CHP’de mahkemenin mutlak butlan kararı ilan etmesinin ardından parti üst yönetiminde kriz yaşanıyor. CHP Genel Başkanlığı’na Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararıyla gelirken, Özgür Özel de grup başkanı oldu. Özel, yaşanan süreç içerisinde parti delegelerinden imza toplayarak olağanüstü kongreye gitme yolunda adımlar attı.

CHP İzmir delegesi olan Hüseyin Saygılı ise Özel’in imza toplama sürecine katılmayacağını açıklayanlardan biri olmuştu. Saygılı aynı zamanda CHP’nin 34’üncü olağan kurultayında Parti Meclisi’ne seçilmişti.

Saygılı, bugün sosyal medyanın geldiği durum hakkında açıklamalarda bulundu. Saygılı, sosyal medyanın ifade özgürlüğü araçları olarak başlayıp süreç içinde ‘algı’ mecrasına dönüştüğünü anlattı. Sosyal medyanın kutuplaşma, linç kültürü, dezenformasyon faaliyetlerine yıllar içinde kapı araladığını anlattı.

Saygılı'nın yaptığı açıklama şu şekilde:

Algı Çağında Yurttaş Kalabilmek

İçinde yaşadığımız çağ, bilgi çağı olarak adlandırılıyor. Oysa gerçekte yalnızca bilgiyle değil, aynı zamanda algılarla yönetilen bir dönemin içindeyiz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye erişim kolaylaşırken, doğru bilgiye ulaşmak her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Sosyal medya platformları başlangıçta demokratikleşmenin ve ifade özgürlüğünün araçları olarak görüldü. Ancak zamanla bu mecralar, hakikatin, görünürlüğün, düşüncenin, tepkinin, derinliğin değil hızın ödüllendirildiği alanlara dönüştü. Bugün bir fikrin doğru olması değil, daha çok paylaşılması önem kazanıyor. Bir bilginin gerçekliği değil, ne kadar ilgi çektiği belirleyici hale geliyor.

Bu durum yalnızca bireyleri etkilemiyor, toplumların ortak aklını da etkiliyor. Sürekli üretilen gündemler, yapay kutuplaşmalar, örgütlü dezenformasyon faaliyetleri ve dijital linç kültürü insanların sağlıklı değerlendirme yapma kapasitesini zayıflatıyor. Toplumlar çoğu zaman gerçek sorunlarını konuşmak yerine önlerine sürülen tartışmaların peşinden sürükleniyor.

Demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi ise bilinçli yurttaşların varlığına bağlıdır. Yurttaş olmak, yalnızca oy veren kişi olmamalıdır. Sorgulayan, araştıran, eleştiren ve kanaatini kendi aklıyla oluşturan birey olmaktır. Eğer insanlar düşüncelerini algoritmaların belirlediği gündemlere teslim ederlerse, demokratik toplum yerini kolay yönlendirilebilir kalabalıklara bırakır.

'Kürt kadın' esprisi yapan Rahmi Koç'a destek Bahçeli'den geldi: Samimi sohbette yapılmış bir latife
'Kürt kadın' esprisi yapan Rahmi Koç'a destek Bahçeli'den geldi: Samimi sohbette yapılmış bir latife
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle bugün ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla sosyal medya izlemek değildir, daha fazla toplumsal bilinçtir. Daha fazla slogan değil, daha fazla düşüncedir. Daha fazla kutuplaşmadan ziyade, daha fazla diyalogdur. Cumhuriyetin bizlere kazandırmak istediği yurttaşlık anlayışı da tam olarak budur. Kendi aklıyla düşünen, vicdanıyla karar veren ve ülkesinin geleceğine sorumluluk duyan bireyler yetiştirmek.

Algı operasyonlarının, dijital manipülasyonların ve bilgi kirliliğinin yoğunlaştığı dönemlerde yapılması gereken ilk şey, sakinleşmek, araştırmak ve farklı kaynaklardan doğrulamaktır. Çünkü demokrasinin en güçlü savunma hattı bilinçli yurttaşlardır.

Unutmamak gerekir ki, hakikatin sesi çoğu zaman gürültüden daha zayıf duyulur. Ancak toplumları ayakta tutan şey gürültü değil, HAKİKATTİR. Geçici algılar değil, kalıcı değerlerdir. Ve sonunda kazananlar da kalabalıkları peşinden sürükleyenler olmayacak, gerçeğin izini sabırla sürenler olacaktır.

Kaynak: HABER MERKEZİ