İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Bolu Kartalkaya'daki otel yangını faciasının birinci yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yangının "önlenebilir" olduğunu, facianın tekil hatalardan değil, "zincirleme bir sorumsuzluk ve denetim sisteminin yapısal çöküşünden" kaynaklandığını söyleyen Uz, otelde personelin iş güvenliği eğitimi almadığını ve hiç yangın tatbikatı yapılmadığını belirtti. Uz, "Personel iş güvenliği eğitimi hiç almamış. Yangın tatbikatı hiç yapılmamış. Ve böyle bir sorumsuzluk zinciri ortaya çıkmış" dedi. Otel sahipleri ve yönetiminin Bolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "olası kast" kapsamında 34 kez müebbet hapis ve 1096 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığını hatırlatan Uz, "Çünkü yangın güvenliği eksiklerini bilmelerine rağmen tedbir almıyorlar. ‘Olursa olsun’ mantığıyla hareket ediyorlar" ifadelerini kullandı.

"ALARMI BOZUK, ÇIKIŞLAR YETERSİZ"

Facianın ikinci halkasında yerel yönetimlerin bulunduğunu söyleyen Uz, 16 Aralık 2024’te otelin bitişiğindeki 70 metrekarelik kafe için yapılan ruhsat denetiminde 10 ciddi eksiklik tespit edildiğini belirtti. Uz, "Alarmı bozuk, çıkışlar yetersiz. Tutanak otel yönetimine veriliyor. Ancak otel başvuruyu geri çekiyor, belediye denetimi iptal ediyor" diye konuştu.

Üçüncü halkada Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün yer aldığını, kurumun oteli en son 4 Şubat 2024’te denetlediğini, eksikleri bildiği halde faaliyete izin verdiğini söyleyen Uz, dördüncü halka olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı işaret etti, otelin turizm işletme belgesini veren ve denetim yetkisine sahip kurumun Bakanlık olduğunu vurguladı. Uz, "Sayın Bakan Mehmet Nur Ersoy, Sayın Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, otelin turizm işletme belgesini veren kurum ve bakanlık. Denetim yetkisi de onlarda. Oteli en son 16 Aralık 2024’te denetliyorlar. Ama raporda sadece duman dedektörü var yazıldı. Çalışıp çalışmadığı kontrol edilmedi" dedi.

Beşinci halkada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bulunduğunu belirten Uz, "İş sağlığı ve güvenliği kapsamında sorumlu kişinin yerinde olmadığını bildikleri, sistemde gördükleri halde gerekli işlemleri, cezai müeyyideleri ve uyarıları yapmadılar" diye konuştu.

"DENETİM BİR KORUMA MEKANİZMASI OLMAKTAN ÇIKMIŞ"

Altıncı halka olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nı gösteren Uz, "Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği açıkça ihlal ediliyor. Otelin ruhsatsız 11 ve 12’nci katları odaya dönüştürülmüş, duman tahliyeleri yok" ifadesini kullandı. Yedinci halkada, AFAD ve itfaiyenin yer aldığını belirten Uz, itfaiyenin 30 araç ve 267 personelle müdahale ettiğini, yangının tamamen söndürülmesinin 12 saat sürdüğünü söyledi.

DEM Parti Nusaybin’de yürüdü: Kürt hakkını istiyor, kimsenin zoruna gitmesin!
DEM Parti Nusaybin’de yürüdü: Kürt hakkını istiyor, kimsenin zoruna gitmesin!
İçeriği Görüntüle

Uz, "Mesafenin uzaklığı nedeniyle olay yerine 57 dakikada ulaşılıyor. Kartalkaya Kayak Merkezi binlerce insanın bulunduğu, ulaşımın sınırlı, hava koşullarının ağır olduğu bir bölge. Yangın, çığ ve deprem gibi risklere ilişkin entegre bir plan yok" dedi.

Sekizinci halkada denetim sisteminin genel durumuna değinen Uz, "Bu facia tekil hataların değil, denetim sisteminin bütüncül olarak çöküşünün sonucu. Denetim bir koruma mekanizması olmaktan çıkmış, yalnızca evrak üretme faaliyetine dönüşmüş" değerlendirmesini yaptı.

"KAMU KURUMLARI ARASINDA KOORDİNASYON YOKTUR"

Rıdvan Uz, Kartalkaya Grand Hotel Yangını Araştırma Komisyonu’nun 18 Şubat 2025’te kurulduğunu, 25 Nisan–22 Mayıs 2025 arasında 20 toplantı yaptıklarını belirtti. Uz, komisyonun çalışmasına ilişkin şunları söyledi:

"Mevzuat yeterlidir ama uygulama yetersizdir. Denetim yetkileri parçalıdır. Sorumluluk dağılmıştır. Kamu kurumları arasında koordinasyon yoktur. Denetimde bildirim esas alınmakta, zorlayıcı yaptırım uygulanmamaktadır. Bu tespitler komisyon raporunda açık ve net biçimde yer alıyor. Komisyon 30 Nisan 2025 tarihli toplantısında yangında hayatını kaybeden 28 vatandaşımızın ailelerini birebir yakınlarıyla dinlemiştir. Ailelerin ortak talepleri tutanaklara şöyle geçmiştir: 'Sorumluların yalnızca özel sektörde bırakılmaması, kamu görevlilerinin yargı önüne çıkarılması, denetim sisteminin değiştirilmesi, benzer risk taşıyan tesislerin kapatılması veya faaliyetlerinin durdurulması, ailelerin beyanlarında dikkat çeken husus intikam değil, önleme talebinin olması. Aileler başka çocukların ölmemesi için bu dosyanın kapanmamasını ısrarla istemektedir."

"KAMU GÖREVLİLERİ YÖNÜNDEN İDARİ VE CEZAİ SÜREÇLER GENİŞLETİLMELİ"

Uz, Türkiye genelinde kaç otelin yeniden denetlendiğinin açıklanmadığını, Kartalkaya’daki diğer tesisler için kamuoyuna açık bir risk raporu yayımlanmadığını ve denetim yetkilerinin tek elde toplanmasına yönelik yasal düzenleme yapılmadığını söyledi. Uz, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kartalkaya Grand Hotel yangını yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olarak artık görülemez. Bu olay bugün hâlâ devam eden bir riskin somut örneğini taşımakta. Denetim sistemi değişmedikçe, sorumluluk mekanizması netleşmedikçe, kamu idaresi bu dosyadan ders çıkarmadıkça benzer faciaların yaşanması ihtimali ortadan kalkmış değildir. Bu dosya kapatılmamalıdır. Kamu görevlileri yönünden idari ve cezai süreçler genişletilmeli ve devam ettirilmelidir. Denetim sistemi yeniden yapılandırılmalıdır. Turizm tesisleri başta olmak üzere toplu konaklama alanlarında zorunlu ve periyodik yangın güvenliği denetimi mutlaka uygulanmalıdır. 78 vatandaşımızın hayatını kaybettiği bu facianın ardından sorumluluk yalnızca mahkeme dosyalarında değil, idarede ve siyasette de yerine getirilmelidir. Herkes vazifesini bu bağlamda yapmalıdır."

Kaynak: ANKA