İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı tutuklu Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından paylaştığı video mesajında hukuk ve yargı süreçlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Ekrem İmamoğlu, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bu ülkede hâlâ hukuk vardır demek isteyen on milyonlar için konuşuyorum.
Bu yargı tacizinden korkan, çekinen, kaygı duyan herkes için konuşuyorum.
Emin olun bütün muhalefet için konuşuyorum.”
İMAMOĞLU’NUN DİPLOMA DAVASINDA NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyunda "diploma davası" olarak bilinen davanın dördüncü duruşması 16 Şubat’ta görüldü.
İmamoğlu'nun diplomasıyla ilgili zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla açılan ve 8 yıl 9 ay hapsi istenen davada mahkeme heyeti, savunmaların ardından duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi.
Savunmasına "Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki Ramazan aylarında ülkemizi yoran talihsiz süreçleri geçmişte de yaşadık" diye başlayan İmamoğlu, şunları söyledi:
"Ne var ki, 2019’da Ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyet, 2025 yılında yine Ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyet, bu kez de Ramazan ayına denk getirilen; içi yalanla, iftirayla ve büyük günahlarla doldurulmuş, sahtecilik kavramı altında toparlanmış bir iddianameyle Mart ayında yargılanacağımız bir süreci önümüze koymuştur. Bu dava Ramazan ayının arefesine denk gelmiştir. Ramazan ayına girdiğimiz bu günlerde yine absürt ve çirkin bir davayla karşı karşıyayız. Yargı düzeni içinde olmaz denilen ne varsa bizlere yaşatılmaktadır."
"ÇÖP NİTELİĞİNDE BİR İDDİANAME"
"Yaklaşık 16 aydır iktidarın talimatıyla İstanbul’a konumlandırılmış bir avuç muhterisin yürüttüğü operasyonlar ve oluşan kararlar zinciri, tarihte görülmemiş bir yargı skandalı dönemini ülkemize yaşatmıştır" diyen İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
Bunun milletimize maddi ve manevi maliyeti ağır olmuştur. Koltuk hırsıyla yürütülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmış; milletimiz fakirleşmiş, işsizlik artmış ve ülke itibarsız bir döneme sürüklenmiştir. Devlet geleneğimizle, kanunla ve anayasayla ilgisi olmayan; kurumlar ve yargı eliyle yürütülen kumpasların, işkencelerin ve insanları lekeleyen düzenin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz.
AKIN GÜRLEK'E: CÜRMÜN KADAR YER YAKARSIN
İmamoğlu ayrıca kendisine açılan davaların savcısı olan ve 11 Şubat'ta Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'e de bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalar üzerinden seslendi:
"Ekranlara çıkan Adalet Bakanı hâlâ Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarını hedef göstererek konuşuyor. Cürmün kadar yer yakarsın. Tarihte böyle bir şey var mı? Ben esasa bakıyorum. Bir buçuk senedir ailem, yuvam, dostlarım, İstanbullular, İstanbul’un kurumları, milletin iradesi zarar görüyor. Yüzlerce şikâyetimiz, yüzlerce başvurumuz var. Bana hakaret eden o gazeteye tek bir işlem yapılmadı. Tek bir işlem. Bu nedenle başsavcıya, bugünkü bakana kadar herkese soruyorum: Açık tehditte bulunan o iki avukat ve savcılıktaki iş birlikçileri hakkında neden tek bir işlem yapılmadı? Neden?"




