CHP Ankara İl Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK), Sözcü TV'ye verdiği 10 gün süreli ekran karartma cezasını protesto etmek ve Sözcü TV ile dayanışma göstermek amacıyla televizyon binasının önünde bir araya geldi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de yayına katılarak destek mesajı verdi. Yayının ardından CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar ve CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan açıklama yaptı.

Düşünce, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü için geldik

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, RTÜK’ün cezasının yalnızca Sözcü TV’ye değil, halkın ifade ve haber alma özgürlüğüne yönelik olduğunu vurguladı. Türkiye’de iktidara yönelik her eleştirinin cezalandırıldığını ifade eden Erkol, şu ifadeleri kullandı:

Eniştesini öldüren zanlı konuştu: Kardeşim için ateş ettim
Eniştesini öldüren zanlı konuştu: Kardeşim için ateş ettim
İçeriği Görüntüle

"Sözcü televizyonu ile dayanışma için geldik. Aslında en genelinde düşünce, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü için geldik. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na göre bir demokrasi. Demokrasinin vazgeçilmezlerinden bir tanesi basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü. Ama ne yazık ki bugün bu özgürlüklerden söz edemiyoruz. Ülke siyah ve beyaz olarak ikiye ayrılmış durumda. İktidar yanlısıysan her şey serbest. Hatta muhalefete hakaret etmek, küfretmek her şey serbest. Ama iktidara en küçük eleştiriyi yapıyorsan ister siyasetçi ol, ister yurttaş, ister belediye başkanı, ister gazeteci, adres Silivri. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz. Eğer yönetenler zannediyorsa ki Cumhuriyet Halk Partilileri birer birer içeri atarız ve tükenirler, tükenmeyeceğiz, yılmayacağız. Her içeri atılanın görevini bir başkası gelecek devralacak. Sandık Türkiye'de önümüze gelecek. Ve sandık geldiğinde biz bu istibdat rejimine son vereceğiz. Türkiye'ye yeniden demokrasi gelecek. Türkiye'yi yeniden özgürlükler gelecek. Bu yapılanlar ne Sözcü Gazetesi'nedir ne Cumhuriyet Halk Partisi'nedir. Bu yapılanlar yoksulluk sınırının altındaki emekliyedir. Cumhuriyet Halk Partisi emeklinin sözcüsü olduğun içindir. Bu yapılanlar asgari ücretle geçinemeyen işçiyedir. Cumhuriyet Halk Partisi insanca bir asgari ücreti savunduğu içindir. Bu yapılanlar çiftçiyedir. Türkiye'nin tarımını yok etmeye çalışanlara karşı tarım emekçisini Cumhuriyet Halk Partisi savunduğu içindir. Bu yapılanlar barışadır. Bu yapılanlar komşularımızla iyi ilişkiler kuranlaradır. Aynı zamanda komşularımızadır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkede barışın teminatıdır. Bütün bunlara rağmen dimdik ayakta kalacağız. Bu ülkeye Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında demokrasiyi getireceğiz. Herkesin yüzünü güldüreceğiz."

Bizim her zaman umudumuz var

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar ise açıklamasında, ekran karartma kararını basın özgürlüğüne açık bir müdahale olarak değerlendirdi. Atalar, şöyle konuştu:

"Kıymetli basın mensupları, kıymetli örgütümüz, bugün buraya, ekranı karartılacak olan, yaklaşık üç saat sonra Sözcü televizyonuyla dayanışmak için geldik. Sayın Genel Başkanımız da az önce bir yayına katılarak hem dayanışma dileklerini hem de aslında Türkiye'nin dereye doğru sürüklendiğini ama bu sürüklenmenin teminatının da Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu yukarıda anlattı ve sizler de ekranlarınızda takip ettiniz. Biz hep şöyle diyoruz. Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Biz hiçbir zaman umudumuzu kaybetmedik. Çünkü kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk de hakkında bir idam fermanı çıktığında, "Ben geri dönüyorum." demedi. Birçok zorluk yaşadı ama bu ülkeyi kurdu. İkinci yüzyılda Türkiye'yi Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne inanan bütün vatandaşlarımızla beraber yeniden demokratik olarak, yeniden insan haklarına saygılı olarak, yeniden hep beraber kuracağız. Ortak bir akılla burada anayasa ile ilgili değişiklik için mi, yoksa başka konular için mi Cumhuriyet Halk Partisi zorlanıyor? Bu zaten herkesin takdirindedir ama şunu söylemek lazım: Biz vatandaşlarımızın hakkından, hukukundan, halkın haber alma hakkından, basının haber verme hakkından ve vatandaşlarımızın ifade özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet'in teminatıdır. O yüzden yine en başta söylediğimi söylüyorum: Bizim her zaman umudumuz var. Umut dağıtmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadroları ne olursa olsun çalışmaya devam edecek."

Basın hürdür, sansür edilemez

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ise Anayasa’nın 28. maddesini hatırlatarak, RTÜK’ün kararını açık bir anayasa ihlali olarak nitelendirdi. Akdoğan, şunları söyledi:

"Değerli dostlarımız, değerli Cumhuriyet Halk Partililer, bugün burada anayasanın 28'inci maddesinin yani "Basın hürdür, sansür edilemez." yazan maddesinin nasıl çiğnendiğini hep birlikte görüyoruz. Cumhuriyet Halk Partililer bu yoldan dönmeyeceğimizi bir kez daha haykırmak için bugün de Sözcü TV'nin önündeyiz. Nerede kim, ne zaman ezilirse, nerede kim, ne zaman horlanırsa, nerede kimin, ne zaman hakkı yenirse biz her zaman Cumhuriyet tarihinin her anında olduğu gibi onlarla birlikte olacağız. Derdimizin de, azmimizin de, umudumuzun da, zaferimizin de bir tek evi var. O da sizlerin yüreği. Yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimleri, yaşasın sosyal demokrasi, yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi diyorum. Sözcü gazetesiyle ve Sözcü TV'yle olan dayanışmamızı büyütelim diyorum. İnşallah Sözcü TV bir yürütmeyi durdurma kararıyla on gün dolmadan açılacaktır. O açılana kadar Halk TV de bizimdir, Tele1 de bizimdir, Sözcü gazetesi de bizimdir. Dinimiz bizimdir, sözümüz bizimdir. Boğazımız bizimdir, gerçeklerimiz bizimdir. Türkiye'nin her yerinde bu mücadeleyi hep birlikte vermeye devam edeceğiz."

Kaynak: ANKA