DOĞUKAN FİKRİ FİDAN / İZ GAZETE - İYİ Parti İzmir İl Başkanı Av. Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cemil Tugay’ın AKP'ye katılmasının ardından yapılan “İzmir’i aldık” değerlendirmelerine tepki gösteren Doğan, siyasi transferlerin seçmen iradesinin yerine geçemeyeceğini savundu.
Doğan, açıklamasında özellikle CHP’nin aday belirleme sürecine ilişkin eleştirileriyle dikkat çekti.
“BİR BELEDİYE BAŞKANINI ALDINIZ, İZMİR’İ DEĞİL”
Cemil Tugay’ın AKP'ye geçmesinin ardından İzmir’in AKP'ye geçtiği yönündeki değerlendirmelere tepki gösteren Doğan, “Dün İzmir’de sandık mı kuruldu? Yaklaşık dört milyon İzmirli seçmen sandığa gitti, oy kullandı da sandıktan AK Parti mi çıktı?” diye sordu.
İzmir’in siyasi iradesinin bir belediye başkanının parti değiştirmesiyle değişmeyeceğini belirten Doğan, şöyle konuştu:
“Dün olan şey çok basit. Bir belediye başkanı, seçildiği partiden ayrılıp AK Parti’ye geçti. Yanında üç beş kişi daha gider, hepsi bu. Bir belediye başkanını aldınız. İzmir’i değil!
Ama siz bu transferi İzmir’i kazanmak olarak görüyorsanız, İzmirlinin sandıkta ortaya koyduğu iradeyi ne kadar yanlış değerlendirdiğinizi de göstermiş oluyorsunuz. Çünkü bir şehrin siyasi tercihi, belediye başkanının parti değiştirmesiyle kendiliğinden değişmez. İzmir’in iradesi bir rozet töreninde devredilemez.”
“DÜN BAŞARISIZ DEDİĞİNİZ BELEDİYE BAŞKANI, BUGÜN ROZET TAKINCA BAŞARILI MI OLDU?”
Tugay’ın geçmişte AKP'ye yönelik eleştirilerini de hatırlatan Doğan, “Ne değişti?” sorusunu yöneltti.
Doğan, “Daha birkaç ay önce Meslek Fabrikası tartışmaları sırasında AK Parti’ye karşı son derece sert açıklamalar yapılıyordu. Sayın Cemil Tugay kendisini onların ‘korkulu rüyası’ olarak tanımlıyor, ‘İçimdeki savaşçıyı göreceksiniz’ diyordu. Parti değiştirmenin etik olmadığını söylüyor, AK Parti’ye geçme ihtimalinin ‘milyonda bir bile olmadığını’ ifade ediyordu. Bugün ise eleştirdiği partinin rozetini taşıyor” dedi.
Doğan, AKP İzmir teşkilatına da şu sözlerle seslendi:
“Daha düne kadar eleştirdiğiniz, belediyecilik anlayışını başarısız bulduğunuz bir belediye başkanı, bugün nasıl oldu da İzmir için büyük bir kazanıma dönüştü? Dün başarısız dediğiniz belediye başkanı, bugün rozet takınca başarılı mı oldu?”

“ONU NEDEN İZMİRLİNİN ÖNÜNE ADAY OLARAK KOYDUNUZ?”
Doğan, Cemil Tugay’ın CHP tarafından aday gösterilmesi sürecini eleştirdi.
Siyasi transfer tartışmasının yalnızca Tugay’ın AKP'ye geçişi üzerinden yürütülmemesi gerektiğini söyleyen Doğan, CHP’nin aday belirleme sürecini sorguladı:
“Bu yaşananların sorumluluğunu yalnızca parti değiştiren belediye başkanında aramak eksik olur. Bugün bu transfere tepki gösterenlere, özellikle de geçmişte başka partilerden kendi partilerine yapılan geçişleri memnuniyetle karşılayanlara da söyleyecek sözümüz var.
Umarım bugün, parti değiştirmenin yalnızca size doğru yapıldığında demokratik bir tercih, sizden başka bir partiye doğru yapıldığında ise ihanet sayılamayacağını anlamışsınızdır.
"İZMİRLİ, TUGAY'I KARŞIYAKA'DAYKEN DE SEVMİYORDU"
Ama asıl sorgulanması gereken yalnızca bu transfer değil. Bu kişiyi İzmirlinin önüne aday olarak kimin, hangi ölçütlerle çıkardığıdır. Cemil Tugay'ı zaten Karşıyaka Belediye Başkanı iken de İzmirli sevmiyordu.
Yıllardır İzmirlinin siyasi tercihini garanti görmenin, aday belirlerken liyakati ve kent yönetimindeki yeterliliği ikinci plana atmanın sonuçlarını bugün hep birlikte tartışıyoruz.
İzmirli, bir siyasi partiye duyduğu yakınlık nedeniyle yetersiz hizmete razı olmak zorunda değildir. Bir belediye başkanının aday gösterilmesi, yalnızca parti yönetimlerinin kararıyla ilgili değildir; o kararın sonuçlarını bütün şehir yaşar.
Bu nedenle aday belirleyenlerin de seçmene karşı siyasi sorumluluğu vardır. Bugün yalnızca Cemil Tugay’ın neden gittiğini değil, onu neden İzmirlinin önüne aday olarak koyduğunuzu da konuşmak zorundayız!” Doğan, Özgür Özel'in adayları yapay zeka ile belirledik açıklamalarına da gönderme yaparak, "Sanırım yapay zeka işe yaramamış" dedi.
“İZMİR’İN OYUNU GARANTİ GÖRENLERLE, TRANSFERLE KAZANDIĞINI SANANLARIN YANILGISI AYNI”
Doğan, İzmir’de siyasi partilerin seçmen desteğini garanti görmemesi gerektiğini söyledi.
“İzmir’in oyunu garanti görenlerle, İzmir’i transferle kazandığını sananların ortak yanılgısı aynı: İzmirlileri hesaba katmamak!” diyen Doğan, seçmenin iradesinin siyasi partiler arasında yapılacak transferlerle değiştirilemeyeceğini savundu.
Doğan, “Seçimlerde vatandaşın önüne farklı siyasi partiler, farklı adaylar ve farklı vaatler konuluyor. Vatandaş da tercihini yapıyor. Ama seçim bittikten sonra siyasi partilerin genel merkezlerinde yapılan görüşmelerle ortaya bambaşka bir tablo çıkarılıyor. O zaman soruyorum: Sandığın ne anlamı kaldı?” ifadelerini kullandı.
“SEÇMENİN İRADESİ CİRO EDİLEMEZ”
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine de atıfta bulunan Doğan, siyasi transferlere ilişkin eleştirisini şöyle sürdürdü:
“Biz İYİ Parti olarak işte bu anlayışa karşıyız. Çünkü seçmenin iradesi, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir pazarlık konusu değildir!
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun söylediği gibi: ‘Seçmenin iradesi ciro edilemez!’
Sandıkta kazanamadığınız iradeyi, Ankara’da rozet takarak kazanamazsınız!”
“DEVLETİN İMKÂNLARINDAN YARARLANMANIN ŞARTI ROZET Mİ?”
Doğan, Cumhurbaşkanı’nın İzmir’e destek verileceğine yönelik açıklamalarını da eleştirdi. İzmir’in ulaşım, altyapı ve yatırım ihtiyaçlarının dün de bulunduğunu söyleyen Doğan, kamu kaynaklarının siyasi tercihlere göre dağıtılmaması gerektiğini savundu.
“Sayın Cumhurbaşkanı, bu imkanlar bugüne kadar neredeydi?” diye soran Doğan, şöyle devam etti:
“İzmir’in ulaşım sorunları dün de vardı. Altyapı sorunları dün de vardı. Yatırım ihtiyaçları dün de vardı. İzmirli dün de vergi ödüyordu. İzmirli dün de bu devletin eşit vatandaşıydı.
Şimdi bir belediye başkanının yakasına rozet takıldı diye İzmir’e yeni imkanlar sunulacaksa, burada cevaplanması gereken ciddi bir soru vardır: Devletin imkânlarından yararlanmanın şartı, iktidar partisinin rozetini takmak mıdır?
Biz İzmir’e yapılacak her doğru yatırımın yanında oluruz. İzmir’in ihtiyaç duyduğu hizmetlerin yapılmasından memnuniyet duyarız. Ama kamu kaynaklarının siyasi tercihlere göre dağıtılmasına da karşı çıkarız. Devletin kaynakları bir siyasi partinin seçim kampanyası bütçesi değildir!”
“BELEDİYENİN KAYNAKLARINI VE İHALELERİNİ İZLEYECEĞİZ”
Doğan, siyasi transfer tartışmalarının belediyenin sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını belirterek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarını takip edeceklerini söyledi.
Doğan, “İzmir’in hizmet bekleyen sorunları var. Ulaşımdan altyapıya, temizlikten kent planlamasına kadar vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen meseleler var. Bu sorunların çözümünü takip edeceğiz” dedi.
Belediyenin kaynakları, ihaleleri, atamaları, imar kararları ve personel politikalarını kamu yararı açısından izleyeceklerini belirten Doğan, “Özellikle siyasi gerekçelerle işten çıkarılma veya baskı iddiaları ortaya çıkarsa, çalışanların haklarını savunacağız. Çünkü belediyeler siyasi partilerin değil, halkın kurumlarıdır” ifadelerini kullandı.
“TRANSFERLERİN KAPISINI AÇANLARA DA SÖYLEYECEK SÖZÜMÜZ VAR”
Doğan, siyasi parti değiştirmelerin geçmişte farklı partiler tarafından desteklenmesinin bugün yaşanan tartışmalar açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Umarım bugün, parti değiştirmenin yalnızca size doğru yapıldığında demokratik bir tercih, sizden başka bir partiye doğru yapıldığında ise ihanet sayılamayacağını anlamışsınızdır” diyen Doğan, “Çünkü siyasette transferleri normalleştirirseniz, açtığınız o kapı tek yönlü çalışmaz. Bugün o kapıdan size gelen olur. Yarın sizden çıkıp başkasına giden olur” ifadelerini kullandı.
“İZMİRLİ’YE SORUYORUZ” ÇALIŞMASI BAŞLADI
Doğan, basın toplantısının sonunda İYİ Parti İzmir teşkilatının 30 ilçede “İzmirli’ye Soruyoruz” çalışması başlattığını açıkladı.
Çalışmayla İzmirliye siyasi parti transferleri, belediye başkanlarının seçim sonrasında parti değiştirmesi, aday belirleme yöntemleri ve kentin sorunlarına ilişkin görüşlerinin sorulacağını belirten Doğan, amaçlarının vatandaşın iradesini kendi adlarına yorumlamak olmadığını söyledi.
Doğan, “Amacımız, herkesin İzmir adına konuştuğu bir dönemde sözü bizzat İzmirliye vermek!” dedi.
Açıklamasını “İnanmıyorsanız sandık orada, İzmirli burada! Hodri meydan! Gelin, İzmirlinin ne düşündüğünü sandıkta görelim!” sözleriyle sürdüren Doğan, son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Çünkü biz biliyoruz ki demokrasi yalnızca seçim günü sandığa gitmekten ibaret değildir. Demokrasi, vatandaşın seçimden sonra da sesinin duyulması, düşüncesinin önemsenmesi ve iradesine saygı gösterilmesidir.
Siyasetçiler Ankara’da oturup İzmir’in geleceği hakkında konuşabilir. Partiler kendi aralarında transfer görüşmeleri yapabilir. Belediye başkanları siyasi kariyerleriyle ilgili kararlar alabilir.
Ama bütün bu tartışmaların merkezinde olması gereken bir kişi var: İzmirli seçmen!
İşte biz bugün onun ne düşündüğünü soruyoruz.
İzmir’in sahibi, o rozet töreninde fikri bile sorulmayan milyonlarca İzmirlidir!”





