CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası Parti Sözcüsü Müslim Sarı'dan önemli açıklamalar geldi. Sarı, son süreçte farklı partilere geçmeleriyle gündeme gelen CHP'li belediye başkanlarıyla ilgili tartışmaların gündeme geldiğini aktarırken MYK'nın yeni bir çalışma oluşturduğunu belirtti.
Sarı, partinin belediye başkanlarıyla ilgili "Sonbahar" ve "2027" başlıklarıyla bir plan oluşturduğunu belirtirken "Performans takip sistemi" kurularak seçmene bilgi verileceğini aktardı.
BELEDİYELERİ PERFORMANS TAKİP SİSTEMİ KURULACAK
Sarı, farklı partilere geçen CHP’li Belediye Başkanlarının siyasal aidiyetleri tartışmasına ilişkin değerlendirmeleri de aktardı. Yerel yönetim süreçleriyle ilgili CHP’nin yol haritasının tartışılmaya başlandığını, Abant kampının da ana gündemi olacağını belirterek şunları söyledi:
Sonbahar ve 2027 planı MYK'mızda tartışıldı. Belediye başkanları toplantısı gündemimizde, belediye meclis üyeleri bölge toplantıları düzenleyeceğiz. 2027 yerel yönetimler reformu ve programı ile CHP belediyelerinin perfomans takip sistemini hazırlamak önceliğimiz. Bir daha seçilmek için hangi kriterlerin esas alınacağı üzerine 'karar vericilere' objektif bazı rehberler sunacaktır. CHP’den seçilen başka partilere geçen özellikle AKP’ye geçenler için de geçerli olarak böyle bir durumu bir daha görmeyeceğimizi, yaşamayacağımızı umut ediyoruz.
“TEMYİZİ HUKUKİ TARTIŞMALARI AŞMAK İÇİN GERİ ÇEKTİK”
Sarı, Kongre süreçleriyle ilgili 'mutlak butlan' davasında temyiz başvurusunun CHP tarafından geri çekilmesine ilişkin ise şunları söyledi:
Yapmak istediğimiz açıktır, kongre ve kurultayını her türlü hukuki tartışmadan, şaibeden uzak biçimde açık net yapabilmeyi teminen bu kararın kesinleşmesi için temyizi geri çektik. Amaç budur. Bizden başka davacılar da vardı onlar da çektiler. Kongreler ve Kurultay’ın önünde hiçbir engel kalmamıştır. Burada hala bir yargıtay denetiminin olacağı değerlendirmesi doğru değildir. PM ve YDK üyeleriyle ‘Feri müdahillik' talepleri olmuştu ancak bu konu temyiz şartı yaratmıyor. Buradaki hukuki tartışmalar beyhudedir. 'Temyizi çekmeye yetkiniz vardı neden çekmediniz?' sorusuna cevap verecek olursak, bu davayı çekmemiz davayı ortadan kaldırmıyordu, 4 davacı daha vardı. Özgür Özel’in yetkisiz biçimde CHP adına başvuruyu yapmış olmasını yetkisiz olduğunu kabul ederek o anki iradesine saygı duyarak kararı geri çekmemiştik, sonraki siyasal gelişmeler, ayrışma ve gereksiz hukuki zorlamalarla bu şekilde bu sürecin taşınamayacağını gördük. Araya adli tatil de girdiği için buraya gelindi. CHP kongreleri üzerindeki bu tarıtşmayı ortadan kaldırmak için bu başvurumuzu geri çekmiş olduk, karar kesinleştiğinde hukuki engel kalmamış olacaktır.
YENİLİK PARTİSİ İLE İTTİFAK SÖZ KONUSU MU?
Sarı, “CHP’nin Yenilik Partisi ile görüşmeleri ve seçim ittifakı gündemi var mı?” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
Bu haberleri hayretle takip ediyoruz. Kulislerden elde edilen bilgi ve değerlendirmeleri saygıyla karşılıyoruz ancak teyitsiz ve tutarlı olmayan ve kimseye sorulmayan bu haberleri takdire sunarız. Resmi ya da gayrıresmi temas içinde değiliz. Bu toplantı tamamen hayal ürünüdür.
"MALİYE BAKANI 3 YILDIR 7 PUAN İNDİREBİLDİ"
Sarı, MYK'nın ana gündeminin ekonomi-politikaları olduğunu vurgularken düşük enflasyon hedefinin akaryakıt fiyatlarında yapılan artışıyla şimdiden anlamsızlaştığını söyledi:
Akaryakıt fiyatlarının nedeni üstündeki vergi yüküdür. Çok kazanandan çok az kazanandan az vergi toplanamadığı için dolaylı vergilere yüklenme tercih edilmiştir, hazine benzine sürekli vergi koymuştur. Bu fiyatların nedeni budur. Vergi yüküne ilişkin bir gelişme olmayacağına göre 2017 enflasyon tahmini de anlamsız kalmıştır. Bakan 'Savaş olmasaydı 21-22'ler civarında olacaktı, savaş olduğu için dezenflasyon programı istediğimiz şekilde gitmiyor' diyor. Savaş içindeki ülkelere bakın, bizim enflasyonumuz çok daha yüksek, dünyadaki en yüksek enflasyon bizde. Bu rasyonel bir açıklama değildir. Sayın bakan geldiğinde enflasyon yüzde 38’di, dezenflasyon politikası uyguladığını iddia ediyor ortada böyle bir şey yok, Merkez Bankası’nın kararlarıyla toplam talebi kısan ama kamuda tasarruf yapmayan bir zihniyet enflasyonla mücadele edemez. 3 yılda 38’den 31’e indi, sadece 7 puan. Yüksek faize katlandık, yatırım yapamadık, tüketim yapamadık, büyümeden feragat edildi, istihdam artmadı, kamu maliyesinin borç yükü arttı, enflasyonda 7 puanlık kazanç oldu o da bu enflasyon oranları doğruysa... Enflasyonun düşeceğini düşünmek safdillilik olur. Türkiye’de kendi haline bırakılmış bir enflasyonla mücadele söylemi vardır, mevcut durumla gerçekleşmeyecektir.
“TARIMDAKİ YAPISAL SORUNLARA NEŞTER ATILMALI”
Sarı, tarım politikalarının ele alınarak sebze-meyve fiyatlarına müdahalelere ilişkin ise şu değerlendirmeleri paylaştı:
Aracı firmalardaki sorunlarla mücadele edilmeli, denetlenmeli, ceza verilmeli ancak Türkiye’deki tarım sorunu bu şekilde çözülmez. Bu herhangi bir sektör değildir, stratejik bir konudur. İstihdam ve gıda güvenliği bakımından stratejiktir ve yapısal sorunları bir an önce çözülmelidir. Girdi maliyetleri yüksek, çiftçinin kar edemediği bir süreç, her aşamada yapısal sorunlar var ve neşter atılmak zorunluluktur. Tarımsal ürünlerin fiyatını aşağıya çekmek için yapılması gereken bataklık yerine sivrisinekle uğraşmak değildir. Bu alanda ciddi planlamaya ihtiyaç var.




