İzmir’de bulunan Tevfik Fikret Okulları’nda yaşanan müfettiş denetimi, velilerin tepkisine neden oldu.
Gazeteci-Yazar Barış Terkoğlu'nun Cumhuriyet'te yayımlanan bugünkü yazısında Tevfik Fikret Okulları'na Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müfettişler gönderildiği ve çocuklara dini-siyasi sorular yöneltildiği aktarıldı.
Müfettişler, ailelerinden habersiz bir şekilde odalara alınan ve çocuklara "Din dersinde ders işleniyor mu?", "Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?" ve "Din denilince ne anlıyorsun?" gibi sorular yöneltti. Soruların ardından kimlik numaraları alınan çocuklara imza attırıldı.
Müfettişlerin çocuklara yönettiği “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?" sorusu da dikkat çekti.
Eğitim Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Hamdi Çalık, konu ile ilgili İz Gazete’ye değerlendirmede bulundu.
“BUGÜNE KADAR GÖRÜLMÜŞ UYGULAMALAR DEĞİL”
Çalık, edindikleri bilgiye göre okuldaki bir öğretmene açılan ‘cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması kapsamında öğrencilerin velilerinin izni olmadan sorguya çekildiğini aktardı. Psikolojik danışman refakati olmadan, tamamen usule aykırı bir uygulamanın söz konusu olduğunu dile getiren Çalık, şunları kaydetti:
“Üyemiz olan ve o okulda öğrencileri olan veliler var. Özel okul da olsa Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin denetimine tabiler. Bize iletilen ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; Bir öğretmenin şikayet edilmesi üzerine açılan bir soruşturmada öğrencilerin ifadesine başvuruluyor. Usul esasları gözetilmeden, velinin onayı olmadan, psikolojik danışman refakati olmadan çocukların herhangi bir ifadeye zorlanması, herhangi bir soruşturmaya tabi tutulması, imzasının alınması gibi uygulamalar bugüne kadar eğitim sistemimizde görülmüş uygulamalar değil. Normal uygulamalar değil. 9 yaşındaki çocuğun her ne suretle olursa olsun velisinin onayı olmadan eğitim faaliyetleri dışında etkinliğe dahil edilmesi aslında suçtur.”

“BARDAĞI TAŞIRAN SON DAMLA OLDU”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın meşru olmayan yöntemlere başvurmayı normalleştirdiğini belirten Çalık, “MEB, kendisine ulaştırılan ya da Cumhurbaşkanına hakaret adı altında, din dersleri işlenmiyor şeklinde şikayeti soruşturma kapsamına aldığına bugüne kadar olmayan yöntem ve tekniklere başvurmayı normalleştirmiş durumda. Eğitim Sen olarak bu konu ile ilgili velilerle temasımızı sürdürüyoruz. Bunu normalleştirmeyeceğiz. MEB bünyesinde bugüne kadar bilimdışı ve akıldışı uygulamalar bardağı taşırmıştır bu uygulama da son damla olmuştur” diye konuştu.
“DEVLET DAHİ OLSA KİMSE MÜDAHALE EDEMEZ”
Çalık, Eğitim Sen’in dini inançlarla sorunları varmış gibi algı yaratılmasını iktidarın kendi yaptığı yanlış uygulamalara kılıf bulması olarak nitelendirdi. Çalık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaptıkları her yanlışı bir yaftayla meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Eğitim Sen olarak kimsenin dini inançlarıyla ilgili herhangi bir negatif cümle kurmadık. Bundan sonra da olmaz ancak iktidar sahipleri, MEB sanki bizim yurttaşlarımızın dini inançlarıyla sorunumuz varmış gibi algı yaratarak kendi yaptıkları yanlış uygulamaları kamufle etmeye çalışıyorlar Meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Herkes inancında serbesttir, inandığı şekilde yaşamakta özgürdür. Devlet dahi olsa kimse müdahale edemez.”
“TOPLUMUMUZUN HUZURU, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ RİSK ALTINDA”
Usule aykırı yapılan sorgunun normalleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çalık, “MEB belli bir kesimin inancını okullarda bu ritüelleri yapın diye emir haline getirirken belli bir kesimi de tahakküm altına almış oluyor. Laiklik bu toplumun yapıştırıcı ilkesidir. Toplumda bir gerilimi artırma, bir kesimi dışlama yolu benimsenmiş oluyor. Biz buna karşı çıkıyoruz. Bu somut olayda da bir başka yanlışa imza atıyorlar Cumhurbaşkanına hakaret edilmiş şeklindeki bir şikayete dair 9 yaşındaki çocuğu ailesinden, psikolojik danışmanlardan izin almadan sorguya çekiyorlar. Kendi siyasi emellerine alet ediyorlar. Bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. Bunların ülkemize de çocuklarımıza da hayrı dokunmayacak şeylerdir. Bu anormallikler kısa sürede ülkemizin başından uzaklaştırılmadığı sürece ülkemiz, toplumumuzun huzuru, çocuklar risk altındadır” dedi.



