CHP'de 'mutlak butlan' kararı sonrası parti içinde tartışmalar sürüyor.

CHP'nin İzmir'deki etkin siyasetçilerinden, geçmiş dönem CHP Parti Meclisi Üyesi Hüseyin Saygılı, karar ve sonrasına yaşanan gelişmelere ilişkin sert bir metin kaleme aldı.

Saygılı, "Tarihin doğru tarafı neresi?" diye sorduğu yazısında "Bugün bunu belirleme yetkisine kim sahiptir?" diye ekledi.

Kararla derinleşen parti içi krize ilişkin "Samimi arınma ve özeleştiriye ihtiyaç olduğunu" vurgulayan Saygılı, "Kemal Kılıçdaroğlu da bu partinin değeridir. Özgür Özel de bu partinin değeridir. Her ikisi de eleştirilebilir. Ancak hiç kimse hakareti, aşağılamayı ve düşmanlaştırmayı eleştirinin yerine koymamalıdır." ifadelerini kullandı.

"TARİHİN DOĞRU TARAFI NERESİ?"

Saygılı'nın yazısının tamamı şöyle:

"Cumhuriyet Halk Partisi’nin son yıllarda yaşadığı gerilimler ve iç tartışmalar sonrasında sıkça duyduğumuz bir söylem var 'Tarihin doğru tarafında durmak.'

Özellikle bugün yaşanan ayrışmaların ortasında, tarafların birbirlerine bu çağrıyı yapmalarını dikkatle izliyorum. Ancak şu soruyu sormadan da geçemiyorum. Tarihin doğru tarafı gerçekten neresidir? Ve bugün bunu belirleme yetkisine kim sahiptir?

Mahkemelerin verdiği butlan kararıyla birlikte CHP’nin 38. Kurultayı’nın iptal edilmesi ve partinin 37. Kurultayda seçilen organlarının yeniden göreve gelmesi yeni bir tartışma alanı açmıştır. Bu süreçte herkes kendi bulunduğu noktayı “tarihin doğru tarafı” olarak tanımlamaya çalışmaktadır.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim

Bugüne kadar kaleme aldığım bütün yazılarda, özellikle 2017 referandumundan sonra Türkiye’nin yeni bir siyasal rejime evrildiğini savundum. Güçler ayrılığının zayıfladığı, hukukun araçsallaştırıldığı, siyasal baskıların arttığı bir dönemin içinde olduğumuzu söyledim. Otokratik bir yönetimle karşı karşıya olduğumuzu söyledim. Belediye başkanlarının, gazetecilerin, yazarların, siyasetçilerin ve muhalif kesimlerin yargı süreçleri üzerinden baskı altına alınmasını eleştirdim.

Bugün de aynı noktadayım."

"TEMİZ BİR SİYASETLE AYAKTA KALABİLİRİZ"

"Ancak yine aynı şekilde, Türkiye’nin ancak ahlaklı ve temiz bir siyaset anlayışıyla yeniden ayağa kalkabileceğini düşünüyorum. Yolsuzluğun, kayırmacılığın ve çıkar ilişkilerinin siyaseti çürüttüğünü kurumları yozlaştırdığını, toplumun adalet duygusunu zedelediğini yıllardır ifade ediyorum. Bu görüşlerimden de geri adım atmış değilim.

Ne yazık ki son yıllarda siyasi kutuplaşmanın ürettiği dil, toplumun önemli bir kesiminde tehlikeli bir normalleşmeye yol açmıştır. “Onlar da yapıyor” anlayışı, yanlışları meşrulaştıran bir savunma mekanizmasına dönüşmüştür. Oysa bir yanlışın başkaları tarafından yapılması, onu doğru hale getirmez.

Sendikacı Mehmet Türkmen tedaviyi hatırlattığı için ceza almıştı: O hasta mahpus yaşamını yitirdi
Sendikacı Mehmet Türkmen tedaviyi hatırlattığı için ceza almıştı: O hasta mahpus yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

Tam tersine, bu durum siyasetteki ahlaki çürümenin ne kadar derinleştiğinin göstergesidir."

Sosyal medyanın oluşturduğu yoğun gürültü içinde hakikat çoğu zaman görünmez hale geliyor. İnsanlar düşünmeden taraf seçmeye, sorgulamadan alkışlamaya yönlendiriliyor. Farklı düşünenlerin ise çoğu zaman hakaret ve linç kültürüyle susturulmaya çalışıldığını üzülerek görüyorum.

Oysa yarın aynı masanın etrafında oturmak, aynı mücadeleyi vermek ve birbirimizin yüzüne bakmak zorunda kalacağız.

Bu nedenle CHP içinde bugüne kadar emek vermiş hiç kimsenin bir kalemde silinmesini doğru bulmuyorum."

"PARTİMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM KILIÇDAROĞLU'NA YÜKLENEMEZ"

"Partimizin yaşadığı sorunların bütün sorumluluğunu yalnızca Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yükleyerek geçmişten arınmak mümkün değildir. Nasıl ki başarılar ortaksa, hatalar da ortaktır. Bugün değişim hareketinin öncülüğünü yapan kadrolar da geçmiş dönemin sorumluluklarını paylaşmaktadır.

Kurultay süreçlerinde yaşanan tartışmaların, Kurultayda para pul ilişkileriyle mahkemeye yansıyan olumsuzluklar, yerel seçimlerden sonra sürdürülen normalleşme, mecliste Tayip Erdoğan’ın ayakta karşılanması, yerel yönetimlerde ortaya çıkan olumsuzlukların ve parti içinde oluşan bazı yanlış ilişkilerin muhasebesi yapılacaksa, bunun kapsamlı ve samimi bir özeleştiriyle yapılması gerekir.

Ne yazık ki bugün bu özeleştiriyi yeterince göremiyoruz.

Toplumsal muhalefete yönelik hukuk araçsallaştırılmıştır. Baskıcı bir rejimle karşı karşıyayız."

"SAMİMİ ARINMA VE ÖZELEŞTİRİYE İHTİYACIMIZ VAR"

"Öte yandan, bütün yaşananları yalnızca dış müdahale ya da siyasi operasyon olarak açıklamak da gerçeğin tamamını görmemizi engelliyor. CHP’nin kendi içindeki sorunlarla yüzleşmesi ve bunları cesaretle tartışabilmesi gerekir. Yerel yönetimlerde yaşanan olumsuzluklara cesaretle karşı çıktığımızı, arınarak yola devam edebiliriz. Bütün bu olumsuzlukları Butlan tartışmalarıyla örtmemeliyiz. Samimi arınma ve özeleştiriye ihtiyacımız var.

Partimizin yaşadığı Butlan kararından mutlu olacak gerçek CHP’li olamaz. Her fırsatta yanlışlığını söyledim ifade ettim.

Ancak Butlan sürecine neyin , hangi olayların neden olduğunu da bilmemiz gerekir.

CHP bu yükle ilerleyemez. Bu yükten kurtulmanın yolu buna neden olanlarla yüzleşmek ve hesaplaşmakla olacaktır."

"HAKARET ELEŞTİRİNİN YERİNE KONAMAZ"

"Bugün yaşanan çatışmaların önemli bir bölümü ilke ve program tartışmalarından çok güç mücadelesi görüntüsü vermektedir. Demokrasi ve hukuk kavramları üzerinden yapılan savunuların inandırıcı olabilmesi için önce siyasal ahlak konusunda net ve tutarlı bir duruş ortaya konulmalıdır.

Benim açımdan mesele kişiler değildir.

Ne Kemal Kılıçdaroğlu düşmanlığı ne de Özgür Özel taraftarlığı üzerinden bir siyaset anlayışını doğru buluyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu da bu partinin değeridir.

Özgür Özel de bu partinin değeridir.

Her ikisi de eleştirilebilir.

Ancak hiç kimse hakareti, aşağılamayı ve düşmanlaştırmayı eleştirinin yerine koymamalıdır."

"TARİHİN DOĞRU TARAFI 'HAİN' İLANINDA DEĞİL YANLIŞLA YÜZLEŞMEKTE SAKLI"

"Sevgili CHP’li arkadaşlarım,

Bu olumsuzlukların tarafı olmak yerine partimizin kurucu değerlerinin tarafında duralım. Cumhuriyetin, demokrasinin, sosyal adaletin ve sosyal demokrasinin tarafında duralım.

Partimizi bu cendereden birbirimizi kırarak çıkaramayız.

Yanlış nereden gelirse gelsin eleştirelim, ancak mücadelemizi parti çatısı altında sürdürmeye devam edelim.

Aynı aile içinde fikir ayrılıkları olabilir. Sert tartışmalar yaşanabilir. Fakat bunlar bizi birbirimize düşman yapmamalıdır.

Bugün ihtiyacımız olan şey yeni düşmanlar üretmek değil, ortak bir çıkış yolu aramaktır.

Tarihin doğru tarafı, insanları hain ilan etmekte değil, hakikati aramakta ve yanlışlarla yüzleşebilmekte saklıdır.

Tarihin doğru tarafı, kişilere bağlılıkta değil, ilkelere bağlılıktadır.

Tarihin doğru tarafı, kör bir tarafgirlikte değil, ahlaki tutarlılıktadır."

Kirlilikten arınmayı savunanlar da, hukuksuz müdahalelere karşı çıkanlar da kendi tezlerini ortaya koyabilirler. Ancak bugün hiç kimse tarihin adına konuşamaz."

"AYRILMA VE DIŞLANMA OLMADAN ORTAK AKIL İNŞA ETMELİYİZ"

"Tarihin terazisi hükmünü zaman içinde verir.

Bu nedenle bugünden kimseye “tarihin doğru tarafı” payesi dağıtmanın anlamı yoktur.

Ben yarın da yüz yüze bakabileceğimiz bir mesafede durmanın, birbirimizi tüketmeden mücadele etmenin daha doğru olduğuna inanıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihine baktığımızda en büyük başarıların birlik zamanlarında, en büyük kayıpların ise iç çatışmaların derinleştiği dönemlerde yaşandığını görürüz. Bugün de ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değil, aynı çatı altında konuşabilme iradesini gösterebilmektir.

Eğer Sayın Özgür Özel ve arkadaşları farklı bir siyasi yol tercih edeceklerse, bunu CHP’yi daha fazla yıpratmadan, kırıp dökmeden yapmak gibi tarihi bir sorumlulukları olduğunu düşünüyorum. Ancak benim tercih ettiğim yol bu değildir.

Benim gönlümden geçen, kimsenin ayrılmaması, kimsenin dışlanmaması ve herkesin Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında mücadele etmeye devam etmesidir."

Aşık Hüdai’nin dizelerinde söylediği gibi

Gönül çalamazsan aşkın sazını

Ne perdeye dokun ne teli incit

Eğer çekemezsen gülün nazını

Ne dikene dokun ne gülü incit..

Bugün ihtiyacımız olan şey, birbirimizin dallarını kırmak değil, partimizi yeniden kökleriyle buluşturacak ortak aklı ve ortak vicdanı inşa etmektir.

Kaynak: HABER MERKEZİ