CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, kadın istihdamı ve işgücü piyasasındaki eşitsizliklerin araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma komisyonu kurulması teklifinde bulundu. 22 milletvekilinin imzasını taşıyan önerge, kadınların işgücüne katılımındaki düşüklük, genç kadın işsizliğindeki artış ve tek başına annelerin yaşadığı ekonomik kırılganlıkların bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını talep ediyor.
Önergede, Türkiye’de istihdam politikalarındaki eşitsizliklerin giderilmesi, kadınların işgücüne katılım oranlarının artırılması ve çalışma hayatında kalıcılığın sağlanması gerektiği ifade edildi. Ayrıca bakım krizi ile işgücü piyasası arasındaki ilişkinin, sosyal politikaların temel başlıklarından biri haline geldiği vurgulandı.
KADIN-ERKEK ARASINDA İSTİHDAM UÇURUMU
Teklifte yer verilen TÜİK ve UN Women işbirliğiyle hazırlanan “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2025” verilerine göre, kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerin oldukça gerisinde bulunuyor.
Verilere göre işgücüne katılım oranı erkeklerde yüzde 71,3 olurken, kadınlarda bu oran yüzde 36,2’de kalıyor. İstihdam oranlarında da benzer bir tablo dikkat çekiyor; erkeklerde yüzde 66,9 olan istihdam oranı kadınlarda yüzde 32,5 seviyesinde.
Türkiye’nin kadın istihdam oranının, Avrupa Birliği ortalamasının oldukça altında kaldığına da dikkat çekildi.
GENÇ KADIN İŞSİZLİĞİ VE NEET ORANLARI YÜKSELİYOR
Önergede genç işsizliği verilerine de yer verildi. Buna göre 15-24 yaş grubunda genç kadın işsizliği yüzde 22,3’e ulaşırken, genç erkeklerde bu oran yüzde 13,1 olarak hesaplandı.
NEET olarak tanımlanan, ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençler arasında da kadınların oranının belirgin şekilde yüksek olduğu belirtildi. 2024 verilerine göre genç kadınlarda NEET oranı yüzde 30,1 seviyesinde gerçekleşirken, erkeklere kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olduğu ifade edildi.
KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATINDA KALICILIĞI DAHA DÜŞÜK
Teklifte, kadınların iş hayatında kalma sürelerinin erkeklere göre yarı yarıya daha düşük olduğuna dikkat çekildi. Buna göre erkeklerin ortalama çalışma hayatında kalma süresi 39,7 yıl iken kadınlarda bu süre 20,7 yıl olarak hesaplandı.
Bu farkın en önemli nedenlerinden biri olarak doğum sonrası süreçte kadınların işgücünden kopması gösterildi.
DOĞUM SONRASI KADINLAR İŞTEN AYRILIYOR
Önergede yer verilen veriler, doğum sonrası dönemin kadın istihdamı açısından en kritik kırılma noktalarından biri olduğunu ortaya koydu.
Buna göre:
Doğumdan sonraki 1 ay içinde kadınların yüzde 3,7’si işten ayrılıyor
6 ay içinde bu oran yüzde 39,9’a çıkıyor
12 ay içinde yüzde 56,5’e ulaşıyor
36 ay içinde ise yüzde 72,8’e kadar yükseliyor
Ayrıca 3 yaşından küçük çocuğu olan kadınlarda istihdam oranı yüzde 26,9 seviyesinde kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 90,4 olarak kaydedildi.
BAKIM YÜKÜ KADINLARI İŞ GÜCÜNDEN UZAKLAŞTIRIYOR
Önergede, kadınların işgücüne katılamama nedenleri arasında ev içi bakım emeğinin önemli bir yer tuttuğu belirtildi. Kadınların işgücüne dahil olmama nedenleri içinde ev işleri ve bakım sorumluluğunun payının yüzde 35 olduğu ifade edildi. Bu durumun kadınların özellikle doğum sonrası dönemde iş hayatından kopuşunu hızlandırdığı vurgulandı.
“EBEVEYN ODAKLI POLİTİKALARA GEÇİŞ ŞART”
Gülizar Biçer Karaca’nın önergesinde, mevcut sosyal politika yaklaşımının “annelik temelli bakım modeli” üzerine kurulu olduğu ancak bunun yetersiz kaldığı ifade edildi. Önergede, bakım sorumluluğunun yalnızca kadınlara yüklenmemesi gerektiği belirtilerek ebeveyn odaklı model önerildi.
Bu kapsamda:
Anne ve baba arasında eşit bakım sorumluluğu
Devredilemez babalık izinleri
Güvenceli esnek çalışma modelleri
Kurumsal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması
İşe dönüş süreçlerinde destek mekanizmaları gibi başlıklar öne çıkarıldı.
TEK BAŞINA ANNELERİN DURUMU DİKKAT ÇEKİLDİ
Önergede ayrıca tek başına çocuk büyüten annelerin yaşadığı ekonomik ve sosyal zorluklara özel vurgu yapıldı. Türkiye’de tek ebeveynli hanelerin büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğu belirtilirken, bu grubun düşük gelir, yoksulluk riski ve sınırlı istihdam olanakları nedeniyle kırılgan durumda olduğu ifade edildi.
Bazı saha verilerine göre tek başına annelerde sürdürülebilir istihdam oranının yüzde 10 seviyelerine kadar düştüğü de önergede yer aldı.
MECLİS’E “BÜTÜNCÜL POLİTİKA” ÇAĞRISI
Önerge, kadın istihdamı sorunlarının yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal politika, bakım hizmetleri ve toplumsal cinsiyet eşitliği boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Araştırma komisyonu kurulması halinde; genç kadınlar, NEET grubu, engelli kadınlar, tek başına anneler ve yoksulluk riski altındaki kadınlara yönelik ayrıştırılmış veri setlerinin oluşturulması ve politika önerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.




