CHP Hukuk Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı tarafından hazırlanan İfade Özgürlüğü Raporu Türkiye'de ifade ve basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin sistematik bir biçimde sürdüğünü ortaya koydu.

Şubat ayını kapsayan raporda, özgür ifade alanını daraltan uygulamalar altı başlık altında ele alındı: Eleştirilerin 'hakaret' olarak değerlendirilmesi, erişim engelleri, barışçıl protesto hakkına müdahaleler, RTÜK yaptırımları, dezenformasyon kanununun bir sansür aracı olarak kullanılması ve 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasının kullanım biçimi.

"İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALELER ÇOK YÖNLÜ"

Raporda Şubat ayında da ifade ve basın özgürlüğüne yönelik müdahalelerin çok yönlü olarak devam ettiği ifade edildi ve şu tespitlere yer verildi:

"Ekrem İmamoğlu ve 106 kişinin tutuklu olarak yargılandığı İBB davasının ilk duruşması öncesinde yargı süreçlerini yakından takip eden gazeteci Alican Uludağ'ın tutuklanması, iddianame hakkında haberler yapan gazeteci Furkan Karabay'ın ev hapsinde bulunması ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesi, ifade özgürlüğü üzerindeki baskının boyutunu göstermektedir."

Raporda ayrıca barışçıl protesto hakkına yönelik müdahalelerin sürdüğü belirtildi: "CHP Adalar Gençlik Kolu Başkanı'nın 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' eyleminden saatler önce gözaltına alınarak tutuklanması, CHP Erzincan Gençlik Kolu Başkanı'nın Ekrem İmamoğlu pankartı astığı için gözaltına alınması ve CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın'a verilen hapis cezası, Cumhuriyet Halk Partili gençlerin hedef alındığını ortaya koymaktadır."

Raporda ayrıca ifade özgürlüğüne yönelik baskının yalnızca gözaltı ve tutuklama tedbirleriyle sınırlı olmadığına dikkat çekildi. Hedef gösterme, sosyal medya linçleri ve hesaplara erişim engelleri gibi yöntemlerin de eleştirel sesleri susturma amacıyla kullanıldığı belirtildi.

"HALKIMIZ GERÇEKLERİ DUYMAYI HAK EDİYOR"

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir milletvekili Gökçe Gökçen, "İfade özgürlüğüne yönelik sansürler İBB duruşmasının öncesinde arttı. Toplumun tartışmadığı, gençlerin konuşmadığı, gazetecilerin doğru bilgiyi aktaramadığı bir düzen hedefleniyor. Buna rağmen gençler konuşuyor, gazeteciler zor koşullara rağmen susmuyor, toplum gerçeği duymak istiyor. Biz ifade özgürlüğünü savunuyoruz, çünkü halkımız gerçekleri duymayı hak ediyor" ifadelerini kullandı.

İBB Davası'nda 5'inci gün: Duruşma tartışma sebebiyle başlamadan bitti
İBB Davası'nda 5'inci gün: Duruşma tartışma sebebiyle başlamadan bitti
İçeriği Görüntüle

Gökçen, Ocak ayında olduğu gibi Şubat ayında da raporumuz hem ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamaları kaydediyor, hem de hangi söz ve haberlerden rahatsız olunduğunun da altını çiziyor. Bu dönem gerçeklerle yalanlar arasında, aydınlıkla karanlık arasında, iyiyle kötü arasında bir mücadeleye tanıklık ediyoruz. Hiç kuşkusuz yalanlara karşı gerçekler, karanlığa karşı aydınlık, kötülüğe karşı iyilik kazanacak" diye konuştu.

Gökçe Gökçen-3

GÖKÇEN AKPM'DE RAPORTÖRLÜK YAPACAK

Öte yandan Gökçen, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komisyonu’nda “Parlamenterlerin İfade Özgürlüğünün Korunması” konusunda da raportörlük yapacak.

AKPM'ye sunduğu önergesi kabul edilen Gökçen, Parlamenterlerin ifade özgürlüğünün ihlali, onların temsil ettikleri kişilerin yani toplumun da ifade özgürlüğü önünde birer engele dönüşüyor. Sınırlamalar bazen davalarla, bazen de parlamentonun karar verebildiği disiplin cezalarıyla meydana gelebiliyor. Bu raporda Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde parlamenterlere karşı yargı süreçleri ve disiplin cezalarına karşı ifade özgürlüğünü koruma yöntemleri üzerine çalışacağım." dedi.

Gökçen-3

Kaynak: ANKA