TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da konuşan siyasi partilerin grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise konuşmasında Tayfun Kahraman ve Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumlarını gündeme getirdi. Emir'in konuşması şu şekilde:
"YAŞANAN CEZAEVİNDE KÖTÜ MUAMELEYİ GEÇMİŞ İŞKENCE SUÇUNA GİRMİŞ BİR DURUM”
“Konuşmama Tayfun Kahraman ve Murat Çalık için artık insanlık dramına dönüşmüş olan hastalık durumunu gündeme getirerek başlamak istiyorum" diyen Emir, Tayfun Kahraman'ın Gezi davasından birkaç kez beraat ettiğini, Anayasa Mahkemesi'nin "adil yargılanmadığını tespit ettiğini ve 'tahliye et ve yeniden yargıla' dediğini" hatırlattı. Buna rağmen mahkemenin bu karara uymadığını belirten Emir, "Burada açık bir hukuksuzluk ve bir Anayasa tanımazlık vardır" ifadelerini kullandı. Tayfun Kahraman’ın multiple skleroz (MS) hastası olduğunu vurgulayan Emir, "Bu son derece ağır seyreden, ağır ağrılarla seyreden ve bir kişinin tek başına yaşamını cezaevinde geçirmesini önleyecek derecede ağır bir hastalık" dedi. Kahraman'ın hastaneye götürülürken kötü muameleye maruz kaldığını söyleyen Emir, "Dönüşte neurontin ilacı alması lazım; o gece ilacını almıyor ve ağrılar içerisinde uyuyor ve bizim vicdanımız sızlıyor" diye konuştu. Emir, "Bu kişiyi tek başına inatla cezaevinde tutmak, Anayasa Mahkemesi kararını çiğnemek, cezaevinde kötü muameleyi geçmiş işkence suçuna girmiş bir durumdur" dedi.
"BUNUN ADI SÜRGÜN"
Mehmet Murat Çalık'ın durumuna da değinen Emir, Çalık’ın tutuklu olduğunu, gerekçesiz şekilde İzmir Buca Cezaevi’ne gönderildiğini belirterek, "Bunun adı sürgün" ifadesini kullandı. Çalık’ın daha önce lenfoma geçirdiğini hatırlatan Emir, "İzmir'deki Buca Cezaevi'nde 15 kilo verdi, hepimizin gözü önünde eridi" dedi. Yapılan tetkiklerde "hastalığın nüksediyor olabileceğinin" belirtildiğini aktaran Emir, "Bu kişiyi hiç olmazsa alın, korunaklı, cezaevi koşullarındaki bir üniversite hastanesinde takip edin" çağrısında bulundu.
"BİR CENAZE ÇIKARSA BUNUN ALTINDA TÜRKİYE CUMHURİYETİ KALIR"
Adli Tıp ve savcılık sürecine de değinen Emir, "Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir. Bu bir insanlık suçudur” dedi. Emir, "Bu kişilere yapılan açıkça hukuksuzluktur, hukuku çiğnemektir, insanlığından vazgeçmektir. Bu bir insanlık suçudur ve oradan, Allah korusun, bir cenaze çıkarsa bunun altında Türkiye Cumhuriyeti kalır; açık söylüyorum, Türkiye Cumhuriyeti kalır. Ama oradaki meslektaşlarıma da buradan sesleniyorum: Emir geldi, talimat geldi diye bu işlerin içine girmeyin, hastanın hakkını verin ve hastaların olması gerektiği gibi tedavi almalarını sağlayın. Bu kişilerin artık bir dakika bile cezaevi hücrelerinde tutulması açıkça hukuksuzluktur, insanlık dışı bir uygulamadır" ifadelerini kullandı.





