Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, İzmir genelinde binlerce konutun riskli, birçoğunun 50-60 yıllık, demir ve çimento özelliğini yitirmiş durumda olduğunu söyledi. Bazı konut sakinlerinin apartmanlarının temelinin karot testine tabi tutulmasını istediğini, “Bir kişi bile istese karot testi yaptırabilir” diye bir algı olduğunu ifade eden Aslan, durumun böyle olmadığını belirtti. Aslan “Maalesef konu öyle değil. Apartmanda oturanların yarısından fazlasının izin vermesi gerekiyor. Test için gerekli izni kendileri çözemediklerinde belediyelere gidiyorlar. Belediyelerde kentsel dönüşüm birimleri kuruldu. Ancak bu birimin kolluk kuvveti çağırma yetkisi yok. Durum böyle olunca da teste karşı çıkanlar, zabıta ve görevlilere test için izin vermiyor. Hükümet acil olarak bu birimlere kolluk kuvveti çağırma yetkisi vermeli. Bu öyle önemli bir konu ki, bir apartmanın depreme dayanıklı olup olmadığını belirleyemezseniz, o apartmanda yaşayan herkesin yaşamını riski atarsınız” dedi.

Ege Koop olarak bugüne kadar 5 milyon metrekarelik alanda 150 bin kişinin yaşadığı uydu kentleri  hayata geçirirken akıl ve bilime öncelik verdiklerini söyleyen Aslan, imarlı konut alanlarını kent merkezinin dışında “sert” zeminde seçtiklerini, altyapıyı kendi kurumsal güçleriyle yaptıklarını hatırlatarak “Depreme dayanıklıuydu kent”ölçeğinde mutlu yaşam alanları inşa ettik” dedi. Ege-Koop’un nitelikli teknik personeliyle, her türlü denetime açık hesap verebilir “saydam” yapısıyla, bilimi ve aklı öncelediğini ifade eden Hüseyin Aslan şöyle devam etti:

Taviz yok

“Ege-Koop inşaat sektöründeki güvenini, inşaata başlamadan önce yer seçimiyle, bilim insanlarının görüşüne önem vermesiyle ve jeolojik zemin etüdünden ÇED raporuna, inşaatın her aşamasında beton analizinden demir ölçümüne ve kullanılan malzemenin kalitesine tavizsiz duyarlılık göstermesiyle ve güven kolay inşa edilmez üretim felsefesiyle kazandı. İnşaat Mühendisleri Odası ve Ege Üniversitesi ile 1984 yılında imzaladığı protokolle, inşaatın her aşamasında “beton analizi” ve “demir ölçümü” yaptı.

Dokuz Eylül Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nden bilim insanlarına deprem araştırması yaptırdı.

Yaptığımız her konuttan sorumluyuz

Bünyesinde barındırdığı çeşitli meslek mensuplarından oluşan 200’den fazla konut kooperatifinin hükümet temsilcilerinin de hazır bulunduğu genel kurullarında ortaklarınca denetlendi ve her kuruşun hesabını vererek ibra edildi. Bununla da yetinmedi, kendisini ortaklarının ve kamusal denetimin dışında “özel” denetim kuruluşlarının da denetimine açık hale getirdi. 

Bir kez daha uyarıyorum…

Bu aşamada “imar barışı” adı altında kaçak binaların yasalaştırılmasının depremde can ve mal kayıplarına “davetiye çıkarmak” anlamına geldiğini sürekli vurguladığını belirten Ege-Koop Genel Başkanı Aslan, “İzmir’de konutların yüzde 40’ının 1999 Marmara depremi öncesi imara aykırı ve depreme hazırlık yönetmeliğinden önce inşa edildiği gerçeğinin gözden uzak tutulmaması ve bu nedenle önceliğin kentsel dönüşüme verilmesi ihtiyacını kamuoyu ile paylaştım. Ancak İzmir’de bugün de kentsel dönüşümün adı var, kendisi yok” dedi.