Lenfoma teşhisi konulan Filiz Şahin’in oğlu Cem Şahin, kemoterapi tedavisinin başarısız olması sonucunda kök hücre tedavisine başlatıldı. Donörün, hücre nakli öncesinde vazgeçmesi nedeniyle tedavisini tamamlanmadan Haziran 2024’te hayatını kaybetti. Anne Şahin, konuyu yargı mercilerine ve Sağlık Bakanlığı’na taşıdı. Şahin, süreç hakkında açıklamalarda bulundu.
“YA MAHKEME BAŞLAYACAK YA DA DOSYAYI KAPATACAKLAR”
Şahin, oğlunun ölümün ardından başlattığı hukuki süreç hakkında “Bu süreçte çok sıkıntı yaşadım, henüz hiçbir şey elde edemedim. Bazı bölümlerde dosyamı kapattırdılar. Mücadele verdim ve tekrar açtırdım. En son Mesleki Kurumlar, savcıya araştırması için izin verdi. Oradan haber bekliyorum savcı da dosyayı Adli Tıp’a gönderdi ve eylül ayından beri oradan da bir sonuç gelmedi. Benim adalet arayışım hala devam ediyor. Adli Tıp’tan bir sonuç gelmedi. Oradan ne sonuç gelirse ya mahkeme başlayacak ya da dosyayı tamamen kapatacaklar” dedi.
“KANSER HASTASI NE ZAMAN YAŞAMIŞ Kİ SENİN OĞLUN YAŞASIN”
Filiz, dava sürecinde yaşadığı şeyler hakkında “Bazı yerlerde hakarete uğradım, yerden yere vurdular, üzdüler. Bir kanser hastasının yaşamaya hakkı yok muydu? Bana ‘Kanser hastası ne zaman yaşamış ki senin oğlun yaşasın’ dediler. Önceki Sağlık Bakanı da dahil olmak üzere bu süreçte defalarca Sağlık Bakanı’nı aradım ben. Bakan Yardımcısını 100 kez aradım. Bana ‘Özel kalemine bildireceğiz’ diyorlar. Olumlu olumsuz cevap verilip verilmeyeceğini soruyorum. ‘Önemli bulurlarsa döneriz’ diyorlar. 20 yaşındaki bir çocuğun hayatı önemsiz mi” ifadelerini kullandı.
EYLÜL AYINDAN BERİ RAPOR BEKLENİYOR
Şahin, süreçlerin yavaş ilerlediğini belirterek, konu hakkında “Adli tatilden sonra Karşıyaka’daki savcı dosyayı incelemesi için Adli Tıp’a gönderdi. Eylül ayından bugüne kadar oradan da herhangi bir sonuç gelmedi. Dosya inceleniyor diyor. Hiçbir sonuç yok. Ne bir iddianame yazıldı ne bir gelişme var? Ne yaparsam yapayım hiçbir şekilde bir sonuç elde edemiyorum” dedi.
7 DÖNERDEN 6’SI VAZGEÇMİŞ
Tedavi sürecinde doğru bilgilendirilmediğini söyleyen Şahin, tanık olduğunu olayları “Bana iki dediler ama yazışmalarda Cem’in 7 donörü var. Bunlardan 6’sı ilk telefonda vazgeçiyor. Bunlardan bizim hiçbir şekilde haberimiz yok. Doktor Bey ifadesinde ‘Özellikle anneyi haberdar ettik’ diyor. Nerede? Ayrıca donör sadece 2 iğnesini vuruluyor. Bana 3 iğnesini vurulduğu 4. iğnede vazgeçtiği söylenmişti. Yazışmalar savcı kanalıyla isteniyor. Ben oradaki yazışmaları gördüm. Donörün vazgeçtiği günden sonra üç gün vardı. Neden o süreç boyunca benim oğluma o ağır kemoterapiyi verdiler” şeklinde anlattı.
FİLİZ, BAKANLIĞI 100 KERE ARAMIŞ
Şahin, yetkililere yönelik “Sağlık Bakanlığı’na seslenmek istiyorum. 100 kere aramam var, kayıtları var. Bu kadının derdi ne de arıyor desinler. Bir dinleyin bu kişi ne diyor? Doku ve Organ Nakli Bölümü’nde de yaşadığım çok şey var. Ben masal anlatmadım. Benim yaşadıklarım masal değildi. İlk üç ay benimle konuştuklarında hep karşı tarafı hatalı bularak beni avuttu. Üç ay sonunda ne oldu da tersine döndü” ifadeleriyle çağrıda bulundu.




