Sosyal Demokrasi Derneği, CHP Çankaya İlçe Örgütü'yle birlikte Çankaya Belediyesi'ne ait Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde gazeteci-yazar Uğur Mumcu'yu anma paneli düzenledi. Panele konuşmacı olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve gazeteci Fatih Ertürk katıldı. CHP Genel Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, şunları söyledi:
"BURADAN BİR TUĞLA ÇEKERSEK DEVLET ÇÖKER DENİLMİŞTİ"
"Uğur Mumcu'yu 33 yıl önce bugün kaybettik. Kendisi yolsuzluk, terör, mafya siyasi ilişkisi, terör örgütleri ve istihbarat teşkilatları arasındaki ilişkiler hatta Türkiye'de de PKK ve MİT üzerine araştırmalar yapıyordu. Bunları neden söylüyorum? Hepimiz biliyoruz fakat Uğur Mumcu tam da bu konuların üzerine çalıştığı için katledilmişti. Ve buradan bir tuğla çekersek devlet çöker denilmişti. Tam da bugün konuştuğumuz konular bugün ortaya çıkan davalar, olaylar hala aydınlatılması gereken ilişkiler konuşulurken bir taraftan yine buradan bir tuğla çekersek devlet çöker anlayışını benimseyenlerin kimler olduğunu çok iyi biliyoruz. Yıllar önceden bugüne ne olacaksa olsun, hangi tuğla çekilecekse çekilsin, ne yıkılacaksa yıkılsın diyenlerin mücadelesi bugün Uğur Mumcu'dan ilham alıyor. Dolayısıyla ben hem Uğur Mumcu'yu hem de farklı yıllarda aynı gün kaybettiğimiz Ali Gaffa Rokkan ve İsmail Cem'i de saygıyla anıyorum."
"HEPİMİZİN HUKUK GÜVENLİĞİ, HEPİMİZİN KAZANILMIŞ HAKLARI HEDEF ALINIYOR"
Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davalara ilişkin bilgi veren Gökçen, şu ifadeleri kullandı:
"Siyasetin gündemine halkın kendisini yerleştirebilme hakkı hedef alınıyor burada. Yani 'Ben iktidarı beğenmiyorum, iktidar benim için çalışmıyor, halk için çalışmıyor. Dolayısıyla ben bu iktidarı değiştirebilirim. Bu uyarı sonucunda da iktidar olmaya aday herkes benim gündemimi esas almalıdır. Halkın gündemini esas almalıdır' diyebilme hakkımız burada hedef alınıyor. Çünkü eğer iktidarın seçimle değişme ihtimali ortadan kaldırılırsa o zaman zaten iktidar olmaya aday hiç kimse ve iktidarını sürdürecek olan hiç kimsenin halkı dinleme, halkın sorunlarını çözmeye çalışma gibi bir motivasyonu kalmayacaktır. Tam da bu yüzden şu anda Ekrem Başkan'ın diplomasının iptal edilmesine yönelik karar ve idare mahkemesinin böyle göze sokarcasına heyetler değiştire değiştire, hakimlerin yerlerini değiştire değiştire doğal hakim güvencesini açık açık bütün davalarda seçerek ortadan kaldıran bir cüretle karşı karşıyayken aslında hepimizin hukuk güvenliği hepimizin kazanılmış hakları burada hedef alınıyor.
"BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ"
Uğur Mumcu'dan başladık. Oradan bitirelim. Ne olacaksa olsun, hangi güç zarar görecekse görsün, kimin çıkarları burada zedelenecekse zedelensin, bir arada, huzurlu bir geleceği kurabilmek için cesaretle çalışmak burada hepimizin hem haklarına sahip çıkarak hem de bu cesaretle çalışma gibi bir yükümlülüğümüz var. Tam da o yüzden evet susarsak bedelleri çok olur, susarsak özgürlüklerimizi kaybederiz. Ancak konuşursak da iptal edilmiş bir seçimi geri aldığımız gibi daha da büyük farklar attığımız gibi partimize kayyum atatmaya çalışanlara karşı o kayyumu kapıdan gönderdiğimiz gibi ve bütün bunlara rağmen 'Yüz yüze bakamayacaklar' dedikleri bir yerde milyonlar da milyonlarla meydanlarda buluştuğumuz gibi ve bu buluşmalarımızı çok daha güçlendirdiğimiz gibi her şeyi değiştirme fırsatımız var. Her şeyi çok daha güzel yapma fırsatımız var. Ancak burada gücümüzün farkında olmak zorundayız. Ve ilkelerimizle, haklarımıza sahip çıkma cesaretimizle ve 'Kime değecekse değsin kimi rahatsız edecekse etsin' diyerek hakikate sahip çıkma kararlılığımızla bu geleceği değiştireceğiz. Bu düzeni değiştireceğiz."





