İzmir kooperatif davasında, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya hakkında oy çokluğuyla tahliye kararı verildi. Ancak her iki isim kooperatiflere yönelik yürütülen ayrı bir zimmet soruşturması kapsamında tutuklu yargılandıkları için tahliyelerinin ardından yeniden Buca Cezaevi’ne götürüldü. Davanın bir sonraki duruşması 26 Mart’ta görülecek.

"İSYAN EDİN VE ADALETİ SEÇİN"

Duruşmada Tunç Soyer’in kızı ve aynı zamanda müdafii olan avukat Defne Soyer söz aldı. Defne Soyer savunmasında müvekkilinin tutukluluğunun hukuki gerekçeden yoksun olduğunu belirterek dosyada dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığını ifade etti.

Savunmasına sert ifadelerle başlayan Defne Soyer, “İsyan ediyorum sayın heyet isyan ediyorum. İftiralar üzerine başlamış, hiçbir eylem, hiçbir delil ortaya konulmayan, unsurları oluşmamış bir suç isnadı ile müvekkilin hiçbir gerekçe gösterilmeden 6 aydır tutuklu olmasınaisyan ediyorum. Bu duruma zaten hangi hukukçu isyan etmez. Siz de isyan edin! Adaleti seçin ve artık bu zulme son verin. Neden burada olduğumuzu hatırlatmak istiyorum.” dedi.

DAHA HUKUKU NE KADAR EĞİP BÜKECEĞİZ SUÇ YARATMAK İÇİN?

Mahkeme heyetine hitaben uzun ve kapsamlı bir savunma yapan Defne Soyer, " Daha hukuku ne kadar eğip bükeceğiz suç yaratmak için… Yok işte! Suç yok! Tunç Soyer’in asla bu suçlarla anılmayacağını herkes biliyor. Peki nerede lekelenmeme hakkı? Nerede masumiyet karinesi? Bu modelde bir sorun olması, bu modelin başarıya ulaşmaması durumlarındakooperatif üyeleri ve hak sahipleri gibi Tunç Soyer’e de zarar verildiği ortada değil mi? Siyasi oyunları herkes görmüyor mu? Bu projeye zarar vermek isteyenler aslında Tunç Soyer’e zarar vermek istiyor. Bunu daha anlatmaya gerek var mı? " ifadelerini aktardı.

İzmir’de kuraklık tehdidi büyüyor: DSİ onayı bekleniyor
İzmir’de kuraklık tehdidi büyüyor: DSİ onayı bekleniyor
İçeriği Görüntüle

"HİÇBİR AÇIKLAMA YOK"

Defne Soyer, bilirkişi raporlarına da değinerek raporların dosyadaki delilleri değerlendirmediğini, iddianame ve sanık beyanlarının tekrarından ibaret olduğunu savunarak"Sabahtan beri Cuma akşam dosyaya giren bilirkişi raporunun neden hükme esas olamayacağı çok net ortaya kondu. 30 sayfalık bir kopyala yapıştır için neden bu kadar gün bekledik onu anlamak mümkün değil. Ama Sayın başkan farkında mısınız, Bilirkişilere yaptığımız itirazlara bir cevap vermediniz. Dosyaya sunulan delil ve belgeler değerlendirilmeden yalnızca iddianame ve sanık beyanları kopyalanarak bir rapor düzenlenmiş, hiçbir açıklama, hiçbir yorum yok.

Çokça kez anlatıldığı üzere bu proje ile kamu zararı oluşması mümkün değil çünkü belediyenin kasasından bir kuruş çıkmamaktadır. İzbeton yönünden bilirkişiler bu model kapsamında kar elde etmeyecek olmasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuşlar. Oysaki belediye şirketleri kamu yararı amacıyla kârlı olmayan alanlarda faaliyet gösterebilirler, buna binlerce örnek gösterilebilir." ifadelerini aktardı.

"BABAMLA HER ZAMAN GURUR DUYDUM"

Defne Soyer, sözlerini sonlandırırken savunmasını Tunç Soyer’in tahliyesinin yalnızca bireysel bir hak meselesi değil hukuk sistemine duyulan güven açısından da önemli olduğunu belirterek “Masum bir insanı hürriyetinden yoksun bırakmak, hukuk düzeninde küçük bir 'ayrıntı' değil, bir sarsıntıdır. Sizin de bu sarsıntıyı hissettiğinizi biliyorum. Süreci en doğru şekilde yönetmeye, bu sarsıntıyı bir enkaza dönüştürmemeye çalıştığınızı biliyorum. Ama artık yeter. Cesaretle hukuk düzenini koruyun, enkazı kaldırın. Bu hukuksuzluk artık son bulmalı. Kamu vicdanında çoktan beraat etmiş Tunç Soyer’in mahkemeniz önünde de artık beraati gereklidir.
Tunç Soyer’in tahliyesini yalnızca müvekkilin yaşadığı haksızlık ve hukuksuzluk sebebiyle değil, ülkemizin hukuk sisteminde açılacak yaraların büyümemesi içinde talep ediyoruz.
Sayın heyet, Tunç Soyer çok şükür ki benim babam. Babamla her zaman gurur duydum. İyi ki hep vicdanınla yaşadın.” ifadelerini aktardı.

Muhabir: ALTUĞ ATALMIŞ