Eğitim Sen, İzmir 4 No’lu Şube yöneticilerinin Bornova’da okul ziyaretinin engellenerek müdür yardımıcısı ile birlikte gözaltına alınmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

17 Ekim 2026 İZSU duyurdu: İzmir'de 6 ilçede su kesintisi! Sular ne zaman gelecek?
17 Ekim 2026 İZSU duyurdu: İzmir'de 6 ilçede su kesintisi! Sular ne zaman gelecek?
İçeriği Görüntüle

Sendika, söz konusu engellemenin sendikal faaliyete yönelik keyfi bir tutum olduğunu vurgulayarak konuyu yargıya taşıyacağını belirtti.

Açıklamada “Eğitim kurumlarında görev yapan eğitim emekçileriyle buluşmak, onların sorunlarını dinlemek ve örgütlenme özgürlüğümüzü kullanmak en temel anayasal ve sendikal hakkımızdır.” ifadeleri kullanılırken konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulacağı bildirildi.

“YÖNETİCİ VE ÜYELERİMİZ KEYFİ MÜDAHALEYE MARUZ KALDI"

Açıklamada şunlar ifade edildi:

“Sendikal faaliyetlerimiz engellenemez! Hukuksuzluğa ve keyfi uygulamalara boyun eğmeyeceğiz!

Anayasa Mahkemesi kararlarının dahi uygulanmadığı, haksız ve hukuksuz uygulamaların ayyuka çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Yasal ve anayasal güvencelerin fütursuzca çiğnendiği bu atmosferden güç alanlar, şimdi de eğitim kurumlarımıza müdahale ederek sendikal faaliyetlerimizi ve örgütlenme özgürlüğümüzü engellemeye çalışmaktadır.

İzmir Bornova Sait Güzelcan Ortaokulu’nu ziyaret eden Eğitim Sen 4 No’lu Şube yöneticilerimiz ve üyelerimiz, okul kapısında görevli bekçi ve kolluk kuvvetlerinin kanunsuz, keyfi ve yetki sınırlarını aşan müdahalesine maruz kalmıştır. Okul yönetiminin bilgisi dâhilinde gerçekleşen ve tamamen anayasal bir hak olan sendikal ziyaret sırasında şube yöneticilerimizin sendikal faaliyeti kolluk tarafından keyfi şekilde engellenmiş, arkadaşlarımız açıkça tehdit edilmiştir. Şube yöneticilerimizle birlikte sendikal hak ve özgürlükleri savunan Okul Müdür Yardımcısı da gözaltına alınmıştır."

"SENDİKAL HAKLAR ANAYASA'DA GÜVENCE ALTINDADIR"

"Eğitim kurumlarında görev yapan eğitim emekçileriyle buluşmak, onların sorunlarını dinlemek ve örgütlenme özgürlüğümüzü kullanmak en temel anayasal ve sendikal hakkımızdır. Bu hakkın keyfi müdahaleler ve tehditlerle engellenmesi, yöneticilerimize para cezası kesilmesi ve sendikal hak ve özgürlükleri savunan Okul Müdür Yardımcımızın savcılığa sevk edilmesi, yaşanan hukuksuzluğun somut göstergesidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini suç olarak düzenlemektedir. Söz konusu madde, cebir veya tehdit kullanılarak kişilerin sendikal faaliyetlere katılmasının engellenmesini ve hukuka aykırı davranışlarla sendikal faaliyetlerin önüne geçilmesini yaptırıma bağlamaktadır. Sendikamızın yöneticilerinin üyeleriyle buluşmasını engelleyen, arkadaşlarımızı tehdit eden ve sendikal faaliyetlerimize müdahalede bulunanların eylemleri, Anayasa ile güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün ihlali niteliğinde olup TCK’nin 118. maddesi kapsamında da değerlendirilmesi gereken ciddi hukuka aykırılıklar içermektedir.

Anayasa’yı ve yargı kararlarını yok sayarak yetkilerini aşanları bir kez daha uyarıyoruz: Unvanı, makamı veya görevi ne olursa olsun hiç kimse kendisini hukukun üzerinde göremez. Kamu görevlileri ve kolluk kuvvetleri, görevlerini Anayasa ve yasaların çizdiği sınırlar içinde yerine getirmek zorundadır. Sendikal faaliyetleri keyfi biçimde engellemek, sendika yöneticilerini tehdit etmek ve hukuka aykırı müdahalelerde bulunmak hiçbir kamu görevlisinin yetkisinde değildir. Hiç kimsenin, kamu gücünü kullanarak anayasal hak ve özgürlükleri ihlal etme ayrıcalığı yoktur!”

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

“Eğitim Sen olarak buradan ilan ediyoruz: Yetkilerini aşarak sendikal faaliyetimizi engelleyen, arkadaşlarımızı tehdit eden, kamu görevlisine baskı uygulayan ve hukuk dışı emirleri yerine getiren tüm sorumlular, bekçiler ve kolluk amirleri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi ve görevi kötüye kullanma suçu başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli suç duyurularında bulunulacaktır.”

“SENDİKAL FAALİYET ENGELLENEMEZ”

“Okullar, kolluk güçlerinin keyfi uygulamalar sergilediği, eğitim emekçilerinin tehdit edildiği ve sendikal faaliyetlerin engellendiği alanlar değildir. Güvenli okullar, eğitim emekçilerinin baskı altına alınması, sendikal hakların engellenmesi ve okul kapılarında kolluk gücüyle gözdağı verilmesiyle sağlanamaz. Gerçek anlamda güvenli bir okul ortamı; öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissettiği, hak ve özgürlüklerin korunduğu, demokratik ve özgür bir eğitim ortamının oluşturulmasıyla mümkündür. Mülki amirler ve emniyet birimleri başta olmak üzere tüm yetkilileri, okullarda baskı ve korku ortamı yaratmak yerine Anayasa’ya, yasalara ve temel hak ve özgürlüklere saygı göstermeye çağırıyoruz.”

“HUKUKSUZLUĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

“Eğitim Sen, eğitim emekçilerinin 100 yılı aşkın mücadele geleneğinin ve örgütlü birikiminin bugünkü temsilcisidir. Bu köklü mücadele geleneğinden aldığımız güçle bugüne kadar hiçbir baskıya, tehdide ve hukuksuzluğa boyun eğmedik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Hiçbir güç, Eğitim Sen’in örgütlü mücadelesini, sendikal faaliyetlerini ve eğitim emekçileriyle buluşmasını engelleyemeyecektir!”

Kaynak: BASIN BÜLTENİ