Emek Partisi İzmir İl Örgütü, Buca Şirinyer'de bir araya gelerek NATO'nun Buca'daki üssüne yürüyüş gerçekleştirdi, basın açıklaması yaptı.
Üs önünde açıklamayı okuyan Emek Partisi İzmir İl Başkanı Elif Çuhadar, İsrail ve ABD ile İran çatışmalarına ilişkin emperyalist barbarlık nitelemesi yaptı, çatışmanın İran halkının yürüttüğü özgürlük mücadelesini gasp ettiğini vurguladı.

"SALDIRILAR İRAN'DAKİ MÜCADELEYİ GASP ETTİ"
Çuhadar, açıklamasında “İran, Ortadoğu’yu kana bulayan emperyalist saldırganlığın yeni bir halkası oldu. Ortadoğu halklarını yıllardır süren ekonomik ambargolar ve askerî müdahalelerle yoksulluğa ve ölüme sürükleyen emperyalist barbarlık, bugün İran’a yönelik saldırıların arkasında da bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırma hedefindedir. Bu savaş aynı zamanda sürmekte olan İran halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesini gasp ederek halkların mücadelesini çalmaya ve onları yeni bağımlılık ilişkilerine mahkûm etmeye yöneliktir." dedi.
"ABD ve kuklası İsrail’in; geçmişte Irak’ta yaptıkları gibi savaşçı politikalarını haklı çıkarmak için kullandıkları ‘özgürlük getirme’ maskesi düşmüştür." diyen Çuhadar, "İran halkını özgürleştirmek değil, bölgede ABD karşıtı direnç odaklarını kırmayı amaçlamaktadırlar. Emperyalizm, her zamanki ‘haydut devlet’ yöntemleriyle, kendi siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda bölgeyi yeniden biçimlendirmenin peşindedir. ABD’nin İran ve diğer ülkelere yönelik saldırgan politikası, derinleşen emperyalist çelişkilerle birlikte emperyalist stratejinin de bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
"NATO BİR SAVAŞ VE TERÖR ÖRGÜTÜDÜR"
Açıklamasında ABD'nin Ortadoğu'yu tam kontrole almak istediğini belirten Çuhadar, "İsrail siyonizmi ile bölgeyi kana bulamaktalar" dedi. Türkiye'nin NATO'ya bağımlılığının bu saldırılarla görünmez hale gelmeyeceğini vurgulayan Çuhadar, NATO'nun dünyadaki saldırganlığın temel kurumu olduğunun altını çizdi.
Çuhadar, sözlerine şöyle devam etti:
"İran rejiminin gerici iktidarının ve bölgedeki antidemokratik ve baskıcı rejimlerin devrilmesi, ancak ve ancak halk kitlelerinin örgütlü mücadelesiyle gerçekleştiğinde o ülkeye gerçek anlamda demokrasi gelecektir. Dış müdahaleler sadece yıkım, kan ve bağımlılık üretir. Anti-emperyalist mücadele ile demokratik hak ve özgürlük mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Bugün İran için çözüm; laik, demokratik ve ulusların kendi kaderini tayin hakkının uygulanması, halkların kardeşçe ve eşit haklara sahip olarak yaşamasıdır. Öncelik ise ABD-İsrail emperyalist saldırganlığını kınamak ve durdurmaktır. Saray rejiminin tutumu ise tarafsızlık kisvesi altında İsrail’in ABD’yi kışkırttığı yönünde açıklamalar yapmak. Sanıyorlar ki böylece NATO’yla bağımlılık ilişkilerinin bu savaştaki rolü görünmeyecek. Sorunu İsrail tahrikine indirgemekle, ABD emperyalizminin bu müdahale ile Ortadoğu’dan Hazar ve Orta Asya’ya kadar rakipleri Rusya ve Çin’i geriletmek ve kuşatmak istediği gerçeğinin üstü örtülemez. NATO, dünyadaki saldırganlığın temel bir uluslararası kurumudur. NATO bir saldırı örgütüdür.
NATO’nun ülkemiz ve bölge halkları açısından olduğu gibi dünyanın başka coğrafyalarındaki halkları açısından da bir savaş ve terör örgütü olduğu açıktır. NATO, halklar açısından savaş, darbe, işgal ve yıkım demektir. NATO; halklara “koruyucu bir şemsiye” olarak pazarlanırken Ukrayna savaşında da görüldüğü gibi savaşı büyüten bir pozisyon almıştır. NATO; Trump tarafından AB ile ilişkilerde, AB’yi kendi emperyalist politikalarına daha fazla bağlamak için bir şantaj ve baskı unsuru olarak da kullanılmaktadır."
"TÜRKİYE NATO ÜZERİNDEN EMPERYALİSTLERE BAĞIMLI"
Türkiye’deki ABD üslerinin, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki çıkarlarını koruduğunu söyleyen Çuhadar, "ABD ve İsrail’in yürüttüğü savaşta özellikle Kürecik’teki üssün İran’ın hedefinde olması nedeniyle bölge halkı tehdit ve tehlike altındadır. Türkiye, NATO üzerinden başta ABD olmak üzere emperyalistlere sadece bağımlı olarak kalmayacak, aynı zamanda emperyalistler adına savaşa da sürüklenebilecektir. NATO üyeliğini, Amerikan ve NATO üslerinin varlığını bugün ne iktidar ne de burjuva muhalefet tartışma konusu etmektedir. Sadece İran’dan olası göç karşısında alınacak önlemler önemsenerek gündem edilmektedir." diye vurguladı.
"NATO DAĞITILMALIDIR"
Çuhadar, NATO'nun dağıtılarak Türkiye'nin çıkması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"Türkiye’de muhalefete yönelik baskı politikaları her geçen gün artarken “yerli ve milli” politikaları temsil ettiğini öne süren Erdoğan liderliğindeki tek adam iktidarının NATO politikalarına ve dolayısıyla emperyalizme göbekten bağlı olduğu ise uygulanan politikalarla görülmektedir. Ülkede halk desteği zayıfladıkça kurtuluşu Trump liderliğindeki ABD’ye daha ileriden bağlanmakta bulan Erdoğan iktidarının çıkarı, NATO’nun çıkarlarıyla ortaktır.
Gerçek anti-emperyalizm, NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi yükseltmekten geçiyor. Halklarımızın çıkarı, işbirlikçi Erdoğan iktidarına ve NATO’ya karşı mücadeleden geçiyor. Bu emperyalist saldırganlığa, ülkemizin bu saldırganlığın lojistik üssü hâline getirilmesine hayır diyoruz. Emperyalist savaş makinesinin bir parçası olan, halklara kıyım getiren bu üssü bölgemizde istemiyoruz! Ülkemizde ve bölgemizde kalıcı bir barışın tesisi de NATO’ya karşı mücadeleden geçmektedir. NATO üsleri kapatılmalı, Türkiye NATO’dan çıkmalıdır. NATO dağıtılmalıdır!”




