Medikal işletmeci Onur Utkan İlçi: İzmir’in belli mahallelerinde pet şişelerde 25 TL’ye rakı satılıyor!

İz Tv ekranlarında yayınlanan Pınar Teke ile Gün Doğdu programının canlı yayın konuğu olan Medikal işletmeci Onur Utkan İlçi, salgın sürecinde İzmir yereli ve Türkiye genelinde maske, dezenfektan ve aşının vatandaşa ulaşmasındaki yolları değerlendirdi.

EKONOMİ 20.01.2021, 15:04 20.01.2021, 15:26
Medikal işletmeci Onur Utkan İlçi: İzmir’in belli mahallelerinde pet şişelerde 25 TL’ye rakı satılıyor!

Pınar Teke ile Gün Doğdu programının canlı yayın konuğu Medikal işletmeci Onur Utkan İlçi oldu. İlçi, medikal sektörünün pandemi öncesi ve sonrası durumu hakkında konuştu

‘KALİTE FARKI OLUŞTU’

Salgın sürecinin başlamasıyla birlikte maske ihracatının yüksek noktalara geldiğini söyleyerek sözlerine başlayan İlçi, “Ocak ayından Mart ayına kadar Çin’e yüklü miktarda maske ihracat edebildik. Bu ürünlerde dünya standartlarında en iyi maskelerdi. Elimizdeki işlerin çoğu Çin’e gönderince bu alanda bir fırsatçılık oldu. Asıl fiyatların artma süreci, ocak ve mart aylarıdır. Bu ticari bir rant aslında bu süreçte yeni tacirler türemeye başladı. Fiyatlar yükselmeye başlamıştı. Problem şurada Çin’e ihraç ettiğimiz ürün ile iç piyasada verilen ürün arasında kalite farkı oluştu. Bu durumu devletin dağıttığı maskelerden de anlayabiliriz” açıklamasında bulundu.

‘ETİL ALKOL KAÇAK RAKIYA DÖNÜŞTÜ’

Sahte alkolün üretiminin bu süreçte arttığını da söyleyen İlçi,“Ülkemizde her şeyi fırsata çevirme gibi bir durum söz konusu. Kırmızı kod dediğimiz uygulama var. Dışarıdan alınan ya da iç piyasadan temin edilen şeylere hızlı şekilde karar veriliyor. Ülkemizde pancar üretimi ne yazık ki olmadığı için etil alkol üretemedik. Ancak salgın sürecinden dolayı da etil alkolden üretilmiş dezenfektan ve kolonyalara da ihtiyacımız var. Bunun içinde yurtdışından ihraç etmeliydik. Etil alkolün bekletildiğinde ya da üzerinde türevi olan metil alkol var. Dezenfektanların dışında tarımsal amaçlı etil alkollerde vardır. Süreç içerisinde artan alkol fiyatları var. Bu seferde kozmetik olarak getirilen etil alkoller kaçak rakıya dönüştü. Vatandaş gözünden baktığımızda ‘ekonomik kriz aldı başını gitti’ diyoruz. Ancak ‘kaçak alkol satın almak ne demek?’ algısı oluştu. Ne yazık ki İzmir’in belli mahallelerinde pet şişelerde 25 tl’ye rakılar satılıyor. Maalesef, insanlarımızda bunun bilincinde değiller” dedi.

‘ANA TEMAMIZ TIP’

Salgın sürecinde rant ekonomisinin belli bir zümreye yaradığını belirten İlçi, “İşin ehli kişilerin yaptığı yerlerde olsaydı böyle bir problem ortaya çıkmazdı. Medikalciler salgın sürecinde üretim içerisinde olmadı. Satış, pazarlama, temin etme noktasına yer aldı. Güven veren medikalci şöyle bir sorumluluk vardır. Ortamın sterilizasyonun sağlanması, doğru üretim ve kullanıcıya götürülmesi gibi belli şartları vardır. Pandemi döneminde bilimin, güvenin ve aklın ön plana çıktığını gördük. Bizler bu dönemde şu noktada kar ettik. Firmalara güven verdik. Bizler sektör içerisinde pandemi öncesinde de vardık bundan sonrada yer alacağız. Rant içerisinde yer almadık, alamayız da.  Çünkü o kadar kötü kalitede maske ürettirmeyi ve topluma sunmayı hiçbir medikal sektöründe yer alan firma bunu yapmaz. Bizim ana temamız tıp, tıbbın ana teması insandır, insanın ana teması da yaşam ve sağlık koşullarında en iyi şekilde bulunmasıdır” açıklamasında bulundu. İlçi, yeni normalle birlikte ranttan uzak şekilde sistem kurulacaksa vatandaşın kendi önlemlerini alması gerektiğini de sözlerine ekledi.

GÜVEN VERMEK

Salgın sürecinden etkilendiklerini söyleyen İlçi, “Biyokimya sektöründe olduğumuz için mikrobiyoloji ve biyokimya ister istemez ön plana çıktı. Ama bunun dışında medikal birçok alanı kapsadığı için etkilenildi. Bizim artımız tanı ve teşhişler en fazla işleyen noktalar olmamızdı. Bu işi yaparken kamu destekli yaparız. Bunu da en iyi şekilde güven vererek yapmaya çalışırız. Maskenin iyisi kötüsü varsa, biyokimyanın da iyisi kötüsü vardır. İyi ürünü ulaştırmak bizlerin mükellefiyetindir” dedi.

‘AŞILANMAMIZ LAZIM’

Aşı sürecine ilişkinde değerlendirme de bulunan İlçi, “Üretilen aşılar toplum sağlığı açısından yapılmamıştır. Kapitalist rejimdir ve en sonunda bir türk bile üretmiş olsa para kazanmak için yapmıştır. Aşılama olayında ülkemizin sağlık, mali durumu ortada ve sonuç olarak aşılanacak perspektifte ortadadır. 65 yaşındaki kişilere, ivedi görevini getireceklere ve dışarı çıkma yasağında yaşlıların yanında 20 yaş altınında aşılanması gerekir. Toplum içerisinde en fazla sirkülasyon sağlayan kişilerdir. Bunları ihmal ettiğiniz sürece sistem hep uzayacaktır. 3 milyon aşı geldi ancak yetmeyecektir. Ülke olarak aşılanmamız gerekiyor” dedi. İlçi, var olan aşıların dışında başka aşılarında çıkacağını belirterek, sürecin birkaç yılla bitmeyeceğinin de altını çizdi.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
10°
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?