Eski Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının ardından sosyal medyadan bir açıklama yayınladı. Partililere birlik çağrısı yapan Arda, “Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir” dedi.

“İKTİDARIN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER!”

Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası olmayacağını belirten Arda, “Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız” açıklamasında bulundu.

CHP kurultayı tartışması: Murat Emir’den YSK’ye müdahale çağrısı
CHP kurultayı tartışması: Murat Emir’den YSK’ye müdahale çağrısı
İçeriği Görüntüle

“AMAÇ ANA MUHALEFETİ ETKİSİZ HALE GETİRMEK!”

Eski Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.

Anayasa’nın 79. maddesi açıktır.
Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.

Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.

Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.

Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.

Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.

Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.”

Muhabir: HAYRİ CEM GÖR