İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda açılan ve kamuoyunda “İBB davası” olarak anılan davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülecek. Dava dosyasında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 sanık yer alıyor. Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu sanıkların yargılanmasına başlanacak.

ÖNCE DİPLOMA İPTALİ SONRA GÖZALTI...

HalkTV'nin haberine göre, soruşturma sürecinin en dikkat çekici gelişmelerinden biri Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday adayı olmasını duyurmasının ardından üniversite diplomasının iptal edilmesi oldu. 18 Mart’ta üniversite diploması iptal edilen İmamoğlu, bir gün sonra, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındı.

İmamoğlu, gözaltına alındığı saatlerde sosyal medya hesabından paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Büyük bir zulümle karşı karşıyayız ama yılmayacağım. Kendimi milletime emanet ediyorum.”

Aynı operasyon kapsamında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim gözaltına alındı.

23 Mart’ta aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 20 kişi tutuklandı. Daha sonra İBB’ye yönelik operasyonlar dalga dalga devam etti ve toplam tutuklu sayısı 106’ya yükseldi.

3 BİN 900 SAYFALIK İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 237 gün sürdü. Altı cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütülen soruşturma sonucunda yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı.

İddianame, 11 Kasım’da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından adliyede görev yapan muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu.

143 EYLEM VE 17 AYRI SUÇLAMA

Hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında 143 farklı eylem kapsamında 17 ayrı suçlama yöneltildi.
Bu suçlamalar arasında şu başlıklar yer aldı:

Suç örgütü kurma ve yönetme, ,

Fiili OHAL: İBB Davası öncesi birçok yasak!
Fiili OHAL: İBB Davası öncesi birçok yasak!
İçeriği Görüntüle

Suç örgütüne üye olma,

Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme,

Rüşvet alma,

Rüşvet verme,

İrtikap,

İhaleye fesat karıştırma,

Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık,

Vergi Usul Kanunu’na muhalefet,

Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama,

Kişisel verilerin kaydedilmesi,

Kişisel verileri ele geçirme ve yayma,

Çevrenin kasten kirletilmesi,

Orman Kanunu’na muhalefet,

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma,

Kamu malına zarar verme ve

Maden Kanunu’na muhalefet.

İddianamede sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia edildi.

Buna göre İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olduğu ileri sürülürken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün örgüt yöneticileri olduğu öne sürüldü.

92 kişinin ise örgüt üyesi olduğu iddia edilirken, diğer sanıkların örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçları işledikleri ileri sürüldü.

İMAMOĞLU HAKKINDA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS TALEBİ

İddianamede İmamoğlu hakkında doğrudan işlediği öne sürülen suçlar arasında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, 12 kez rüşvet alma, 7 kez suç gelirlerinin aklanması ve 7 kez kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlamaları yer aldı.
Savcılık, iddianameye konu 143 eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında toplamda 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep etti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 25 Kasım 2025’te kabul ederek davayı açtı. Tensip zaptı ise 18 gün sonra düzenlenerek UYAP sistemine yüklendi.

YARGILAMANIN HEDEF SÜRESİ 12,5 YIL

Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi.
Duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yayımladığı “Yargılama Hedef Süre Formu”nda ise davanın azami 4 bin 600 gün içinde tamamlanmasının hedeflendiği belirtildi. Bu süre yaklaşık 12,5 yıla denk geliyor.

İMAMOĞLU'NUN AİLESİ VE GAZETECİLER DE ŞÜPHELİLER ARASINA DAHİL EDİLDİ

İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu ve bazı gazetecilerin de şüpheliler arasında yer aldığı görüldü.
Dosyada örgüt üyesi oldukları iddia edilen isimler arasında Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan gibi isimler bulunuyor.

İddianamede bu kişiler için, “herhangi bir örgüt yöneticisi olmaksızın doğrudan örgüt liderine bağlı hareket edip liderden aldıkları emir ve talimatları yerine getirdikleri” değerlendirmesine yer verildi.

MEŞHUR “AHTAPOTUN KOLLARI” İDDİANAMEDE DE YER ALDI

İddianamede örgütün faaliyetlerinin “ahtapotun kolları gibi” İstanbul’un geneline yayıldığı ifadesi dört ayrı yerde kullanıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmamoğlu’na yönelik operasyonlarla ilgili olarak 25 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada bu benzetmeyi kullanmıştı. Erdoğan’ın kullandığı bu ifadenin iddianame metninde yer alması dikkat çekti.

SON TUTUKLULUK İNCELEMESİNDE TAHLİYE ÇIKMADI

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mart’ta yapılacak duruşma öncesinde tutuklu sanıkların durumunu değerlendirdi. Mahkeme, yapılan son tutukluluk incelemesinde dosyada yer alan 105 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Böylece iddianamenin mahkemeye sunulduğu 2025 yılı Kasım ayından bu yana dosyada tutuklu bulunan sanıklardan hiçbirinin tahliyesine karar verilmedi.

Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede bazı sanıkların isnat edilen suçlar bakımından kapalı cezaevinde infazı gerektirmeyebilecek suçlamalarla aylardır tutuklu bulunduğunu belirterek bunun hukuken ve vicdanen kabul edilebilir olmadığını söyledi.

MURAT ÇALIK DURUŞMA ÖNCESİ SİLİVRİ’YE SEVK EDİLDİ

23 Mart’ta tutuklanan ve bir süre İzmir Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan Mehmet Murat Çalık da duruşmaya günler kala Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi.

Yaklaşık 600 kilometrelik yolculuğun cezaevi nakil aracıyla yapıldığı ve yaklaşık 6 saat sürdüğü tahmin ediliyor.

Çalık’ın sağlık sorunları nedeniyle cezaevinde tedavi ve tetkik süreçlerinin zaman zaman hastaneye sevk edilerek sürdürüldüğü öğrenildi.

Murat Çalık'tan Silivri'de ilk açıklama! Cezaevi aracında 600 kilometre yapıp paylaştı Murat Çalık'tan Silivri'de ilk açıklama! Cezaevi aracında 600 kilometre yapıp paylaştı

14 İSME BİNLERCE KİLOMETRELİK 'YOL ÇİLESİ'!

İBB davası için İstanbul dışındaki cezaevlerinde tutulan en az 14 tutuklu sanık, yüzlerce kilometre uzaklıktan duruşmaya getirilecek. Türkiye’nin farklı illerindeki cezaevlerine sevk edilen isimler, duruşmaya katılabilmek için saatler sürecek ring yolculukları yapacak.

Afyon T Tipi Cezaevi Silivri’ye yaklaşık 536 kilometre mesafede bulunuyor. Medya A.Ş. Genel Müdür Danışmanı İpek Elif Atayman buradan yaklaşık 6 saatlik yolculukla duruşmaya getirilecek.

Eskişehir L Tipi Cezaevinde tutulan Kültür A.Ş. Genel Müdür Danışmanı Barış Kılıç yaklaşık 407 kilometrelik mesafeden sevk edilecek. İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı Kağan Sürmegöz ise Bolu Gerede’den yaklaşık 411 kilometrelik yoldan Silivri’ye getirilecek.

Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevinde bulunan İBB Meclis Üyesi ve Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Melih Geçek yaklaşık 218 kilometrelik mesafeden sevk edilecek.

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun, Boğaziçi Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Elçin Karaoğlu ve avukat Mehmet Pehlivan da ı Silivri’ye getirilecek.

İBB personeli Fatoş Pınar Türker Düzce’den yaklaşık 300 kilometrelik mesafeden, Medya A.Ş. Satınalma Müdürü Fatoş Ayık ise Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden sevk edilerek duruşmaya katılacak.

İBB Davası'nda 14 isme binlerce kilometrelik 'Yol çilesi'! İBB Davası'nda 14 isme binlerce kilometrelik 'Yol çilesi'!

YENİ DURUŞMA SALONU YETİŞMEDİ

Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz kalabileceği gerekçesiyle yeni bir salon inşaatına başlandı.
Cezaevinin otoparkının bir bölümünde yapılan ve maliyetinin yaklaşık 1 milyar lirayı bulacağı belirtilen yeni duruşma salonunun inşaatı henüz tamamlanmadı.

Mahkeme, gönderdiği yazıyla ilk duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda yapılacağını bildirdi.

DURUŞMA SALONUNA GİRİŞ KARTLA YAPILACAK

Mahkeme, duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağını duyurdu. Sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için ayrı giriş kartları hazırlanacak.
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli olarak alınacağı belirtildi. Basın mensupları için ise akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi.

Buna göre duruşma salonuna en fazla 5 yabancı basın mensubu kabul edilecek. Ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 gazeteci duruşmayı izleyebilecek.

Salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak.

AVUKAT VE YAKINLAR İÇİN SINIRLAMA

Mahkeme, her sanığın en fazla üç müdafi ile temsil edilebileceğini açıkladı. Avukatlar için ayrılan bölümün yetersiz kalması halinde izleyicilere ayrılan alanın bir kısmının avukatlara tahsis edilebileceği belirtildi.
Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve görevlilerin salona alınmasının ardından fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi.

TRT BEKLENİRKEN YASAK KARARLARI VERİLDİ

Silivri Kaymakamlığı duruşma öncesinde dikkat çeken bir karar aldı. Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesi ve civarında 1 Mart – 31 Mart 2026 tarihleri arasında her türlü eylem ve faaliyet yasaklandı.

Cezaevi kampüsünün tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanda;

Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılması, basın açıklaması ve röportaj verilmesi, kamera veya cep telefonu ile çekim yapılması, pankart ve döviz açılması, slogan atılması, çadır kurulması, stant açılması ve sembollü kıyafetlerle duruşma alanına gelinmesi yasaklandı.

Bölgede trafik kontrolleri yapılacağı ve dronlarla kayıt alınacağı da öne sürüldü.

İMAMOĞLU: “BU DAVA DEMOKRASİNİN SINAVIDIR”

Tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu, Gazete Pencere’de yayımlanan yazısında davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İddianameyi “iftiralarla dolu” olarak nitelendiren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“9 Mart’ta Silivri’de başlayacak yargılama, yalnızca bir ceza davası değildir. Bu dava, Türkiye demokrasisinin en çetin sınavlarından birisidir.”

İmamoğlu yazısında Türkiye’nin “tarihinin en zorlu demokrasi sınavlarından birini verdiğini” belirterek yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi:

“Senaryosu önceden yazılmış çılgınlığın, halkın iradesinin hukuk yoluyla bertaraf edilmesi girişiminin son perdesi pazartesi günü açılıyor.”

AKIN GÜRLEK’E SERT ELEŞTİRİ

İmamoğlu yazısında isim vermeden dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i de eleştirdi.
İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

“Bakan yardımcılığı gibi siyasi bir pozisyondan gelen başsavcı, hukuku bir kenara koydu, mafya yöntemleriyle İBB’deki çalışma arkadaşlarımı, iş insanlarını, sivil toplum örgütlerini, sanatçıları, iş dünyasını terörize etti.

İftiralarla dolu bir iddianame hazırlandı. İddianamenin sayfa sayısını kalın tuttular çünkü ancak böyle inandırıcı olabileceklerini düşündüler. Ama binlerce sayfanın küçülüp, küçülüp bomboş bir yazıya döndüğünü de yine kısa sürede gördüler.”

“AİLELER HEDEF ALINDI”

İmamoğlu yazısında ailelerin de hedef alındığını ifade etti ve şu ifadeleri kullandı:
“Benim ve arkadaşlarımın hapsedilmesi, ailelerinden kopartılması, annelerin çocuklarıyla tehdit edilmesi, siyasi hırsla yapılmış türlü işkenceler çoktan tarihin sayfalarına bir utanç vesikası olarak geçti. Bu utancın altında koltuk kaygısı yaşayan bugünkü iktidarın ve bu kaygıyı bertaraf etmek için kullanılan sözde hukuk insanlarının imzaları var.”

Kaynak: HABER MERKEZİ