Uluslararası Para Fonu (IMF) 19 Mart’ın ekonomideki sonuçlarına mercek tuttu. Türkiye’nin “önemli bir stres dönemi” yaşadığı belirtilen raporda, para politikasındaki zorunlu sıkılaşmanın ve sarsılan yatırımcı güveninin etkilerinin sürdüğü kaydedildi. BirGün Gazetesi’nden Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, IMF’nin Türkiye için 4. Madde Gözden Geçirme Raporuna İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve bürokratlara yönelik 19 Mart’ta başlatılan operasyonlar da girdi.
YABANCI YATIRIMCI UZAKLAŞTI
‘Türkiye: Finansal Stres: Mart 2025 Dönemi’ başlığıyla rapora giren 19 Mart’ın ardından, risk primlerindeki artışın, yabancı yatırımcıların iki hafta içinde yaklaşık 18 milyar dolar değerindeki lira varlığını tasfiye etmesine yol açtığı, bunun carry trade pozisyonlarının yüzde 70'ini de içerdiği belirtildi. Yerli yatırımcıların da yaklaşık 19 milyar dolar değerindeki lira mevduatını geri çektiği kaydedildi.
DÖVİZ REZERVLERİ ERİDİ
19 Mart olaylarının ardından Merkez Bankası (TCMB), net rezervlerinin 56,9 milyar dolardan 29,1 milyar dolara düştüğü, bunun son finansal ‘stres’ dönemleri arasında en hızlı rezerv kaybı olduğuna dikkat çekildi. İlk değer kaybının ardından “TCMB, döviz kurunu ve dolayısıyla enflasyon beklentilerini istikrara kavuşturmak için müdahale etmeye devam ederken daha sıkı likidite koşulları ve daha yüksek faiz oranları liraya olan güveni yeniden sağlamayı amaçladı” denildi. Merkez Bankası’nın bu dönemde yaptığı politika adımları sıralandı:
MERKEZ BANKASI’NIN HAMLELERİ
• 20 Mart'ta, TCMB politika faiz koridorunu genişletirken repo ihalelerini askıya alarak para politikasını fiilen 400 puan sıkılaştırdı.
• Fazla likiditeyi absorbe etmek için TCMB, döviz vadeli işlemleri ve likidite bonosu ihaleleri başlattı ve büyük ölçekli tahvil geri alımları gerçekleştirdi.
• Tamamlayıcı düzenleyici önlemler arasında, kısa satış yasakları gibi geçici sermaye piyasası kısıtlamalarının uzatılması ve hisse geri alım kurallarının gevşetilmesi yer aldı.
PARA POLİTİKASI SIKILAŞTI
19 Mart sonrası para politikasının önceki tahminlerden daha sıkı hale geldiğini saptayan raporda, “Mart ayından önce, TCMB'nin piyasa beklentileri anketi, politika faizini 2025 yıl sonuna kadar yaklaşık yüzde 30 olarak belirlemişti. Sonrasında beklentiler yaklaşık yüzde 36'ya yükseldi. Bununla birlikte, yabancı yatırımcı güveni zedelendi.
KRİZ ÖNCESİ SEVİYE YAKALANAMADI
CDS, 250 baz puandan 370 baz puana sıçradıktan sonra Aralık başında kademeli olarak yaklaşık 230 baz puana düştü ve yabancıların devlet tahvillerindeki varlıkları hala Mart başındaki zirvelerin oldukça altında kaldı. Brüt rezervler, büyük ölçüde altın fiyatlarındaki artışlar nedeniyle fazlasıyla toparlanmış olsa da net rezervler kriz öncesi seviyelerin altında kalmaya devam ediyor” ifadeleri kullanıldı.



