DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Gümüştekin, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 56’ncı yıl dönümünde düzenlenen açıklamada konuştu. Gümüştekin, konuşmasında, 15-16 Haziran’ın bir tarih değil "Gücümüz birliğimizden gelir" dediği gün olduğunu söyledi. Gümüştekin, “Ama ülkeyi yönetenlerin kitabında işçi yok. Emekçi, emekli, gençler, kadınlar yani halk yok. Bizi enflasyona karşı korumak, gelirde, vergide adalet yok. En önemlisi ülkede adalet yok” diye konuştu.
“BUNDAN 56 YIL ÖNCE ÜLKEYİ YÖNETENLER BİR KARAR VERDİ…””
Sendika adına açıklamayı yapan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Deniz Şahin Gümüştekin, 15-16 Haziran'ın, sadece bir tarih değil, ortak irade, hafıza ve işçi sınıfının "Gücümüz birliğimizden gelir" dediği gün olduğunu söyledi. Gümüştekin, "Bundan tam 56 yıl önce ülkeyi yönetenler bir karar verdi ve DİSK’i zayıflatacak, hatta ortadan kaldıracak bir yasa için harekete geçtiler. İşçi sınıfı da DİSK’in öncülüğünde direnmeye karar verdi. DİSK, bütün işyeri temsilcileri ve yöneticilerini 14 Haziran 1970’te toplayarak eylem kararı aldı” diye konuştu.
"İHTİYACIMIZ OLAN PUSULAMIZDIR"
Direnişin kazanımlarına dikkati çeken Gümüştekin, "15-16 Haziran şanlı işçi direnişi bize bir şey öğretti, biz durursak hayat durur. Biz yürürsek yol olur. Yeter ki örgütlü olalım, yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim. 15-16 Haziran bizim hakkımızda her türlü kararı alma hakkını kendinde görenlere, ‘sendikanızı bile biz belirleriz’ diyenlere karşı işçi sınıfının iradesini gösterdiği gündür. Bu yüzden 15-16 Haziran, işçi sınıfının onur, demokrasi, iradesine sahip çıkma mücadelesidir ve ihtiyacımız olan pusulamızdır" diye konuştu.
"MUHALEFETİ DAHİ YARGI KARARIYLA ŞEKİLLENDİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"
Gümüştekin, "Bugün soframızdaki ekmek her gün küçülüyor. Ücretlerimiz her geçen gün eriyor. Milyonlarca işçi, emekçi ve emekli yüksek enflasyon altında eziliyor. Gençler geleceğinden endişe duyuyor. Kadınlar güvencesizliğe ve eşitsizliğe karşı mücadele ediyor. Ama ülkeyi yönetenlerin kitabında işçi yok. Emekçi, emekli, gençler, kadınlar yani halk yok. Bizi enflasyona karşı korumak, gelirde, vergide adalet yok. En önemlisi ülkede adalet yok. Türkiye'de düzenin bütün çarkları emeği ucuzlatmak için dönüyor. Bu düzenin çarkları yoksuldan alıp zengine veriyor. Bu düzen emekten çalıp sermayeye kaynak aktarıyor” diye konuştu.
“CUMHURİYET VE DEMOKRASİ İŞÇİ SINIFININ EKMEĞİDİR”
“Aynı zamanda itiraz etme hakkımız, seçme ve seçilme hakkımız, memleketin geleceğine karar verme hakkımız da baskı altına alınıyor” diyen Gümüştekin, “Enflasyon verilerini baskı altına aldıkları gibi halkın iradesini de baskı altına almak istiyorlar. Yargı eliyle siyaseti dizayn ederek seçilenlerin yerine kayyumlar atıyorlar. Muhalefeti dahi yargı kararlarıyla şekillendirmeye çalışıyorlar. Ama bilmiyorlar ki bu ülkenin gerçek sahibi işçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi emekçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi halktır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bugün bize düşen görev açıktır. Ekmeğimize, emeğimize, haklarımıza sahip çıkacağız. Memlekete, demokrasiye, Cumhuriyet'e sahip çıkacağız. Çünkü Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının ekmeğidir. Cumhuriyet ve demokrasi işçi sınıfının kırmızı çizgisidir. Bugün gerçek anlamda demokratik bir Cumhuriyet için mücadele etmek, aynı zamanda ekmek mücadelesidir. 15-16 Haziran'ın bize bıraktığı miras budur. 56 yıl önce işçiler ayağa kalktı ve tarihin akışını değiştirdi. Bugün de bunu yapabilecek olan yine işçi sınıfıdır” ifadelerine yer verdi.




