuyla bile ailenin değişmeyen değeri üzerine unutulmaz bir hikâye anlatıyor. Hikayeye çok yakışan Guns’n Roses şarkılarının genel iyimserliğiyle harmanlanan film, Viggo Mortensen’in eşsiz performansıyla da unutulmazlar arasında.

2. Jerry Maguire – 1996
Düşmüş kahramanın yeniden ayağa kalkışı, Amerikan merkez sinemasının çok sevdiği ve çoğunlukla da ideolojik çerçevede bolca istismar ettiği bir tema. Ancak Vanilla Sky ile seyircinin gönlünde taht kuran Cameron Crowe’un filminde, ‘düşmüş kahraman’ın hayatını yoluna koyma çabası klişelerden göreli uzak, insanın kalbine işleyen bir üslupla perdeye taşınıyor. Dünyanın zirvesindeyken sahip olduğu hemen her şeyi kaybeden spor menajeri Jerry’nin öyküsü, hayatta gerçekten neyin değerli olduğu üzerine düşündürürken sade ve gösterişsiz aşk hikayesiyle de sinemaseveri tam kalbinden vuruyor. Tom Cruise ve Renée Zellweger’in eşsiz performansları ile devleştikleri filmde, kariyerinin son sözleşmesinin peşindeki futbolcu rolüyle akıllara kazınan Cuba Gooding Jr., En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu kategorisinde Oscar’ı kucaklamıştı.

3. Big Fish – 2003
Gotik korku türündeki filmlerinde dahi çocuksu neşesi ile kayıtsız bir mizah duygusunu asla terk etmeyen Tim Burton Big Fish’te, abartılı hikayeler anlatan babasının hayatında gerçek ile kurguyu ayırt etmeye çalışan, hayal kırıklığına uğramış bir oğlunun hikayesini anlatır. Burton, eğlenceli ve macera dolu olaylara sahne olan film boyunca neyin gerçek neyin yalan olduğunu ayırt etmeye çalışan izleyiciyi ters köşeye yatıran muhteşem bir final kurgular. Gerçeğin göründüğü gibi olmasa bile tamamen yalanlanamayan ara tonlara da sahip olabileceğini, hayatın yalnızca keskin ayrımlar ve karşıtlıklardan ibaret olmadığını hatırlatan hikaye, yaşama sevinci ve gülümserken akıtılan gözyaşlarını bir arada sunuyor.

4. Pride – 2014
Margaret Thatcher İngiltere’sinde haklı olarak iyimserliğe pek yer olmadığı düşünülebilir. Ada’da çalışan haklarının ve sosyal devlet anlayışının rafa kalktığı alacakaranlık günlerinde geçen muhteşem bir dostluk hikayesi anlatan Pride ise bu tespitin aksini kanıtlar nitelikte. Başta birbirlerinden pek hazzetmeyen LGBT-İ topluluğu ile grevdeki maden işçilerini aynı toplumsal muhalefet bayrağı altında birleşmesini konu edinen filmde, önyargılar bir bir parçalanırken sinemasever de yoğun bir mücadele motivasyonu ve yaşama sevinciyle harlanan bir umuda kapılıyor. Stephen Beresford tarafından yazılan ve Matthew Warchus tarafından yönetilen film ilhamını gerçek olaylardan alırken, iktidara karşı birleşen farklı toplumsal grupların dayanışması gözlerde yaş dudaklarda ise dingin bir gülümseme bırakıyor.

5. The Intouchables - 2011
Zengin bir iş adamı ve aristokrat olan Philippe, yamaç paraşütü yaparken geçirdiği kaza sonrası felç olur ve boynundan aşağısı kullanamaz hale gelir. Driss ise hapishaneden henüz yeni çıkmış bir işsizdir. Philippe 7 gün 24 saat boyunca bakımını üstlenmesi için Driss'i evine yatılı yardımcı olarak alınca ikisinin de dünyası değişecektir. Normal koşullarda bir araya gelmesi oldukça güç iki karakterin sıra dışı dostluğuna odaklanan film, ülkemizde Feyyaz Yiğit ve Haluk Bilginer’li kadrosuyla Yan Yana yeniden yorumlanmış ve büyük beğeni kazanmıştı.





