CHP İzmir İl Başkan Vekili İnanç Nurlu, iktidarın ekonomi politikalarını eleştiren çarpıcı bir metin kaleme aldı.
Nurlu atılması gereken 5 adımı “Hayat pahalılığı karşısında vatandaşın geliri korunmalı. Vergi yükü adil paylaşılmalı. Gençlere ve kadınlara kalıcı iş olanakları sağlanmalı. Küçük işletmenin üretmesi ve ayakta kalması kolaylaştırılmalı. Çiftçi, önünü görerek üretim yapabilmeli.” önerileriyle sıraladı.
“Vatandaş artık verdiği verginin okulda, hastanede, güvenli konutta ve adalet hizmetinde karşılığını görmek istiyor.” diye vurgulayan Nurlu “Çalışarak geçinebildiği, hakkını ararken çekinmediği, çocuğunun yarınından kaygı duymadığı bir yaşam istiyor.” ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE’NİN DERDİ BELLİ, ÇÖZÜMÜ MÜMKÜN"
Nurlu’nun metninin tamamı şöyle:
İnsanlarımız geçinmek, güven içinde yaşamak ve çocuklarının geleceğine umutla bakmak istiyor. Siyasetin ve kamu yönetiminin görevi, bu beklentilere somut karşılık vermektir.
Bugün bir evde en çok hangi konular konuşuluyor? Pazar alışverişi, kira, faturalar, çocukların okul masrafları… Gençler iş arıyor, emekliler ay sonunu hesaplıyor, küçük esnaf ödemelerini yetiştirmeye çalışıyor. Çiftçi ise daha ürününü toplamadan gelecek sezonun masrafını düşünüyor.
Bu sıkıntıları yaşayan insanlara yalnızca sabır tavsiye edemeyiz. Nereden başlayacağımızı, hangi kaynağı kullanacağımızı ve ne zaman sonuç alacağımızı açıkça ortaya koymak zorundayız.
"EKONOMİDE ATILMASI GEREKEN BEŞ ADIM"
1. Hayat pahalılığı karşısında vatandaşın geliri korunmalı.
Enflasyonun düşmesi, marketteki fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Ücretlerin ve emekli aylıklarının satın alma gücü düzenli olarak değerlendirilmeli, kayıpları giderecek adımlar atılmalı. Düşük gelirli ailelere gıda ve enerji desteği sağlanmalı. Devlet de zorunlu olmayan harcamalarını azaltmalı, bütçe ve para politikasını fiyat istikrarını sağlayacak biçimde yürütmeli.
2. Vergi yükü adil paylaşılmalı.
Çalışanın ücreti artarken vergi dilimi yüzünden eline geçen paranın erimesine son verilmeli. Düşük ve orta gelirlilerin yükü hafifletilmeli, yüksek gelirlerde kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmeli. Çocuklu ve dar gelirli ailelere düzenli destek verilmeli. İş bulan kişinin sosyal yardımı bir anda kesilmemeli; ailesinin geliri yükseldikçe kademeli azaltılmalı.
3. Gençlere ve kadınlara kalıcı iş olanakları sağlanmalı.
Çocuğunu bırakacak güvenli bir yer bulamadığı için çalışamayan kadınların önündeki engeller kaldırılmalı, mahallelerde erişilebilir kreşler açılmalı. Gençlere ücretli ve sigortalı mesleki eğitim sunulmalı. İşverene verilen destek, çalışanın birkaç ay sonra kapının önüne konulmasını önleyecek koşullara bağlanmalı.
4. Küçük işletmenin üretmesi ve ayakta kalması kolaylaştırılmalı.
KOBİ’lerin makine yenileme, enerji tasarrufu ve teknolojik dönüşüm yatırımlarına uygun koşullu finansman sağlanmalı. Kamudan alacağı olan küçük işletmeler ödemelerini zamanında alabilmeli. Teşvik verilen işletmelerin üretime, istihdama ve verimliliğe katkısı düzenli olarak izlenmeli.
5. Çiftçi, önünü görerek üretim yapabilmeli.
Üretici, hangi desteği ne zaman alacağını ekimden önce bilmeli. Destekler, gübreyi ve ilacı alacağı dönemde eline ulaşmalı. Ürünlerin maliyetleri düzenli açıklanmalı; ürünün özelliğine göre alım güvencesi veya fark desteği uygulanmalı. Kooperatiflerin ortak alım, depolama ve doğrudan satış olanakları güçlendirilmeli. Üretim planlaması yapılırken su kaynakları mutlaka korunmalı.
"TOPLUMSAL YAŞAMDA ÇÖZÜM BEKLEYEN BEŞ TEMEL SORUN"
"1. Çocukların eğitim olanakları arasındaki uçurum kapatılmalı.
Bir çocuğun geleceğini ailesinin geliri belirlememeli. İhtiyacın en yüksek olduğu okullardan başlanarak ücretsiz okul yemeği verilmeli. Öğretmen açığı giderilmeli, derslerinde geride kalan çocuklara okul içinde ücretsiz destek sağlanmalı. Kaynaklar, en fazla ihtiyacı olan okullara öncelikle ulaştırılmalı.
2. İnsanların adalete ve liyakate güveni güçlendirilmeli.
Gençler, emeklerinin ve bilgilerinin karşılığını alabileceklerine inanmalı. Kamuya alımlarda açık ve nesnel ölçütler uygulanmalı; sözlü değerlendirme zorunluysa kayıt altına alınmalı ve gerekçesi açıklanmalı. Kamu ihaleleri denetlenebilir olmalı. Yargı bağımsızlığı güçlendirilmeli, hak aramak yıllar süren ve maddi güce bağlı bir mücadele olmaktan çıkarılmalı.
3. Kadınlar ve çocuklar şiddet karşısında yalnız bırakılmamalı.
Yardım isteyen bir kişinin başvurusu kurumlar arasında kaybolmamalı. Aynı gün risk değerlendirmesi yapılmalı, gerekiyorsa güvenli barınma sağlanmalı. Yüksek riskli vakalar sorumlu uzmanlar tarafından takip edilmeli. Şiddetten uzaklaşan kadınlara hukuki desteğin yanında kreş ve iş olanağı da sunulmalı. Çocukları korumak için okul, sağlık ve sosyal hizmet birimleri birlikte çalışmalı.
4. Güvenli bir evde yaşamak herkesin hakkı olmalı.
Kamu arazilerinde, insanların işine ve toplu ulaşıma erişebileceği sosyal kiralık konutlar yapılmalı. Deprem riski taşıyan binalar teknik ölçütlerle belirlenmeli; dar gelirli ev sahiplerine güçlendirme ve yenileme desteği, kiracılara taşınma ve geçici barınma yardımı verilmeli. Yapı denetimi bağımsız ve etkili yürütülmeli.
5. Farklılıklarımızla birlikte yaşama irademiz güçlendirilmeli.
Hiç kimse siyasi görüşü, kimliği veya yaşam biçimi nedeniyle kamu hizmetlerinden dışlanmamalı. Sosyal yardımların koşulları açık olmalı, haksızlığa uğradığını düşünen yurttaşın başvurabileceği etkili yollar bulunmalı. Mahallelerde gençlerin buluşabileceği spor, kültür ve sanat alanları açılmalı. Göçün yoğun olduğu yerlerde okul, sağlık ve belediye hizmetleri, hizmet verilen nüfusa göre güçlendirilmeli."
"SÖZÜN ARKASINDA BÜTÇE VE TAKVİM OLMALI"
"Bu önerilerin her biri için sorumlu kurum, ayrılacak kaynak ve uygulama tarihi açıklanmalı. İlk 100 gün içinde maliyetler ve öncelikler belirlenmeli; çocukların beslenmesi, şiddet tehdidi altındaki insanların korunması, temel ihtiyaçların karşılanması ve en riskli binaların güvenliği için çalışmalar başlatılmalı.
Kaynak oluşturmak için verimsiz teşvikler ve vergi istisnaları gözden geçirilmeli, kamu alımlarında rekabet artırılmalı, kayıt dışılıkla mücadele edilmeli. Henüz elde edilmemiş tasarruflar bütçede hazır para gibi gösterilmemeli. Her üç ayda bir, yapılan işlerin insanların hayatına nasıl yansıdığı kamuoyuna açıklanmalı.
Vatandaş artık verdiği verginin okulda, hastanede, güvenli konutta ve adalet hizmetinde karşılığını görmek istiyor. Çalışarak geçinebildiği, hakkını ararken çekinmediği, çocuğunun yarınından kaygı duymadığı bir yaşam istiyor.
Bu beklentileri karşılayacak imkânları oluşturmak ve kaynakları doğru kullanmak, ülkeyi yönetenlerin sorumluluğudur."




