“Ölü Deniz” stand-up gösterisi sonrası 3 ay cezaevinde tutuklu kalan komedyen Deniz Göktaş, tahliyesinin ardından ilk kez röportaj verdi.
New York Times’a konuşan Göktaş, tutuklanmasına karşın gösterisinden bir saniye bile pişmanlık duymadığını ve cezaevinde kendisini yalnız hissetmediğini söyledi.
"KENDİMDEN DUYDUĞUM ŞÜPHE ORTADAN KALKTI"
“Biraz romantik gelebilir ama hücredeki ilk günümde hayatımın en güzel uykusunu uyudum.” değerlendirmesini paylaşan Göktaş, tutukluluğu sonrası şaka yaparken endişe yaşayıp yaşamadığı sorusuna şöyle yanıt verdi:
Zor soru. Bir düşüneyim. Özel hayatımda biraz korkak ve sosyal açıdan beceriksiz biriyim. Cesur biri değilim. Ama bütün bu süreç boyunca kendimden duyduğum şüphe ortadan kalktı. Daha önce sahip olmadığım bir özgüvenin tadına vardım. Şimdi o duyguyu bir kez tattıktan sonra onsuz yaşayabileceğimi sanmıyorum. İyi hissettirdi.
“BİR SANİYE BİLE PİŞMAN OLMADIM”
“Cezaevinde, gösteriyi yaptığınıza pişman olduğunuz anlar yaşadınız mı?” sorusuna “Bir saniye bile pişman olmadım. Hayatımda kendimi en az yalnız hissettiğim dönemdi.” yanıtını verdi. Göktaş, “Bu deneyim sizi nasıl değiştirdi?” sorusuna şöyle yanıt verdi:
Bunu söylemek için biraz erken. Ama içerideyken üzerine düşündüm. Bazen hayat sadece sizi mutlu eden şeyleri yapmakla ilgili değil. Uyumak, çay içmek gibi basit şeylerle de hayatınızda bir tatmin duygusu bulabilirsiniz. Ve en kötü koşullarda bile kendinizi özgür hissedebilirsiniz.
"YÖNETİCİLER ŞAKA KARŞISINDA KIRILGANSA BU KOMEDİNİN GÜCÜNÜ GÖSTERİR"
Göktaş, “Bu gösteriyi üç yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında hiçbir sorun yaşamadan sahnelediniz. Sizce hükümet neden şimdi devreye girdi?” sorusuna karşılık şöyle konuştu:
Canlı gösteriyi izleyenlerle internette videolarınızı izleyenler arasında bir fark var. Bu, dünyanın her yerinde geçerli bir fark.
Türkiye geçmişte de pek özgür bir ülke değildi ama ana akım televizyonda benim yaptıklarımdan çok daha sert espriler yapan komedyenler vardı. Onlar da sorunlar yaşadı ama şaka yapmanın sonuçları bu kadar ağır değildi. Benim esprilerimi duysalar hafif bulurlardı.
Son yıllarda tahammül seviyesi ciddi biçimde düştü. Garip bir şekilde, bunda cesaret verici bir şey de var. Yöneticiler şakalar karşısında bu kadar kırılgan olabiliyorsa bu, komedinin gücünü gösterir.
"ÖRNEK OLMAK İSTEDİM; ÖZGÜRCE KONUŞABİLİRSİNİZ, KORKMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ"
Savunmasında “Özür dileyen bir tutum takınmak istemediğini” paylaşan Göktaş, şöyle konuştu:
İfade özgürlüğü yalnızca burada yaşanan bir sorun değil. Dünyanın pek çok yerinde insanlar konuşurken cezalandırılmaktan ya da toplumun tepkisini çekmekten korkuyor.
Komedi yapan diğer insanlara bir örnek olmak istedim. Özgürce konuşabilirsiniz. Korkmak zorunda değilsiniz. Üç ay cezaevinde kalmak korkunç ama bunun bir sanatçının bir ilkeyi savunmak uğruna katlanamayacağı bir şey olmadığını göstermek istedim.
Göktaş, “Hükümetler neden komedyenleri hedef alıyor?” sorusuna şöyle yanıt verdi:
Komedyenlerin sınırlarla oynaması beklenir. Diğer sanatçılar bu konulara hiç dokunmadan da işlerini yapabilir. Ama sonuçta yalnızca komedyenlerin hedef alındığını düşünmüyorum. Herkesi susturmak istiyorlar.
Göktaş, “Komedi, otoriterlikle mücadelede ne yapabilir?” sorusuna karşılık ise "Bence yapabilecekleri sınırlı. İnsanlara empati ve motivasyon sağlayabilir. Belki konuşma cesareti verebilir. Ama hepsi bu. Daha fazlası değil. Psikolojik destek." ifadelerini kullandı.




