CHP Parti Okulu İl Yöneticileri Eğitimi kapsamında Diyarbakır'a gelen Kaya, partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenledi.
Toplantıya, CHP İl Başkanı Sertaç Eke, CHP Parti İçi Eğitim Sorumlusu Aytuğ Atıcı ve partililer katıldı.

"EVLATLARIMIZIN ÖLMEDİĞİ BİR GELECEK İÇİN 'EVET' DEDİK"
Kaya, ikinci çözüm sürecinin yasal zeminini oluşturan Çerçeve Yasa'ya ilişkin mesajlar verdi. Diyarbakır'ın barışın kapısı olması gerektiğini ifade eden Kaya, şöyle konuştu:
"Şimdi Türkiye'nin önünde tarihi bir fırsat var. Silahların sustuğu, terörün sona erdiği, siyasetin ve demokratik mücadelenin konuştuğu bir Türkiye hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Bugün 'Terörsüz Türkiye' sürecinde çerçeve yasasının Meclis'ten geçmiş olmasını, terörün sona erdirilmesi ve kalıcı barışın sağlanması açısından atılan önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu nedenle yasaya Cumhuriyet Halk Partisi olarak 'evet' dedik. Bizim 'evet'imiz evlatların ölmediği, silahların tamamen devre dışı kaldığı ve Türkiye'nin birlik bütünlüğünün güçlendiği bir geleceğe verilmiş bir evettir."

"BU SÜRECİ BAŞARIYA ULAŞTIRMAK ZORUNDAYIZ"
Barışın yanında olduklarını dile getiren Kaya, şunları kaydetti:
"Çünkü barış yalnızca silahların susması değildir, çocuklarımızın geleceğe güvenle bakmasıdır, anaların yüreğine ateş düşmemesidir ve Türkiye'nin enerjisinin çatışmaya değil, kalkınmaya harcanmasıdır. Barış medeniyettir. Daha fazla insanımızı kaybetmeden, daha fazla annenin gözyaşı dökmesine izin vermeden bu süreci başarıya ulaştırmak zorundayız. Diyarbakır bu yeni dönemin en güçlü umut kapılarından biri olabilir. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'te, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partide siyaset yapıyoruz. Dolayısıyla 'yurtta sulh, cihanda barış anlayışı' Cumhuriyet Halk Partisinin kurulduğu günden bu yana savunduğu bir anlayıştır. Yalnızca Türkiye'de silahların susmasını istemiyoruz, Türkiye'de barışı kurarken bölgemizde de barışın güçlenmesini istiyoruz. Türkiye'de barış, bölgede barış, dünyada barış ana hedefimizdir. Barış içinde demokratik, eşit ve üreten bir Türkiye'yi hep birlikte kuracağız. Bu ülke topraklarında barış, kardeşlik, demokrasi ve dostluk egemen oluncaya kadar bu mücadeleyi sizlerle birlikte yürüteceğiz."
“SANDIĞIN YERİNE KAYYUM, SİYASETİN YERİNE VESAYET KONULAMAZ”
Kaya, kayyımlara ilişkin de 'seçilmişlik' vurgusu yaparak “Halk kimi seçmişse kenti o yönetmelidir. Seçilmiş bir kişi hakkında hukuki bir iddia varsa bunun yolu bağımsız ve tarafsız yargıdır. Halkın iradesini bütünüyle ortadan kaldırmak çözüm değildir. Sandığın yerine kayyum, siyasetin yerine vesayet konulamaz” dedi.
“Diyarbakır halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayılması, seçilmişlerin yerine kayyum anlayışının geçirilmesi demokrasiyle bağdaşmaz” diyen Kaya, şöyle devam etti:
“Halk kimi seçmişse kenti o yönetmelidir. Seçilmiş bir kişi hakkında hukuki bir iddia varsa bunun yolu bağımsız ve tarafsız yargıdır. Halkın iradesini bütünüyle ortadan kaldırmak çözüm değildir. Sandığın yerine kayyum, siyasetin yerine vesayet konulamaz. Diyarbakır yeniden üreten bir kent olmak zorundadır. Tarımın ve hayvancılığın güçlendiği, sanayinin büyüdüğü, esnafın kazandığı, kadınların üretime katıldığı, gençlerin kendi kentinde iş ve gelecek bulabildiği bir Diyarbakır istiyoruz. Çünkü üretim yalnızca ekonomik kalkınma değil, toplumsal huzurun ve kalıcı barışın da teminatıdır.”

