Güney İtalya’daki birçok süpermarkette şu anda özellikle taze gıda ürünlerinde kıtlık yaşanıyor. Temel gıda ürünlerinin bulunduğu raflar ve soğutucular boş; geriye neredeyse yalnızca boş alanlar kalmış.
Tagesschau’nun haberine göre, Campania bölgesindeki bir süpermarket müşterisi satın almak istediklerini şöyle sıralıyor: şarküteri ürünleri, tavukgöğsü, et ve ton balığı. Ancak eve yalnızca fasulye, bezelye ve makarnayla dönebiliyor. Üstelik makarna tedarikinde de aksaklıklar yaşanıyor. İlk üretici üretimi durdurdu bile. Makarnanın ülkenin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olduğu İtalya’da bu durum ciddi bir uyarı işareti.
YÜKSEK DİZEL FİYATLARINA KARŞI PROTESTOLAR
Gıda kıtlığının nedeni yeni bir salgın ya da benzeri bir kriz değil, protestolar. Protestolar barışçıl olsa da ciddi sonuçlara yol açıyor. Güney İtalya’nın çeşitli bölgelerinde kamyonlar birkaç gündür hareket etmiyor. Protestocular otoyol girişlerini kapatıyor; süpermarketlere ürün, şirketlere ham madde ve akaryakıt istasyonlarına yakıt ulaştırılmasını engelliyor.
Protestoların nedeni, genel olarak artan yaşam maliyetleri ve özellikle yüksek dizel fiyatları.
Kalabriya’daki protestolara katılan kamyon şoförü Angelo De Renzo, durumu şöyle anlatıyor: “Ne yazık ki artık yakıt almak bile korkutucu hâle geldi. O kadar çok yakıt tüketiyorum ki fiyatına bakmaya korkuyorum; ister dizel ister benzin olsun. Gerçekten çok endişeliyiz ve artık ne yapacağımızı bilmiyoruz.”
İTALYAN HÜKÜMETİ TEPKİ GÖSTERDİ
Akaryakıt fiyatları İtalya’da özellikle hassas bir mesele. Ülkedeki birkaç büyük enerji şirketi, gönüllü bir taahhüt kapsamında benzin ve dizel fiyatlarına tavan getirdi. Ancak kamyonlarla taşımacılık yapan şirketler bu uygulamadan neredeyse hiç yararlanamıyor; çünkü genellikle çok daha yüksek fiyatlardan yakıt almak zorunda kalıyorlar. Bu nedenle hükümetten önlem alınmasını talep ediyor ve iflasın eşiğine gelmemek için acil yardıma ihtiyaç duyduklarını defalarca dile getiriyorlar.
İtalya hükümeti protestolar üzerine harekete geçti ve ulaştırma sektörüyle daha önce planlanan toplantının tarihini öne çekti. Ulaştırma Bakan Yardımcısı Edoardo Rixi, toplantının ardından yaptığı açıklamada, ulaştırma sektörünü desteklemek, hâlihazırda planlanan devlet yardımlarını daha hızlı devreye sokmak ve yeni kaynaklar ayırmak istediklerini söyledi. Amaç, dizel fiyatlarındaki artışın nakliye maliyetlerine otomatik olarak yansıyacağını yasal olarak güvence altına almaktır. Böylece maliyet artışının yükü yalnızca nakliyecilerin omuzlarına binmeyecek.
Rixi, “Zor bir durumda olduğumuzun farkındayız. Ancak İtalyan hükümeti kamu maliyesini sıkı biçimde kontrol ediyor ve kaynakları, diğer Avrupa ülkelerinde yaşanan türden sorunların ortaya çıkmasını önleyecek şekilde dağıtmaya çalışıyor. Bu tür durumlar, lojistik zincirinin aksamasına ve sistemik krizlere yol açıyor,” dedi.
PEKİ BU ÖNLEMLER, TESLİMATLARIN DURMASINI ÖNLEMEYE YETECEK Mİ?
Confartigianato Trasporti adlı İtalyan taşımacılık ve lojistik birliğinin temsilcisi Sergio Lo Monte, şimdilik birlik üyelerine danışmak istiyor. Lo Monte de acil yardıma ihtiyaç duyulduğunun farkında.
Lo Monte’ye göre anlaşmazlık, tarafları tatmin edecek bir çözüm bulunması ve gerekli kaynakların zamanında sağlanması hâlinde çözülebilir. Aksi takdirde şirketlerini ayakta tutmak için kendileri de önlem almak zorunda kalacaklar.
İtalya açısından bu durum, ulaştırma sektöründe günlerce sürebilecek ülke çapında bir greve dönüşebilir ve ülkenin günlük yaşamını ve ekonomik faaliyetlerini fiilen durma noktasına getirebilir.




