Ümit Kartal / İz Gazete - İzmir'de metro çıkışında sarık ve cübbe giyinen kişiler İzmirlilere yılbaşı kutlaması yapmama çağrısında bulunmuş, Halkevleri üyesi gençler bildiri dağıtanlara ‘Ensar Vakfı’nda çocuklara tecavüz edilirken neden bildiri dağıtmıyordunuz? Burada bu bildiriyi dağıtamazsınız, isteyen yılbaşını kutlar isteyen kutlamaz’ diyerek tepki göstermişti.

Yılbaşı gecesi, İstanbul’da Reina’da yaşanan katliam sonrasında İzmirli gençlerin videosu sosyal medyada ‘İzmir cevabını çoktan vermişti’ ‘İzmir gericiliğe karşı mücadelenin yolunu göstermişti’ notları ile paylaşım rekorları kırdı. Konak Meydanı’nda bildiri dağıtan sarık ve cübbeli Sıla Vakfı üyelerine tepki gösteren Halkevci gençler gazetemize konuştu.

‘İSTEYEN KUTLAR, İSTEMEYEN KUTLAMAZ’

Halkevleri üyesi Uğur Göçmüş (23) ve Evrim Çakır (25) o gün yaşananları şu şekilde anlattı: Bildiri dağıtanlara yolda denk geldik. İnsanlar zaten tepki gösteriyordu. Vatandaşlar, ‘İsteyen yılbaşını kutlar, istemeyen kutlamaz, halkı kışkırtmayın’ diyerek tepki gösteriyordu. Tepkiler artınca polisler geldi. Cübbe ve sarıklı adamları 10-15 dakika beklettiler. Tepki gösteren insanlar polis gelince sanırız biraz çekinip, ayrıldılar. Artık polis mi ısmarladı onu da bilmiyoruz ama orada çay falan içtiler. Sonra polis gitti. Bunlar da oradan ayrıldı.  Meğer metronun diğer çıkışında dağıtmaya devam etmek üzere gitmişler.  Konak Camisi’nin önünde 3’üyle karşılaştık. ‘Neden hala dağıtmaya devam ediyorsunuz, bu bildirilerde nefret suçu var.’ Diye tepki gösterdik. Büyük bir özgüvenle ‘polise şikayet edin’ dediler, dağıtmaya devam ettiler. Ondan sonraki tartışmalar zaten videoda var”

‘BİZİ POLİSTEN VATANDAŞ KORUDU’

Polislerin açık şekilde Sıla Vakfı üyelerini koruduğunu ifade eden Halkevci gençler, “Polis defalarca Sıla Vakfı üyelerine ‘Siz Halkevcilerden şikayetçi misiniz?’ diye sorup, yönlendirmeye çalıştı. Fırsat bulsa onları engellemek yerine bizi gözaltına alacaklardı. Etraftaki insanlar bize destek olunca yapamadılar” dedi.

Gösterdikleri tepkinin sosyal medyada İzmirliler tarafından olumlu karşılandığını ifade eden gençler, “Gericiliğe karşı cüretin yayılma hali çok önemli. İnsanların tek başına bile tepki gösterebilmesi cüretini yayma hali önemli bir deneyim oldu. Bu eylem biçimi, insanların cesaret almasına vesile oldu” dedi.

‘VİDEOLARI KALDIRIN, 20 BİN KİŞİYİZ’

Yaşananlar sonrasında tarikatlardan tehditler aldıklarını ifade eden gençler konuşmasını şöyle sürdürdü: “Arkadaşlarımızın numarasına ulaşarak mesajlar attılar. ‘İzmir’de 20 bin kişiyiz. Bizi karalayamazsınız. Bu videoları kaldırın’ şeklinde mesajlar aldık. Hakaret ve tehditler hakkında suç duyurusunda bulunacağız.”

SORUMLULAR BELLİ

“Bu bildirinin ifade özgürlüğü kapsamına girmediğini düşünüyorduk. Toplumun büyük çoğunluğuna karşı nefret suçu ve hedef gösterme söz konusuydu. Haklı olduğumuz Reina’daki katliamdan sonra ne yazık ki kanıtlanmış oldu. Milli Eğitim Bakanlığı bile okullara yazılar gönderdi, yılbaşı etkinlikleri yapmayın şeklinde. Diyanet, gerici sarıklıların dağıttığı bildirilere benzer fetvalar yayınladı. Reina katliamının sorumluları işte bunlardır.”

‘İNSANLARIN DİK DURUŞU AKP’Yİ KORKUTUYOR’

Yaşananlar sonrasında yandaş medyada Halkevleri hakkında çıkan ‘İç savaş provokasyonu yaratmaya çalışıyorlar’ şeklindeki haberlere de tepki gösteren gençler : “Bunu iddia ederken, iki eylemimizi örnek gösteriyorlar. Birincisi kahvehaneler ve vapurlarda yaptığımız konuşmalar bir diğeri de İzmir’de bildiri dağıtımına müdahalemiz. Gericiliğe ve cihatçı çetelere karşı mücadelede önde duran yapılardan biriyiz. Troller tarafından bu nedenle hedef gösteriliyoruz. İstanbul Okmeydanı’nda kahvehanelerde laiklik vurgulu konuşmalar yapan iki arkadaşımızın tutuklanması da bu durumdan kaynaklanıyor. Ama birçok insan arkadaşlarımızın yaptığı konuşmanın altına imzasını attığını ifade etti. Aydınlar, sanatçılar, milletvekilleri, öğrenciler… İki arkadaşımız tutuklansa dahi bu konuda insanlar geri adım atmadı. AKP’yi asıl korkutan şey, gericiliğe karşı insanların bu denli dik duruşu. Gericiliğe karşı olan herkes gibi biz de o metnin arkasındayız, imzamızı atıyoruz.”

LAİKLİK HALKI BİRLEŞTİRİR

Laikliğin vazgeçilmez olduğunu ifade eden gençler son olarak İzmirlilere çağrıda bulundu: “Laiklik yaşamsaldır. Yaşamın her alanında laiklik mücadelesi olmalı. Laiklik mücadelesi ülkeyi parçalamanın, iç savaşa sürüklemenin aksine, halkı birleştirir. En geniş yelpazeyi yan yana getirebilir laiklik. Asıl iç savaş koşullarını yaratan gericilik ve faşizmdir. Önümüzde Başkanlık referandumu var. Biz ‘Bu memleket bizim’ diyenler olarak, Başkanlık hayalleri kuranlara sokaklarımızı, mahallelerimizi dar etme cüretini göstereceğiz.”