Kamuoyunun "Kooperatif Davası" olarak bildiği İZBETON soruşturmasında tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer 238 gündür tutuklu.

CHP'li Polat'tan Polyak'taki gözaltılara tepki: Hak aramak suç değildir
CHP'li Polat'tan Polyak'taki gözaltılara tepki: Hak aramak suç değildir
İçeriği Görüntüle

Soyer'in aynı zamanda avukatlığını yapan kızı Defne Soyer, geçtiğimiz günlerde tutukluluğa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu. Defne Soyer, babasının tutuklu yargılanmasının ve suçlamaların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını belirtmiş, görevine devam etmiş olsaydı suçlandığı projenin de devam edeceğini söylemişti.

"HUKUKİ BAĞLANTI KURMAK MÜMKÜN DEĞİL"

Sözcü TV'de bugün canlı yayına katılan Defne Soyer, Özlem Gürses ve Barış Terkoğlu'nun "Tunç Soyer neden tutuklu?" sorusuna yanıt verdi.

Soyer, "İlk davanın bütün hukuki zemini çöktüğü için tahliyeye sevineceğimizi düşünmüştük ama kooperatiflerin iç işleyişleriyle ilgili tutuklandı. İddianame yok. İyi niyetlerle kamu yararıona oluşturulmuş bir proje için yargılanıyor. İki dosyada da kentsel dönüşümde kooperatifçiliği desteklediği söyleniyor ama yaşananlarla hukuki bağlantıyı kurmak mümkün değil." dedi.

İkinci iddianamenin henüz gelmediğini ve böylece bir belirsizlik yaratıldığını ifade eden Soyer, "MASAK verilerine HTS kayıtlarına bakıldı, aleyhinde hiçbir şey yok. Bu artık cezaya dönüşmüş durumda. Hukuken bakmak çok zor. Delil çürütemiyoruz. İyice absürdleşmiş bir şeyle karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

"ZİMMET SUÇU ORTADA YOK"

Soyer, daha önce babası hakkında yaptığı "Zimmete yardım suçundan tutuklu olması ama zimmet suçunu işleyenler serbest" sözlerini de açıkladı. Soyer şöyle konuştu:

"Çok fazla şey duyuyorum ve ne inanmak istiyorum ne de bunlar üzerinde durmak istiyorum. Zimmet ortada yokken zimmete yardım suçu akılla açıklanabilecek bir şey değil. Kooperatiflerin özerk ve bağımsız yapıları var, özerk denetçiler tarafından kontrol edilliyor, zimmete yardım etmesi mümkün olmayan bir durumla suçlanıyor. Konunun siyasileşmesini istemedik çünkü hukuken çok güçlüyüz ve biteceğine inanıyoruz. Haklı olmanın gücüyle oradaki mücadele azmini hiç kaybetmedi. Beni hep güleryüzle karşıladı. 'İflah olmaz iyimser' tanımına çok uyuyor. Delil üzerine şüphe yok, varsayım var, bunun üzerine delil aranıyor. Ama ne kadar aranırsa aransın bir şey çıkmıyor ve çıkmayacak. İddia makamı kişisel menfaat temini olmaduığını kendisi söylüyor. Hiçbir sorumluluğu olmadığı ortada. İkinci iddianame geldiğinde kovuşturmaya yer olmadığı kararının verileceğini düşünüyorum."

"KOVUŞTURMAYA YER YOK KARARI VERİLECEKTİR"

Soyer, yeni iddianamenin yazılmasıyla birlikte Soyer hakkındaki dosyanın düşeceğine inandığını belirterek şunları söyledi:

"6 ay her şey ortaya çıkmıştı şimdi tekrar belirsizlik... Umarım iddianame bir an önce yazılır ve bir kez daha kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Kentsel dönüşüm şart, deprem ülkesiyiz, önlem almamız gerek. İzmir'de 10 yıllık mağduriyetler vardı. Gecekonduda yaşayanlar tapularını belediyeye vermiş ve bir türlü evlere kavuşamıyordu. Depremle birlikte 2020'de kentsel dönüşümde kooperatifçilik fikri belediyeye geldi. Bu proje için o dönem hukuki görüşler alınmıştı, belediyenin hukuk müşaviri de bu yönde rapor yazmıştı. Ama görev süresi bitince inşaatlar durdurulup müteahhitlere verildi ve maliyetler arttı. Bu yük de kooperatifler üzerine yüklendi. 1,5 sene durup müteahhit karını yüklenince mağduriyet oluştu. Projeler durdurulmasına rağmen devam etti ve evler bitecek, Mart'ta ilk teslimler yapılacak. Hala herkes için karlı bir proje. Evler bitince çok daha değerli olacak, herkes evlerine kavuşacak. Bu model itibarsızlaştırılsa da bazı siyasi durumlar yaşanmış olsa da bu model öne çıkmalı. Proje devam etseydi daha karlı olacaktı. Ne kadar hızlı ilerlerse mağduriyet de o kadar az oluyor. Bunları ilk davayla konuştuk. İkinci kısımsa kooperatifin iç işleyişi üzerine ama yine modele bağlanıyor."

"PARTİSİNDEN DESTEK GÖRÜYOR"

Gürses'in "Mevcut belediyeden destek dayanışma duygusu hissediyor musunuz?" sorusuna ise genel bir cevap veren Soyer, "Partisinden ve bütün partilerden çokça destek gördü. Babam gerçekten gönül makamındaymış o bağlarla yalnız hissetmedik. İhtiyacımız olan desteği hep aldık. Her gün görebiliyorum, o mücadele azmi yaşam sevgisi bu memlekete aşkı aynı şekilde devam ediyor. Oradayken de İzmir ve Türkiye için çalışıyor." dedi.

"KİTAP YAZDI YAKINDA RAFLARDA YERİNİ ALACAK"

Soyer, avukatı olduğu için babasıyla her gün görüşebildiğini ve iyi olduğunu aktarırken, hapishanede yazdığı "Gelecek Olsun" kitabının yakında raflarda olacağını söyledi. Soyer şöyle konuştu:

"Okuduğu kitap 110'u aşmıştı, bir kitap da yazdı ismi 'Gelecek Olsun' olacak. Hep 'Geçmiş olsun' deriz, bir üzüntü içerir ama 'geçmişte bazı şeyler yaşandı onlardan alınan derslerle artık gelecek olsun deme zamanı' diye düşünüyor. Kitap cezaevi günlüklerinden oluşuyor, çok yakında raflarda olacak. Ailesi olarak onu çok özlüyoruz, cezaevinde görmek ve orada bırakmak ağır geliyor. Ama bir yandan da sevgi bizi ayakta tutuyor direnme gücümüzü artırıyor. Hukuk mücadelesi içinde olduğumuz için buna inanmaktan ve mücadeleyi buradan sürdürmekten başka çaremiz yok."

Muhabir: Eylül Emek Kılınç