CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin MYK toplantısı sonrası CHP Genel Merkez’de basın açıklaması düzenledi. MYK gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sarı, konuşmasına bugün Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı.
“ASLINDA ÇOK AÇIK BİR İTİRAF”
AKP’ye transfer olan başkanlarla ilgili olarak YENİ Parti Lideri Özgür Özel’e yüklenen Sarı, CHP’li 39 belediyenin AKP’ye geçtiğini hatırlatarak, “Özgür Özel açıklamasında bir şey daha söylüyor. Bu da aslında çok açık bir itiraf. Diyor ki: 'Düşünsenize, o belediye başkanlarının tamamı bizim yönetimimiz sırasında belirlenmiş.' Yani diyor ki bize: 'Bunlar CHP üyesi ama bunları ben belirledim' diyor. 'Bunlar kerhen orada duruyor. Aslında bunlar CHP'li değil. Bunların ruhu, bedeni bizimle beraber' demek istiyor.
“UTUNMIYOR MUSUNUZ?”
Ama o zaman ben buradan soruyorum: Yahu bu belirlediğiniz 39 tane belediye başkanı AKP'ye geçti. Buna ne diyeceksiniz? Bununla ilgili bir öz eleştiri yapmayacak mısınız? 'Bunların hepsini tek tek ben belirledim' diyorsun. 39 tanesinin AKP'ye geçmesinden utanmıyor musunuz? Hiçbir öz eleştiri yapmayacak mısınız? Yok mu sayacaksınız bunu? Sadece bu 39 tane belediye başkanına mı yükleyeceğiz bu suçu? Bunların tehdit edildiğini mi söyleyeceğiz sadece? Böyle mi kabul edeceğiz? Bunun siyaseten bir karşılığı yok mu? Siyaseten bir bedeli yok mu? Bu ne kibir? Bu ne pişkinlik? Dolayısıyla arkadaşlar, herkes kendi üzerine düşeni yapmalı. Zor bir dönemden geçiyoruz. Herkes objektif biçimde kendi üzerine düşeni almalı. Kendi üzerine ne düşüyorsa bunu yerine getirmeli” ifadelerini kullandı.
"KİMSE CHP'NİN KURUMSAL KİMLİĞİNDEN BÜYÜK DEĞİLDİR"
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sarı, belediye başkanlarının CHP’den istifasının yalnızca "iktidarın yarattığı korku" ile açıklanıp açıklanmayacağının sorulması üzerine, "Elbette iktidarın yarattığı korku ile açıklanamaz tek başına. Bizden ayrılıp giden belediye başkanlarının başka siyasal yolculuklara çıkıyor olmasını tek başına bu belediye başkanlarının siyasal aidiyetlerinin zayıflığıyla anlatamayız. ‘Bu belediye başkanlarımız aslında CHP'li değildi. İşte aslında başka başka bir gelenekten geldi de parti aidiyeti zayıftı şimdi gidiyor.’ Doğru olabilir kısmen. Ya da ‘bu belediye başkanlarımız işte birtakım sıkıntılarla karşı karşıya kalmıştır. Haklarında soruşturma vardır.’ Kısmen doğru olabilir. Ya da 'bu belediye başkanlarımız tehdit edilmektedir.' Ama bunlar meselelerin tamamını anlatmaya yetmiyor. Bunun bir siyasal bedeli olmalı. Biz onu anlatmaya çalışıyoruz. Bir öz eleştiri yapmalıyız. Bu belediye başkanlarımızı kim seçti arkadaşlar? Bunlara kim referans oldu? Hangi yöntemlerle seçildi? Özgür Özel söylüyor 'bunların hepsini tek tek biz seçtik' diye. O zaman bunun sorumluluğunu da alın. Bunları ben seçtim diyorsanız o zaman bunun sorumluluğu sizde. Çıkın alın. Bir öz eleştiri yapın. 'Evet ya biz yanlış adaylar belirlemişiz' deyin. Ben bunun siyasal sorumluluğunu alıyorum deyin. Dolayısıyla bir öz eleştiriye ihtiyaç olduğunu söylüyoruz zaten. Onun dışında hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden büyük değildir. Evet yani hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden büyük değildir. Hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği içinde onun sayesinde onun ışığında ve onun yapısı içinde siyaset yapıyoruz. Kimse bundan büyük değil" yanıtını verdi.
“50 MİLYAR DOLAR CİVARINDA PARAMIZ BUHARLAŞTI!”
Sarı “fon krizine” ilişkin şu değerlendirmelerinde özetle, “Açık bir kurumsal çürümüşlükle karşı karşıyayız. Bu bir skandal ve skandal olmaktan öteye bir yolsuzluk süreci. Ve inanılmaz boyutları olan, henüz tartışmadığımız, tartışacağımız, önümüzdeki günlerde çok farklı boyutlarıyla ortaya çıkan bir yolsuzluk süreci. Bakın bu işlemler ilk başladığında, patlak verdiğinde şirketlerin piyasa değeri, halka açık şirketlerin 760 milyar dolarken bugün itibarıyla 709 milyar dolar. Yani bu skandalın, bu yolsuzluğun yarattığı güven etkisiyle tam 50 milyar dolar civarında paramız, şirket değerimiz buharlaşmış oldu. Bunun milli gelire oranı yüzde 3. Çok yüksek bir rakam” ifadelerini kullandı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECi HIZLANDIRILMALI”
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Sarı, “Sürecin hızlandırılması gerektiğini düşünüyoruz. Yine bu vesileyle söyleyelim: Bizler bu meselenin kesin bir biçimde çözüme kavuşabilmesi için sadece devletin bekası ve güvenlik ekseninde görülmesinden öte çok boyutlu bir biçimde kültürel boyutuyla, ekonomik boyutuyla, kalkınma boyutuyla ele alınması ve zenginleştirilmesi gerektiğine de inanıyoruz. Dolayısıyla kalıcılaştırılmalıdır” dedi.




