7527 sayılı kanun ‘Sokak Hayvanları Yasası’ 2 Ağustos 2024 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.
Bu kanun ile yerel yönetimlere sahipsiz köpekleri toplama, kısırlaştırma ve bakımevlerinde barındırma zorunluluğu getirilmiş, kanunun amacı ‘hayvan hakları’ odaklı yapıdan ‘insan, hayvan ve çevre sağlığı’ odağına kaydırılmıştır.
Hayata giren kanun sonrasında birçok ilde yaşanan olaylar, gündemde yerini koruyor. Bununla birlikte, yürürlüğe giren kanunun ardından belediyelerin hayvanlara zarar verdiği, öldürdüğü iddiaları ortaya atıldı.
Hayvan Hakları Platformu, Manisa'da Yunusemre Belediyesi tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen sokak hayvanı toplama işlemleri ile Yunusemre Hayvan Yaşam Merkezi'nde meydana geldiği iddia edilen hayvan ölümlerini yargıya taşıdı.
Platform tarafından, Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, hem 'Güleç' isimli sahipsiz köpeğin ölümü hem de barınaktaki diğer ölümler ve bakım koşullarının kapsamlı şekilde araştırılması istendi.
GÜLEÇ'İN ÖLÜMÜ ARAŞTIRILSIN
Suç duyurusu dilekçesinde, gönüllüler tarafından sokakta bakılan 'Güleç' isimli sahipsiz köpeğin 16 Temmuz 2026 tarihinde Yunusemre Belediyesi toplama ekibi tarafından yakalandığı, yakalama sırasında yüksek doz anestezik ilaç kullanıldığı ve köpeğin 18 Temmuz'da barınaktaki padokta ölü bulunduğu iddia edildi.
Dilekçede, ölümün kullanılan sedatif ilacın dozunun hayvanın sağlık durumu gözetilmeden uygulanmasından veya müdahalenin veteriner hekim gözetiminde ve mesleki kurallara uygun şekilde yapılmamasından kaynaklanmış olabileceği öne sürüldü. Bu nedenle kullanılan ilacın türü, dozu, uygulamayı yapan personelin yetkisi, veteriner hekimin sorumluluğu ve varsa nekropsi raporlarının incelenmesi talep edildi.
'DİŞLEK' ADLI KÖPEĞİN ÖLÜMÜ ARAŞTIRILSIN
Başsavcılığa sunulan dilekçede, yaklaşık iki ay önce aynı barınakta 'Dişlek' isimli çipli ve sahipli bir köpeğin de yaşamını yitirdiği iddiasına yer verildi. İddiaya göre, gönüllülere ait özel padokta bulunan köpek, başka köpeklerin saldırısı sonucu öldü.
Bu olayın da barınak yönetimi, güvenlik önlemleri, denetim mekanizmaları ve sorumlular açısından araştırılması gerektiği belirtildi.
BARINAK KOŞULLARI İNCELENMELİ
Dilekçede ayrıca Yunusemre Hayvan Yaşam Merkezi'nde köpeklerin yeterli gözetim ve bakım altında tutulmadığı, hayvanların birbirlerine saldırması nedeniyle sık sık ölümler yaşandığı yönündeki iddiaların da soruşturulması istendi.
Barınaktaki bakım, beslenme, sağlık hizmetleri, personel yeterliliği, güvenlik önlemleri ve denetim süreçlerinin ayrıntılı şekilde incelenmesinin kamu yararı açısından gerekli olduğu ifade edildi.
5199 SAYILI HAYVAN HAKLARI KANUNUNA VURGU YAPILDI
Suç duyurusunda, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu uyarınca hayvanların uygun koşullarda barındırılması, sağlık hizmetlerinin sağlanması ve gereksiz acı ya da ölüme neden olunmamasının yasal zorunluluk olduğu vurgulandı. Belediyelerin sahipsiz hayvanlara yönelik görevlerini yürütürken ilgili mevzuata ve veteriner hekimliği kurallarına uygun hareket etmekle yükümlü olduğu belirtildi.
Hayvan hakları platformu tarafından hazırlanan dilekçede Başsavcılıktan şu konular talep edildi:
"Güleç" isimli köpeğin ölüm nedeninin bilimsel olarak araştırılsın.
Olay günü görev yapan belediye personeli ve veteriner hekimlerin tespit edildi.
Kullanılan ilaç kayıtları, uygulama tutanakları ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelensin.
Gerekli görülmesi halinde veteriner farmakolojisi alanında bilirkişi görevlendirilsin.
"Dişlek" isimli köpeğin ölümüne ilişkin tüm kayıtların ve görüntülerin incelensin.
Yunusemre Hayvan Yaşam Merkezi'nde meydana geldiği iddia edilen diğer hayvan ölümlerine ilişkin kayıt, nekropsi raporları ve veteriner kayıtlarının araştırılsın.
Barınağın 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve ilgili yönetmeliklere uygunluğunun denetlensin.
Sorumluluğu bulunduğu tespit edilen kamu görevlileri hakkında adli ve idari işlem başlatılsın.




