Fikir dergisi, ABD merkezli Newsweek’de yayımlanan makalesinde, Türkiye’deki demokrasi krizini, NATO ve Avrupa güvenliği bakımından sonuçlar doğurabilecek bir istikrar sorunu olarak ele alan Özgür Özel’e yanıt verdi. Özel’in muhalefete yönelik yargı süreçlerini, Türkiye’nin uluslararası konumu üzerinden değerlendirmesini eleştiren yazıda, “Demokrasi, ağırlıklı olarak yurttaşların siyasal hakları ve halk egemenliği üzerinden değil, Türkiye’nin Batı güvenlik mimarisindeki rolü üzerinden gerekçelendiriliyor” saptamasında bulunuldu.

ÖZEL, STRATEJİK KONUMA DİKKAT ÇEKTİ!

Özel, yazısında Türkiye’nin Karadeniz, Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Avrupa güvenliği açısından taşıdığı stratejik konuma dikkat çekerek, demokratik kanalların kapanmasının ülke içinde olduğu kadar bölgesel ölçekte de istikrarsızlık yaratabileceğini savunmuştu.

İzmir’den Antalya’ya sefer yapacaktı: 8 kişinin can verdiği facia kazada yeni bulgu
İzmir’den Antalya’ya sefer yapacaktı: 8 kişinin can verdiği facia kazada yeni bulgu
İçeriği Görüntüle

“DEMOKRASİ NATO ÜZERİNDEN GEREKÇELENDİRİLEMEZ!”

Türkiye’de demokrasi talebinin, NATO’daki konum, Karadeniz dengesi ya da Avrupa güvenliği üzerinden gerekçelendirilemeyeceğini vurgulayan yazıda, “Bu başlıklar devletlerarası güç hesaplarının konusu olabilir; demokrasi ise yurttaşların eşit siyasal hakları, halk egemenliği ve kendi geleceğini belirleme iradesiyle ilgilidir” ifadeleri kullanıldı.

‘BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK’ ARGÜMANI

Fikir’de yayınlanan ve ‘Demokrasi krizi NATO diliyle anlatılınca: Özgür Özel’in Newsweek yazısı neyi tartışmaya açıyor?’ başlığını taşıyan yazının tamamı şöyle:

“Özgür Özel, ABD merkezli Newsweek dergisinde yayımlanan makalesinde Türkiye’deki demokrasi krizini, NATO ve Avrupa güvenliği bakımından da sonuçlar doğurabilecek bir istikrar sorunu olarak ele aldı. Yazıda, muhalefete yönelik yargı süreçleri ve siyasal alanın daralması, Türkiye’nin uluslararası konumu üzerinden değerlendirildi.

Özel, Türkiye’nin Karadeniz, Doğu Akdeniz, Ortadoğu ve Avrupa güvenliği açısından taşıdığı stratejik konuma dikkat çekerek, demokratik kanalların kapanmasının ülke içinde olduğu kadar bölgesel ölçekte de istikrarsızlık yaratabileceğini savundu. Özgür Özel, özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu, CHP’li belediye başkanları ve yöneticilerine dönük yargı süreçleri ile CHP’nin 2023 kurultayına ilişkin “mutlak butlan” tartışmasını bu çerçevede değerlendirdi.

Makalenin ana iddiası, Türkiye’de demokratik gerilemenin artık yalnızca iç siyaset başlığı altında değerlendirilemeyeceği yönünde. Özel’e göre Türkiye’nin NATO içindeki askeri ağırlığı, Karadeniz’deki konumu ve Avrupa güvenliğiyle ilişkisi, ülkedeki siyasal krizi uluslararası güvenlik meselesine dönüştürüyor.

Bu yaklaşım, Türkiye’deki demokratik gerilemeyi uluslararası kamuoyuna anlatma çabası bakımından anlaşılabilir bir siyasal tercih olarak görülebilir. Ancak aynı tercih, demokrasi talebinin hangi zeminde kurulacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Çünkü yazıda demokrasi, ağırlıklı olarak yurttaşların siyasal hakları ve halk egemenliği üzerinden değil, Türkiye’nin Batı güvenlik mimarisindeki rolü üzerinden gerekçelendiriliyor.

Türkiye’de demokrasi talebi, NATO’daki konum, Karadeniz dengesi ya da Avrupa güvenliği üzerinden gerekçelendirilemez. Bu başlıklar devletlerarası güç hesaplarının konusu olabilir; demokrasi ise yurttaşların eşit siyasal hakları, halk egemenliği ve kendi geleceğini belirleme iradesiyle ilgilidir.

Bu nedenle Türkiye’de demokratik gerilemenin asıl sonucu, NATO’nun güvenlik kapasitesindeki muhtemel aşınma değil; seçme ve seçilme hakkının, yargı bağımsızlığının, yerel demokrasi mekanizmalarının ve siyasal temsil kanallarının zayıflamasıdır.

Bir yurttaşın oyunun değerli olması için NATO’nun buna ihtiyaç duyması gerekmez. Bir belediye başkanının seçilmiş olmasının anlamı Avrupa güvenliğiyle açıklanamaz. Hukuk devletinin gerekliliği, askeri ittifakların istikrarından değil, insanların özgür ve eşit yaşayabilme hakkından doğar.

Özel’in yazısı, Türkiye’de muhalefetin karşı karşıya olduğu baskı ortamını uluslararası görünürlüğe taşıması bakımından anlaşılabilir. Ancak siyasal mücadelede yalnızca neyin anlatıldığı değil, hangi kavramlarla anlatıldığı da belirleyici.

Demokrasi talebinin NATO ve Avrupa güvenliği üzerinden kurulması, iktidarın uzun süredir kullandığı “dış müdahale” ve “milli iradenin dışarıya şikâyet edilmesi” söylemlerine alan açma riski taşıyor. Bu risk, muhalefetin demokratik meşruiyetini zayıflatmak zorunda değil; ancak kullanılan dilin daha dikkatli kurulmasını gerektiriyor.

Türkiye’de demokratikleşme ihtiyacının kaynağı Washington’un, Brüksel’in ya da NATO karargâhının kaygıları değil; yurttaşların temsil, adalet, geçim, özgürlük ve siyasal güvence ihtiyacıdır.

Özgür Özel’in Newsweek yazısı, Türkiye’deki siyasal krizi uluslararası kamuoyuna taşıyan önemli bir metin. Ancak yazının NATO ve güvenlik vurgusu, muhalefetin demokrasi talebini hangi zeminde kuracağına dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Türkiye’de demokrasi savunulacaksa, bunun temel gerekçesi NATO’nun geleceği değil, halkın geleceği olmalıdır.

Özgür Özel’in Newsweek yazısı, Türkiye’deki demokrasi krizini NATO ve Avrupa güvenliğiyle ilişkilendiriyor. Bu yaklaşım, krizi uluslararası kamuoyuna anlatırken aynı zamanda demokrasinin hangi gerekçeyle savunulacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Demokrasi, askeri ittifakların istikrar ihtiyacına indirgenemeyecek kadar temel bir siyasal hak alanıdır. Türkiye’de demokratikleşme talebinin meşruiyeti, yurttaşların kendi gelecekleri üzerinde söz sahibi olma hakkından doğar.”

Kaynak: HABER MERKEZİ