Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Mart 2025’te başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasının ardından başlatılan mitinglerin yeni adresi bugün Eyüpsultan olacak
BU AKŞAM İÇİN ÇAĞRI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yurttaşları mitinge davet etti.
CHP Genel Başkanı Özel, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda "Türkiye’nin en güçlü ittifakı; rengi kırmızı beyaz olan, vatanını, milletini seven, kimseyi ayırmayanların ittifakıdır. Adı Türkiye İttifakı’dır. Ve ittifakımız meydan meydan büyümektedir" ifadelerine yer verdi.
Bugün Eyüpsultan’da düzenlenecek mitingde, parti yönetiminin yanı sıra çok sayıda belediye başkanı ve milletvekilinin de hazır bulunması bekleniyor. Özel’in konuşmasında hem İmamoğlu’nun tutukluluğuna hem de erken seçim tartışmalarına değinmesi de bekleniyor.
İMAMOĞLU'NUN YOUTUBE KONUĞU: ÖZGÜR ÖZEL
Öte yandan İmamoğlu’nun Youtube hesabından "19 Mart" sürecinin dostları, arkadaşları ve ailesi tarafından anlatılacağı bir video serisi başlatıldı.
İmamoğlu, paylaşımına, "Yol arkadaşlarım, dostlarım, ailem 19 Mart darbesini ve bugüne kadar yaşananları anlatıyor. İlk bölümde Genel Başkanımız Özgür Özel var. İlk günden itibaren çok önemli bir mücadelenin öncüsü oldu. Kardeşlik hukukumuzu her fırsatta dile getirdi. Bu mücadelenin sonu aydınlık" notunu düştü.
Serinin ilk bölümünde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu ile olan yol arkadaşlığını anlattı ve yaşanan sürece dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Paylaşılan videoda Özel, şunları kaydetti:
"Tayyip Bey şunu gördü; ben bu adamı Beylikdüzü'nde yenemedim, Beylikdüzü'nü elimden aldı, o günden beri geri alamıyorum. İstanbul'da 31 Mart'ta yenemedim, seçimleri iptal ettirdim, büyük bir farkla kazandı yine. Devamında bu sefer her şeyi yaptık, bütün devlet gücünü kullandık, olmadı. Diğer taraftan bakarsanız karşısına başbakan çıkardım olmadı, meclis başkanı çıkardım olmadı, en güvendiğim bakanı, şehircilik bakanını çıkardım olmadı. Kendi sesi yani, 'İstanbul'u kazanan Türkiye'yi kazanır, İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder' sesi, Tayyip Bey'in zihninde, bir siyasetçinin zihninde olmaması gerektiği kadar yüksek bir şekilde sürekli çınladı ve o, Tayyip Bey'e bugün yaptıklarını yaptırıyor.
Oysa demokrasinin güzelliği; biri gelecek, biri gidecek ve bu ihtimal her zaman olacak. Hem daha iyi hizmet etmek için hem hesap verebilmek için. Bir savaş zaferi ve savaş kaybı gibi bir şey değil, demokratik kazanç ve demokratik kayıplar. Ama iş öyle bir yere geldi ki, bir hakim parti ve "kaybedersek her şeyi kaybederiz, kaybedersek mahvoluruz, bunun için her şeyi yapmalıyız, her hileyi yapmalıyız, her baskıyı yapmalıyız..." İşte en son buraya geldi.




