Eğitim Sen, 2025-2026 eğitim öğretim yılının birinci dönemini değerlendirdiği raporunu paylaştı.

Raporda, 2025-2026 eğitim öğretim yılının, çözüm bekleyen köklü sorunlarla sona erdiği belirtilirken yüzbinlerce öğretmenin atama beklediği, on binlerce öğretmenin ücretli öğretmen olarak görevlendirildiği mevcut öğretmenlerin ağır iş yükü ve ekonomik sıkıntılar altında görev yaptığı, okullarda personel yetersizliği ile temizlik ve hijyen sorunlarının çözülmediğine dikkat çekildi.

Raporda, İzmir’de yer alan okullarda yaşanan sorunlara dikkat çekildi.

İLÇE İLÇE ÜCRETLİ ÖĞRETMEN SAYISI

Ücretli öğretmenler konusunda rakam verilen raporda; Konak’ta 446, Karabağlar’da 472, Torbalı’da 288, Ödemiş’te 122, Kiraz’da 110, Tire’de 62, Beydağ’da 21 ücretli öğretmen olduğu belirtildi. Ücretli öğretmenlerin okullarda asgari ücretin altında bir ücretle ve 14-15 günlük sigorta ile çalıştırıldığına dikkat çekildi.

TÜİK verileri açıkladı: 2024’te öğrenci başına eğitim harcaması 100 bin TL oldu-3

YIKIM İHALELERİNİN YAPILMADIĞI OKULLAR

30 Ekim 2020’de gerçekleşen İzmir depreminden sonra yıkım kararı alınan okulların bazılarının yıkım ihalelerinin hala yapılmadığı belirtilen raporda o okullar şöyle sıralandı:

· Konak Zafer Ortaokulu

· Karabağlar Fevzi Çakmak Orta Okulu

· Müdafa-İ Hukuk İlkokulu

YIKILIP YAPIMINA BAŞLANMAYAN OKULLAR

Yıkılan okulların ise çoğunun yapımına başlanmadığı ifade edilerek o okullar şu şekilde sıralandı:

· Konak Salih İşgören İlkokulu

· Beştepeler Mesleki Teknik Anadolu Lisesi

· Karabağlar Kazım Karabekir Orta Okulu

İz Gazete’den örnek protokol: Çalışanlara ağız ve diş sağlığında yüzde 20 indirim
İz Gazete’den örnek protokol: Çalışanlara ağız ve diş sağlığında yüzde 20 indirim
İçeriği Görüntüle

· 50. Yıl Anadolu Lisesi

· Katip Çelebi Orta Okulu

Süreç içerisinde öğrencilerin ve öğretmenlerin mağdur edildiği, okulların üst üste taşındığı, birleştirilen okullarda ikili eğitim uygulamasına dönüştürüldüğü ve söz konusu okullarda ders saati süresinin 30-35 dakikalara düşürüldüğü, eğitim-öğretim sürelerinin azaltıldığı detayları rapora yansıdı.

BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI İÇİN ÇAĞRI

Yıkım kararı alınan Katip Çelebi Orta Okulu, Adil İçel İlkokulu , Sadullah Sever İlkokulunda, aynı binaya taşınmış çocukların ve eğitim emekçilerinin sağlığının hiçe sayıldığı ifade edilerek okulların baz istasyonunun yanındaki binaya taşındığı bilgisi paylaşıldı.

Eğitim Sen açıklamasında, okul yanındaki baz istasyonunun kaldırılması için gereken adımların atılması gerektiğinin altını çizerek 3 okulun kantininin dahi olmadığı belirtildi.

DERSLER KORİDORDA İŞLENİYOR

Yıkım kararı alınan Necatibey Orta Okulu, 9 Eylül Ortaokulu, Sevgi Anaokulu, Şehit Ömer Halisdemir Anaokulu ve Bilsem’in aynı binaya sıkıştırıldığı, Bilsem’de sınıf yetersizliği sorunu olduğu açıklandı. Derslik yetersizliği nedeniyle derslerin koridorda işlendiği belirtildi.

Eğitim Sen paylaştığı raporda, “Bütün okulların bakım-onarım, tamirat, tadilat sürecinin okul dışı günlere tatillere denk gelecek şekilde acilen gözden geçirilip öğrencilerin güvenerek gelip- gideceği gerçek bilim yuvalarına dönüştürülmesidir. Okullarımızın büyük çoğunluğunda kütüphane, laboratuar, etkinlik alanları dahi bulunmamaktadır. Eğitim Sen olarak talebimiz okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılarak bir an önce okulların bütün eksikleri tespit edilerek çözülmesidir. Her geçen gün sorunlarımız katlanarak büyümektedir. Okullarımızın büyük çoğunluğunun ısınma, temizlik, güvenlik sorunu hayati öneme sahiptir ve bir an önce çözülmelidir ” ifadeleri yer aldı.

Ücretsiz Öğün

ÖĞRENCİLERİN BESLENME SORUNU

Raporda, öğrencilerin yeterli beslenememesine dikkat çekilerek “2025/26 eğitim-öğretim yılı başlarken, çocuk yoksulluğu ve öğrencilerin beslenme sorunu ülkemizin en acil çözüm bekleyen toplumsal meselelerinden biri olmaya devam etmektedir. Türkiye’de yaklaşık 5 milyonu aşkın çocuk yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Bu oran, çocuk nüfusunun dörtte birine karşılık gelmektedir. Özellikle Konak ve Karabağlar da öğrencilerin büyük çoğunluğu okula kahvaltı yapmadan gitmekte, önemli bir kısmı ise gün boyu okulda beslenme imkânına erişememektedir.

Bu tablo, çocukların eğitim hakkını doğrudan tehdit eden bir tabloya dönüşmüştür. Sağlıklı ve dengeli beslenemeyen öğrencilerde dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlükleri ve davranış sorunları artmakta; okul başarıları düşmektedir. Yetersiz beslenme, sadece bireysel sağlık sorunları yaratmamakta; aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmektedir” denildi.

Eğitim Sen, “her öğrenciye 1 öğün ücretsiz yemek ve içilebilir su” taleplerini yineledi.

OKULLARDA HİJYEN SORUNU

Türkiye genelinde 60 bini aşkın devlet okulunda halen 49 bin 578 kadrolu temizlik personeli olmadığına dikkat çekilen raporda, pek çok okulda hijyen sorunlarının yaşandığı ifade edildi. Bütün okullara ihtiyacı kadar tam zamanlı, kadrolu yardımcı hizmetlisinin atanarak sorunun kalıcı bir şekilde çözülmesi talep edildi.

MESEM UYGULAMASI ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN MEŞRULAŞTIRILMASIDIR

Raporda MESEM ile ilgili yoksul öğrenciler ve aileleri için bir “zorunlu tercih” olarak dayatıldığı ve çocuk işçiliğinin devlet eliyle meşrulaştırıldığı ifade edildi.

İzmir’in ilçelerinde bulunan MESEM’lerden örnek verildi:

“Torbalı özelinde, milli eğitim müdürlüğü ısrarla mevcudun arttırılması için okul idarelerine ve Öğretmenlere baskı yapmaktadır. Geçen yıl 800 civarında olan mevcut, bu yıl 1500''e yaklaştı. İl milli eğitim müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve Kaymakamın yıl sonuna kadar 2000 mevcuda ulaşması için baskı yaptığı ifade edilmektedir. Bu baskı ve yönlendirme özellikle ortaokul düzeyinde yapılmaktadır.

Karabağlar ilçemizde MESEM öğrencileri konteyner sınıflarda ders görmekte, öğrencilerimiz işletmelerde hafta sonu dahil geç saatlere kadar çalıştırıldığını dinlenmeye zamanlarının kalmadığını ifade etmektedir.”

MESEM uygulamasının durdurulması, mesleki eğitimin patronlara kaynak aktarımı yerine öğrencilerin bilimsel bilgi, çağdaş beceri ve özgür bireyler olarak yetişmesini sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Çedes-4

OKULLARDA ÇEDES UYGULAMALARI

Raporda ÇEDES projesinin iptali için çağrıda bulunularak şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye’de siyasi iktidar eliyle eğitimin ve toplumsal yaşamın dini kurallara göre biçimlendirilmesine yönelik uygulamalar, eğitimin bütün kademelerinde ve toplumsal yaşamın her alanında karşımıza çıkmaya başlamıştır.

Bu faaliyetler okullarda kamplaşma, kutuplaşma yaratan ayrıştırıcı uygulamalardır. Laik-Bilimsel Eğitim anlayışına aykırıdır. ÇEDES projesi bu yönüyle hem laikliğe hem de laik eğitim anlayışına temelden aykırıdır.”

ATAMASI YAPILMAYAN ÖĞRETMENLER

Türkiye’nin kanayan yarası “ataması yapılmayan öğretmenler” sorununa değinilen raporda çarpıcı veriler paylaşıldı. Raporda, “Okullarda yüz bine yakın öğretmen açığı bulunmasına rağmen, bu açık asgari ücretin altında çalıştırılan “ücretli öğretmenlik” gibi güvencesiz ve emek sömürüsüne dayalı yöntemlerle geçiştirilmeye çalışılması doğru değildir” denildi.

ÖĞRETMENLER GÜZELBAHÇE’DEN MENEMEN’E GİTMEK ZORUNDA BIRAKILDI

Türkiye’de öğretmenlerin çalışma yaşamını derinden etkileyen sorunlardan biri olan “norm fazlası” uygulamalarının 2025-2026 eğitim öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala norm fazlası öğretmenlerin kendi iradeleri dışında, keyfi biçimde başka okullara resen atanması, eğitim alanında ciddi bir mağduriyet yarattığına dikkat çekildi.

Öğretmenlerin Güzelbahçe’den veya Kemalpaşa’dan Menemen’e gitmek zorunda bırakıldığı ifade edilerek ilçe gruplarının mesafe ve coğrafi yakınlığa göre yeniden düzenlenmesi, öğretmenlerin sendikal haklarının gözetilerek, demokratik ve şeffaf bir süreç içinde görevlendirilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

EĞİTİM EMEKÇİLERİNİN ALIM GÜCÜ SÜREKLİ DÜŞÜYOR

2025-2026 eğitim yılının ilk yarısı eğitim emekçilerinin alım gücünün en dip noktayı gördüğü belirtilen raporda, yoksulluk sınırının çok altında kalan maaşların artan kira maliyetleri ve hayat pahalılığı karşısında öğretmenler barınma ve beslenme gibi en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğine değinildi.

ÖĞRETMENEVLERİ

Raporda ayrıca, İzmir'de öğretmenevlerinin olmamasına, öğretmenlerin konaklama, birlikte dinlenme ve eğlenme ihtiyaçlarının dikkate alınmadığına dikkat çekildi. İzmir’de merkez ilçelerde öğretmen evi bulunmadığı, merkeze en yakın öğretmen evinin, 80 km uzaklıktaki Bayındır’da olduğu belirtildi.

OKULLARDA GÜVENLİK EKSİKLİĞİ

Okullarda artan şiddet olayları nedeniyle öğretmen ve öğrencilerin can güvenliğinin tehdit altında olduğu belirtilirken İzmir’deki okulların yüzde 90’ında güvenlik elemanı eksikliğine dikkat çekildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ