CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal orman alanların amaç dışına çıkarılması ve ayçiçeği üreticilerinin yaşadığı sorunları gündeme getirdi.
Sarıbal, orman kaynaklarının hayati önemine vurgu yaparak, “Ormanı yalnızca bir ağaç birikimi olarak görmek doğru değildir. Orman; mikroorganizmaların, yaban hayatının, su kaynaklarının, iklimin ve bütün canlıların yaşam alanıdır. Bugün yüzlerce yıllık bir ormanı ortadan kaldırıp başka bir yere fidan dikerek aynı ekosistemi kuramazsınız. Dikilen her ağaç değerlidir ancak her ağaç topluluğu orman değildir. Orman yoksa hayat yoktur. Orman yoksa su yoktur. Orman, su ve toprak yaşamdır. Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ülke bırakmak istiyorsak ormanlarımıza ve orman köylüsüne hep birlikte sahip çıkmalıyız” dedi.
17 Eylül 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile yaklaşık 4 bin 300 hektar alanın orman sınırları dışına çıkarıldığını hatırlatan Sarıbal; kararların hukuki, bilimsel ve ekolojik gerekçelerin açıklanması gerektiğini belirtti.
ORMAN İÇİN YENİ TAHSİSLER YAPILDI MI?
Yeni orman alanlarının belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Sarıbal, “Eğer 4 bin 300 hektar orman alanını başka amaçlarla kullanıma açıyorsanız, bunun karşılığında en az 8 bin 600 hektarlık yeni alanı orman kurulması için tahsis etmeniz gerekir. Soruyoruz: Bu alanlar nerede? Hangi ilde, hangi ilçede, hangi parsellerde? Tahsis yapıldı mı, ağaçlandırma ne zaman başlayacak ve dikilen fidanların yaşama oranını kim denetleyecek” diye konuştu.
ÜRETİMİ 40 TL, ALIMI EN YÜKSEK 37,50 TL
Sarıbal ayrıca ayçiçeği üretiminde çiftçilerin yaşadıkları sorunları dile getirdi. Sarıbal, üretim maliyetlerinin kilogram başına 33-40 TL arasında değiştiğini söyledi. Yüksek üretim maliyetlerine rağmen alım fiyatlarının düşük olduğunu dile getiren Sarıbal; Trakya Birlik’in 37 TL, Çukobirlik’in 37,50 TL, Konya Şeker’in ise ödeme koşullarına göre 36,50 ile 37,50 TL alım fiyatı açıkladığını söyledi.
YÜZDE 12’LİK ARTIŞ KABUL EDİLEMEZ
Sarıbal, maliyetlere rağmen alım fiyatlarını değerlendirerek, “Mazot, gübre, işçilik, sulama ve finansman maliyetleri çok daha yüksek oranlarda artarken çiftçinin ürününe yüzde 12 düzeyinde artış verilmesi kabul edilemez. Üretici yalnızca maliyetini karşılamak değil, ailesiyle insanca yaşamak ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilmek zorundadır” dedi.
İTHALAT POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ
İthalat politikalarına değinen Sarıbal, “Hasattan önce ithalatın vergisini düşürerek stok yaptırıyorlar ya da hasattan hemen sonra yeni ithalat kararı açıklıyorlar. Her iki durumda da ithalatçıya güvence verilirken çiftçinin ürünü baskılanıyor. İthalat, yerli üretimin açığını tamamlamak için kullanılabilir; ancak üretimin ve üreticinin yerine geçirilemez” diye konuştu.
ÜRETİMİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İÇİN TAVSİYELERİ SIRALADI
Ayçiçeği üretiminin sürdürülebilir olması için yapılması gerekenleri söyleyen Sarıbal, şunları söyledi:
Hasattan önce bölgesel verim, yağ oranı ve gerçek maliyete dayanan bağlayıcı bir taban fiyat açıklanmalıdır. Primler ekim kararından önce ilan edilmeli; mazot, gübre, tohum ve sulama giderleri gerçek maliyet üzerinden desteklenmelidir. İthalat yalnızca yerli üretimin ihtiyacı karşılayamadığı dönemlerde ve üretici fiyatını düşürmeyecek bir takvimle yapılmalıdır. Üreticiye en az beş yıllık öngörü sağlayacak destekleme ve üretim planı hazırlanmalıdır. Kooperatiflere ve üretici birliklerine ucuz finansman sağlanmalı; lisanslı depoculuk ve işleme kapasitesi artırılmalıdır. Tohumdan raf fiyatına kadar bütün maliyetler ve kâr marjları şeffaf biçimde denetlenmelidir.




