Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, İz Gazete’ye özel açıklamalarda bulundu. Başkan Kınay, zaman zaman basına da yansıyan meclis üyeleri krizine ilişkin soruya yanıt verdi.

Meclis’te Cumhur İttifakı kanadında yapıcı mı yoksa yıkıcı bir muhalefetle karşılaşıyorsunuz? CHP’li meclis üyeleriyle de zaman zaman sorunlar, krizler yaşandığı basına yansıyor. Bu iki konuda neler söylersiniz?

Bizim 37 meclis üyemiz var; 22 CHP, 13+2 Cumhur İttifakı ile beraber… Meclise sunduğumuz gündemlere baktığımızda, belediyemiz kentin gündemine dair; teknik uzmanları, personeli, liyakatiyle, kente olan sorumluluğuyla tüm çalışmaları yapıyor. Meclis üyelerinin temel görevi; belediye çalışmalarıyla ilgili sokak ve belediye ilişkisinde bu süreçleri değerlendirmek, meclise gelen gündemler ve sorunlar ile ilgili muhalefetini yapmak, eleştirisini yapmaktır.

SİYASİ MAGAZİN ÇIKIŞI

Bizim meclisimize baktığımızda, 37 meclis üyesi arkadaşımızın tamamının bu çalışmalarda katkısını bekliyorum. Burada yapılan her tartışmanın, her sözün seviyesiyle, saygısıyla, üslubuyla, içeriğiyle birlikte bu kente bir değer katmasını, bizim de bir eksiğimiz/yanlışımız varsa dikkatimizi çekmesini bekliyorum. Ancak üsluba baktığımızda şu ana kadar ne yazık ki zaman zaman konuşmalarda içerikle ilgili bazı meclis üyelerimizin değerli katkıları olduğu gibi siyasi magazine alet edilmek üzere ya da kişisel öne çıkarmalar üzerinden bazı cümlelerin geçtiği meclislerimiz olmuyor değil. Her mecliste var. Bu anlamdaki takdir Karabağlar halkınındır. Meclislerimiz herkese açık.

Ama ben Türkiye’deki tüm sürecin de siyasetin de hepimize oy veren herkese karşı sorumluluğumuzla o mecliste olmak, tüm çalışmalarımızla ilgili iyi ya da kötü, eksik ya da yanlış tüm eleştirilerin orada olması ve buna ilişkin de kamuoyunun, halkın bilgilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizim bir yanlışımız/ eksiğimiz varsa da onun değerlendirmesini yapmamız ve faaliyetlerimizin daha iyiye gitmesi noktasında konuşuyorum.

"YAPTIĞIMIZ HER İŞİN ARKASINDAYIM"

CHP içerisinde 22 meclis üyesi arkadaşımızla beraber biz bu sürecin içerisinde burada iktidar partisiyiz. Bu anlamda da benzer şekilde görüş ayrılıkları, farklılıklar, süreçler… Mekanizma herkes için aynı olabilir. Bu anlamdaki tüm değerlendirme, halkındır, partinindir, örgütündür. Ben, Karabağlar’da tüm çalışmalarımızda da attığımız her adımda da meclisimizde de yaptığımız her işin arkasındayım. Yapılan her türlü eleştiriyi çok değerli buluyorum ve kulağım açık olarak dinliyorum. Eleştiri insanı büyütür.

Karabağlar’dan Adıyaman’a: Deprem yaralarına ilmek ilmek dayanışma
Karabağlar’dan Adıyaman’a: Deprem yaralarına ilmek ilmek dayanışma
İçeriği Görüntüle

Ama bunun kişisel çabalar, kişisel hırslar ya da kişisel magazine dönmemesi gerektiğini düşünüyorum. Sokağın derdi yoksulluk, açlıksa, bizim en büyük sorumluluğumuz kişisel dertlerimiz değil, sokağın derdini, siyasetin derdini, kentin derdini konuşmak.

CHP uzun süredir iktidar tarafından ciddi bir baskı altında… Belediyeler aynı şekilde hem siyasal hem ekonomik açıdan baskı altında… Bu sürece bakarsak; CHP’li meclis üyelerinin ya da partide görev yapanların, basına yandığı şekilde “birbiriyle mücadele içine girmesi” konusunda bir siteminiz var mı?

Seçim sürecinde çalışmalarımızı yaparken vatandaşla bir araya geldiğimizde vatandaşın sözü genel anlamda şuydu; “siyasetçi sadece oy istemeye gelir, seçimden seçime gelir.” Ben de şunu söyledim; ben oy istemeye gelmiyorum, ben bir niyet ortaya koyuyorum. Dolayısıyla bu niyeti birleştirme noktasında da bir niyet birliği istiyorum. Bir niyet birliğiyle birlikte Karabağlar’da 250 bin üzerindeki seçmenden 125 bin oy olarak belediye başkanı seçildim.

"SİTEM ETME LÜKSÜMÜZ YOK"

55 günlük seçim hikayemize baktığımız zaman “kaybedildi”, “kadın kazanamaz” denilen Karabağlar’da o niyet birliğine elini veren örgütle beraber kapı kapı dolaşan tüm insanlarımızla beraber belediye başkanı seçildim. Çok kısa bir zamanda ve tüm olumsuz koşullar içerisinde… Bu çok değerli. O yüzden Karabağlar ailem diyorum. Ben çok büyük bir aile kazandım. Tüm meclis üyelerimiz de benzer şekilde niyetini ve adaylığını koydu. Vatandaş da bir tercih yaptı. Bu noktadan itibaren bir belediye başkanı olarak da hep şunu söyledim; bizim mazeret üretme, sitem etme, kızma, üzme gibi lükslerimiz yok. Bizler ne olursa olsun çalışmalarımızı ortaya koymak, anlatmak ve buna ilişkin de bir yerde eksik/yanlış varsa onun üzerinden daha çok çaba harcamak zorundayız.

"CHP'NİN ÇOK BÜYÜK BİR SORUMLULUĞU VAR"

37 meclis üyemiz de mensubu olduğu partinin siyasi söylemleri üzerinden aynı sorumluluğa aynı yüke sahip… Bunun bütün değerlendirmesini partiler kendi içerisinde, örgütleriyle; vatandaş kendi mekanizmalarıyla yapacaktır. Ama tabi ki bu ülkenin gündeminde açlık, yoksulluk, işsizlik, hukuk, adalet, demokrasi ve pek çok eksiğimiz varken CHP’nin çok büyük bir yükü ve sorumluluğu var.

Türkiye’nin her yerinde aydınlık, çağdaş, hakkını alan, hakkını savunan bir yönetim anlayışı istiyoruz. Bunun için el veren herkesle beraber en önde yürüyen, savaşan, elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışan biriyim. Herkesin de aynı inançla yürümesi gerektiğine inanıyorum. Buradaki değerlendirmeler benden yana değil, örgütün, halkın İzmirlinin, herkesin yapacağı değerlendirmeler.

Muhabir: GİZEM TABAN ŞEBER