Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 39. Olağan Kurultayı'nın ikinci gün maratonu saat 10.00'da başladı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39’uncu Olağan 'Şimdi İktidar Zamanı' Kurultayı’nda konuştu. İşte o tarihi konuşma...

CHP'de kurultay maratonu sürüyor: Özgür Özel’den tarihi konuşma

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39. Olağan Kurultayı’nda “Şimdi iktidar zamanı” diyerek partinin gelecek hedeflerini açıkladı. Özel, konuşmasında 39. Kurultay’ın muhalefetteki son kurultay olacağını 40. Kurultay’ın ise iktidarda yapılacağını söz vererek şu ifadeleri aktardı: “Biz verdiğimiz değişim sözünün altını, tüm bu adımları atarak doldurduk. Ve şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz. Ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmayı ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın onur meselesi sayıyorum. Geçen kurultay, bu salonda, bu kürsüde 1970’lerde rahmetli Ecevit’in yaptığı gibi, girdiği ikisi yerel ikisi genel tüm seçimlerden partisini birinci çıkardığını, bizim de bunu başaracağımızı eğer bunu başarmazsak bu görevde kalmayacağımızı söylemiştim. Bu sözü verdikten 4 ay -5 ay sonra bu sözün ilk adımını atmak, ilk sınavda verdiğimiz sözü tutmak nasip oldu. Şimdi buradan bu kurultaydan, 40’ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? Şimdi iktidar zamanı. Gençlerin dediği gibi, ‘İktidar, iktidar, iktidar.’”

“SANDIĞI GETİR MİLLET KARARI VERSİN”

Özel, Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin adayı olduğunu söyledi. Seçim yarışının sandıkta yapılması gerektiğini belirterek “Hodri meydan, sandığı getirin, millet karar versin” ifadelerini kullandı. Özel şu ifadeleri aktardı: “Bugün adayımızın metrodaki sesinden, duvardaki resminden, sosyal medyadaki hesabından bile korkuyorlar. Onlara buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da B planımız da Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu, milletin adayıdır. Sarayın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu’nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan. Yargı kollarına değil, teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada ve örgütüm burada, sandık nerede? Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı.”

15 BELEDİYE BAŞKANI TUTUKLU

15 belediye başkanının tutuklu olduğunu hatırlatan Özel, süreçle ilgili şu açıklamayı aktardı: “Bugün 15 belediye başkanımız ve yol arkadaşımız tutukludur. Her birinin değerli aileleri; eşler, çocuklar, anneler, babalar bu salondadır. Bize emanettir ve millete emanettir. Yalanlar, iftiralar attılar. Yalana, iftiraya doymadılar. Tam 237 gün sonra iddianame yazabildiler ama attıkları, sekiz aydır tartıştırdıkları yalanların iddianamede arkasında duramadılar. İddianameye o yalanları yazamadılar. Bizi yargılayacakları iddianame ile bu aziz milletin vicdanında kendileri yargılanıyorlar. Çünkü millet günün mağdurlarının nasıl zalim olduğunu gördü. Sayın Erdoğan da bu gerçekleri görünce rahatsız oluyor ve ‘Anlatamıyorsunuz’ diyor. Gazetecilere, basın mensuplarına, yandaş basına yükleniyor, zorluyor. Ama bir yalan, bir doğrunun karşısında; bir iftira, bir hakikatin karşısında ne kadar dayanabilir ki? Çok rahatsız olduğu o videoyu, genel istek üzerine milletimize bir kez daha arz ediyorum. Tüm vatandaşlarımızın vicdanına sesleniyorum. Bu kadar yalan, bu kadar iftira, bu kadar kul hakkı olur mu? Rahmetli Erbakan’ın dediği gibi ömür boyu alınları secdeden kalkmasa bu vebali ödeyemezler. Bu ülke elbet çok kara kışlar, çok zor zamanlar gördü. Ama hiçbir dönem bu dönemin gaddarlığı ile yarışamaz. Soruyorum, kim inandığını özgürce dile getirebiliyor? Çıtını çıkaranı, Silivri’ye atıyorlar, kaşını oynatanın malına mülküne çöküyorlar. ‘Acaba’ diyenin kulağını çekiyorlar, sonra ortalıkta bir daha görünmüyor. Gazeteciler tutuklanırken, onların arkadaşları susuyor. Sanatçılar ip gibi sabahın köründe sıraya dizilip haysiyetleriyle oynanırken, diğer meslektaşları konuşmuyor. Siyasetçilere, iş insanlarına, sivil toplum temsilcilerine kelepçe vurulurken, diğerleri ‘Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ diyor. Milyonlar direnirken, bedel öderken, susanlara soruyorum. Bu suskunluğu, bu çaresizliği kim öğretti size? Komşunuz oradayken fırlayıp gitmek yerine, sessizce kapıyı çekip arkanızı dönmeyi, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır değeri ile yoğrulan bu topraklarda yanı başınızda yaşananlara susmaya nasıl alıştınız? Ne zaman unuttunuz, bu ülkenin nasıl kurtulduğunu? Seyit Onbaşı’nın sırtında mermi değil, milletin kaderini taşıdığını ne zamandan beri unuttunuz? Nene Hatun’un sadece yaralı askerlere değil, milletin haysiyetini kurtarmaya koştuğunu ne zaman unuttunuz? Elinde kumandası, üstünde pijaması oturanlara sesleniyorum. Gün sokaklara çıkma, meydanlara akma günüdür. Gün; dayanışma, direnme günüdür. Gün; bu kara düzene itiraz etme günüdür. Ya o pijamayla evinde oturup sıranın sana gelmesini bekleyeceksin ya da meydanlara çıkıp bizimle birlikte bu darbeyi püskürteceksin. Evde, elinde kumandasıyla oturan, pijamalıya sesleniyorum. Ya meydanlara çıkacaksın, bu darbeyle yüzleşeceksin, nereye davet ediliyorsan oraya güç vereceksin, itiraz edeceksin, sandığı, Cumhuriyet’i kurtaracaksın. Ya da sonra hiç hayıflanmayacaksın. Meydanlar bizimdir, sokaklar bizimdir, mücadele bizimdir, Türkiye hepimizindir. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

CHP'li Emir: 11. Yargı Paketinde İmamoğlu’nu sıkıştırmak için düzenleme yapıldı
CHP'li Emir: 11. Yargı Paketinde İmamoğlu’nu sıkıştırmak için düzenleme yapıldı
İçeriği Görüntüle

“SİZE MÜCADELE VADEDİYORUM”

Son olarak Özel, zorluklara rağmen iktidara yürüneceğini söyleyerek partilileri birlikte hareket etmeye şu sözlerle davet etti: “Elbette zor zamanlardan geçiyoruz, geçeceğiz. En ağır bedelleri ödedik, ödüyoruz, ödeyeceğiz. Ben sizlere ilk seçime kadar güzel günler vadetmiyorum. Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size mücadele vadediyorum. Ben size 100 yıl önce olduğu gibi gerekirse ölümü göze almayı, ama işgale teslim olmamayı vadediyorum. Ve tüm mücadelenin sonunda size iktidar vadediyorum, iktidar vadediyorum. Ben size onur, ben size haysiyet ve cesaret vadediyorum. Ben sizin gözlerinizde o cesareti görüyorum. Ben size bakınca bu zaferi birlikte kazanacağımız yol arkadaşlarımı görüyorum. Benimle birlikte yürümeye var mısınız? Benimle birlikte yürümeye var mısınız? Var mısınız? Var mısınız? O zaman o zaman haydi bakalım gençler, yürüyelim arkadaşlar.”

Kaynak: HABER MERKEZİ