İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, CHP İstanbul Kadın Kolları'nın düzenlediği "Eşitlik, Adalet ve Demokrasi Mücadelesinde Kadınlar" buluşmasına katıldı.

Dilek Kaya İmamoğlu’nun konuşmasında öne çıkan mesajlar şöyle:

Hande Yener hakkında soruşturma başlatıldı
Hande Yener hakkında soruşturma başlatıldı
İçeriği Görüntüle

"Kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet, toplumun en ağır yaralarından biridir. Ne yazık ki bu yara her geçen gün daha da derinleşiyor. Daha bu hafta Çekmeköy'de öğrencisi tarafından hayattan koparılan, hayallerini ve emeğini sınıflara adayan öğretmenimiz Fatma Nur Çelik'in ölüm haberiyle sarsıldık. Bu olay bize yalnızca bir öğretmenimizin kaybını değil, okullarımızda giderek büyüyen şiddeti, öfkeyi ve duyarsızlığı da gösterdi. Eğitim kurumları çocuklarımızın güvenle büyüdüğü, değerlerle güçlendiği yerler olmalıydı. Ama bugün akran zorbalığından fiziksel şiddete, öğretmene yönelen saldırılardan okul çevresindeki güvensizliğe kadar uzanan bir tabloyla karşı karşıyayız.

Defalarca 'Beni ve evladımı koruyun' diyerek yardım isteyen, 'Eğer bana bir şey olursa bu intihar değil, cinayettir' diye sesini duyurmaya çalışan Fatmanur Çelik'in ve 8 yaşındaki evladının cansız bedenleri Zeytinburnu sahilinde bulundu. Ne acıdır ki iki kadının adı da aynıydı. Sanki kaderin acı bir tesadüfü gibi. Bu iki olay bize bir kez daha şunu gösteriyor: şiddet münferit değil, önlenebilir olmasına rağmen önlenemeyen, sistemli bir sorundur. Kadınların korunma talebi bir çağrı olmaktan çıkıp devletin yerine getirmek zorunda olduğu en temel sorumluluklardan biridir.

RAKAMLAR ACI GERÇEĞİ ORTAYA KOYUYOR

Rakamlar kadına yönelik şiddetin her gün yeniden karşımıza çıkan acı gerçeğini ortaya çıkarıyor. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun yayınladığı verilere göre, Ocak 2025'te 38 kadın erkekler tarafından öldürülmüş. Bunların 29'u kadın cinayeti, 9'u şüpheli kadın ölümü olarak kayda geçmiştir. Ocak 2026 verilerinde ise toplam 26 kadın yaşamını yitirmiş, 19'u kadın cinayeti, 7'si şüpheli ölüm olarak raporlanmıştır. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun 2025 yılı toplam raporu da tablonun maalesef çoğalarak arttığını işaret etmektedir. 2025 yılı boyunca en az 391 kadın öldürülmüş, 297'si kadın cinayeti, 94'ü şüpheli ölüm olarak kaydedilmiştir. Raporların altını çizdiği bir diğer gerçek de şudur, kadınlar çoğu zaman kendi evlerinde, çoğu zaman en yakınındaki erkekler tarafından hayatlarını kaybediyor.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR

Bu veriler yalnızca sayılardan ibaret değildir. Her biri bir yaşamdır. Her biri bir yaşam mücadelesidir ve bir hikayedir. Her biri yarım kalmış bir hikayedir. Her biri toplumsal vicdanımıza yöneltilmiş bir sorudur. Tam da bu yüzden kadınların yaşam hakkını, güvenliğini ve eşitliğini güvence altına alan, kapsamlı bir yol haritası niteliğinde olan İstanbul Sözleşmesi'nin önemine dikkati çekmek istiyorum ve İstanbul Sözleşmesi yaşatır diyorum. Çünkü kadınların yaşam hakkı, adaletin ve eşit yurttaşlığın en temel ölçüsüdür. Bugün dünyada hak ve adalet arayışı sürmektedir. Türkiye'de ise son yıllarda haksızlık duygusunu büyüten, adalet ihtiyacını derinleştiren bir dönem yaşandığını görüyoruz. Bu nedenle toplumun pek çok kesimi daha güçlü bir dayanışmaya ve daha güçlü bir ortak sese ihtiyaç duymaktadır.

EŞİTLİK VAZGEÇİLECEK BİR HEDEF DEĞİLDİR

Bugün buradan güçlü bir mesaj veriyoruz hepimiz. Kadınların karşılaştığı her cam tavan yıkılmalıdır. Hiçbir kadın yeteneği ve emeği nedeniyle geri adım atmak zorunda bırakılmamalıdır. Bu nedenle bugün burada üç kavramı birlikte anıyoruz: eşitlik, adalet, demokrasi. Bu üç kavramı birbirinden ayrı düşünemeyiz. Atatürk'ün en büyük miraslarından biri hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye duyduğu sarsılmaz inançtır. Adaletin kişilere göre değil, kurallara göre işlediği, yurttaşların eşit haklara sahip olduğu bir düzeni güçlü bir devletin ve özgür bir toplumun temeli olarak görmüştür. Kadınların kamusal hayata eşit katılımı da bu demokratik düzenin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Eşitlik talebi cesaret ister, adalet talebi kararlılık ister, demokrasi talebi dayanışma ister ve biz de bunların hepsi var. Bugün burada hepimiz çok güçlü mesajlar veriyoruz. Eşitlik vazgeçilecek bir hedef değildir. Adalet ertelenecek bir talep değildir. Demokrasi koşullara bağlı bir seçenek değildir. Her zaman, her yerde olması gerekenlerdir.”

Kaynak: ANKA