Eski İzmir Milletvekili Dr. Aytun Çıray, İz Gazete’yi ziyaretinde kent ve ülke gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik hakarete varan ifadeleri eleştiren Çıray, “Türk siyasi hayatında Kemal Bey kadar saldırıya uğramış, haksızlığa uğramış ve terbiye sınırlarını çok aşan muameleye maruz kalmış bir siyasetçi yok. O, yalnızca bir partinin değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanlığını yapmış bir isim. Bu bile saygıya değer” dedi.

“KEMAL BEY’E HAKARETLER, ONA OY VERENLERE DE YAPILMIŞTIR”

Geçtiğimiz hafta CHP’yi ziyaret eden Çıray, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tutumu da eleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun Türk siyasi hayatında ciddi haksızlıklara ve saldırılara maruz kaldığını savunan Çıray, eski CHP Genel Başkanı’na yönelik söylemlerin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını söyledi. Çıray, “Siyasette vefasızlık olabilir, insanın tabiatında var. Ama Türk siyasi hayatında Kemal Bey kadar saldırıya uğramış, haksızlığa uğramış ve terbiye sınırlarını çok aşan muameleye maruz kalmış bir siyasetçi yok. O, yalnızca bir partinin değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanlığını yapmış bir isim. Bu bile saygıya değer” dedi.

“KILIÇDAROĞLU DARBEYLE GELMEDİ”

Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı’na parti üyelerinin oylarıyla geldiğini hatırlatan Çıray, “O, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olurken darbeyle gelmedi oraya. CHP’lilerin oylarıyla geldi. Ona yapılan hakaretler, geçmişte ona oy veren CHP’lilere de yapılan hakarettir. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Kendi siyasi geçmişinden örnek veren Çıray, Doğru Yol Partisi’nde iki kez ön seçime girdiğini ve ikisini de kazandığını, buna rağmen adaylıklarının elinden alındığını söyledi. Çıray, siyasi mücadelede kişilere yönelik hakaretlerin ve aşağılayıcı ifadelerin uzlaşma ihtimalini zayıflattığını savundu.

“YENİ PARTİ ÖN SEÇİMİNDE ÖZGÜR BEY, AZİZ BEY’İ YENDİ”

YENİ Parti’nin İzmir İl Başkanlığı için yaptığı ön seçim sürecini de değerlendiren Çıray, seçimi takip ettiğini ancak sonuçları ağırlıklı olarak sosyal medyadan ve haberlerden izlediğini söyledi. Ön seçimde Çağatay Güç ile Aziz Kocaoğlu’nun yarıştığını hatırlatan Çıray, örgüt desteğinin bu tür seçimlerde belirleyici olabildiğini ifade etti. Çıray, “Bu tür seçimlerde çoğunlukla genel merkezin desteklediği aday seçimi alır. Onun için Özgür Bey, Aziz Bey’i yendi diyebiliriz. Bunun özel bir mesaj olduğunu da sanmıyorum” diye konuştu.

“CHP ÇATISINDA ORTAKLAŞILMALI”

YENİ Parti ile CHP arasındaki ilişkilere de değinen Çıray, “Cumhuriyet Halk Partisi sizin koltuk değneğiniz değil. Hem istediğinizi yapacaksınız hem bütün bunları yapıp sonra da ‘Düş peşine’ diyeceksiniz. Sen kimsin, senin peşine kim düşecek? Değişim dediğiniz şey koltuk değiştirmekten ibaret bir şey çıktı” diye konuştu. Çıray’a göre iktidar değişikliğinin yolu muhalefet partilerinin CHP çatısı altında ortaklaşmasından geçiyor. Çıray, “Herkesin Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında yerini almasından geçer. Gerisi boştur. Tarihi olmayan, ismi bile Netflix’ten bulunan, amblemi bilinen bir siyasi partinin orta ve uzun vadede başarılı olması imkânsızdır. CHP kaç defa kapatıldı, kapatılmak için her şey yapıldı ama yok edilemedi. Çünkü tarihten gelen bir güç var” ifadelerini kullandı.

FON SORUŞTURMASI: “KAMUOYU SONUÇLARI GÖRMEK İSTİYOR”

Röportajda fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çıray, konuya eski bir bürokrat gözüyle yaklaşmak istediğini söyledi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve benzeri kurumların görevlerini yerine getirmesi gerektiğini belirten Çıray, soruşturmanın tüm ayrıntılarına sahip olmadığını özellikle vurguladı. Çıray, “Buradaki bütün iddialara, bütün bilgilere sahip değilim ama ilk bakışta devletin bu görevlerini, devlet memurlarının ya da devlete ait yönetim kurullarının görevlerini ihmal ettikleri anlaşılıyor. En hafif ifadeyle söylüyorum. Dolayısıyla bunlardan hesap sorulmalı” dedi.

“TOPLUM HOŞGÖRÜYLE BAKMAZ”

Denetim mekanizmalarının bağımsızlığına dikkat çeken Çıray, daha önce görev yaptığı kurumu denetleyen kişilerin konumunun tartışma yaratabileceğini savundu. Bu konuda yetkililerin görevlerini ve sorumluluklarını açıklığa kavuşturması gerektiğini söyledi. Soruşturmanın siyasi sorumluluk boyutunun da araştırılması gerektiğini belirten Çıray, “Bu tür olaylarda siyasi sorumlular ortaya çıkmazsa kamuoyunun vicdanı asla tatmin olmaz. Cumhurbaşkanı bu işi çok ciddiye aldığını, üzerine gittiğini ifade ediyor. Ama toplum bunun sonuçlarını görmek istiyor. Bu kadar insanın milyarlarca dolarlık birikiminin dolandırılması iddialarına toplum hoşgörüyle bakmayacaktır” diye konuştu.

“YARGILAMALAR, KAMU VİCDANINDA MAHKUM OLUR”

Çıray, fon soruşturmasının yanı sıra CHP’li belediyelere yönelik yargılamaların da kamu vicdanında karşılık bulabilmesi için adaletin güvenilir biçimde işlemesi gerektiğini savundu. “CHP’li belediyeler meselesindeki yargılamaların inanılırlığını iki şey sağlayacak: Birisi eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın davası, diğeri de bu fon meselesi. Bu ikisinde de kamu vicdanı tatmin edilmezse belediye yargılamaları, haklı ya da haksız olsun, kamu vicdanında mahkûm olur” ifadelerini kullandı.

“DEVLETİN VE MİLLETİN BİZE EMEĞİ VAR”

Siyasete dönmeyi düşünüp düşünmediği sorulan Çıray, kamu yönetiminde ve siyasette edindiği deneyimi kamuoyuyla paylaşmayı sürdürdüğünü belirtti.

Çıray, “Türk milletinin selameti için yapılabilecek şeyler konusunda 30 yılda bürokraside, devlette ve siyasette edindiğim deneyimleri olabildiğince tarafsız bir gözle aktarmaya çalışıyorum. Bize düşen de budur. Çünkü bu devletin ve milletin bize emeği var. Devletin en yüksek bürokratı da oldum, dört dönem milletvekilliği de yaptım. Bu, bir borç yarattı. Bu borcu öderken birinci planda milletin yüksek çıkarları olmak zorunda” dedi. CHP’yi bir kurum olarak savunduğunu belirten Çıray, “Ben bütün bu süreçlerde yalan söyledikleri, hakaret ettikleri zaman Kemal Bey’i savundum. Ben kurumu savunuyorum, Cumhuriyet Halk Partisi kurumunu savunuyorum. Bunu savunmaya devam edeceğim” diye konuştu.

“BASMANE ÇUKURU ÇÖZÜLMELİ”

Çıray, İzmir’in plansız yapılaşma sorununu aşması gerektiğini belirterek Basmane Çukuru’nu örnek gösterdi:

“İzmir şu ya da bu şekilde bir gecekondu kenti olmaktan kurtarılmalıdır. Çok geç kaldık. Meşhur Basmane Çukuru meselesi… Ayıp artık. Hiçbir şey yapamıyorsanız çöpleri dökün oraya da kapansın bari. Bir memleketin en güzel yerinde, fuarın karşısında bir çukur yaklaşık 20 sene bekler mi? Bu ayıp.”

Halk TV dayanışma mitingi: Halkın haber alma hakkı engellenemez
Halk TV dayanışma mitingi: Halkın haber alma hakkı engellenemez
İçeriği Görüntüle

Basmane Çukuru’nun çözümü için merkezi yönetimle iş birliğine gidilebileceğini de söyleyen Çıray, “Bu konuda esneğim. İktidarla iş birliği yapmak gerekiyorsa yaparsın. Sonuçta siyasi iktidar milletin oylarıyla gelmiş bir iktidar. İzmir’e hizmet etmek mecburiyetindeler, lütfetmeyecekler” dedi.

“İZMİR’E YATIRIM YAPILIRSA ‘ALLAH RAZI OLSUN’ DERİM”

Cemil Tugay’ın AKP’ye katılmasının ardından İzmir’e daha fazla yatırım yapılacağı yönündeki açıklamaları da değerlendiren Çıray, kente yapılacak yatırımlara karşı çıkmayacağını söyledi. Çıray, “Onu hep birlikte göreceğiz. Yapmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Buna vereceğim cevap ‘Allah razı olsun’ olur. İzmir’de yapılan yatırımlara itiraz edecek hâlimiz yok. Niye yapıyorsun diyecek hâlimiz de yok. İnşallah sözlerinde dururlar, yaparlar. Onların siyasi değerlendirmesi seçimlerde tekrar yapılır” ifadelerini kullandı. Merkezi yönetimin İzmir’e yatırım yapmasının doğal bir kamu görevi olduğunu belirten Çıray, hizmet yarışını desteklediğini söyledi. Antalya’yı örnek gösteren Çıray, “İlk seçimi AKP kazandı ama Antalya bir sonraki seçimde yeniden Cumhuriyet Halk Partisi’ne yetki verdi. Yaşasın demokrasi! Demokrasi olduğu sürece hizmet yarışını her zaman destekleriz. Desteklemeyeceğimiz şey, etnik siyaset yarışması ve insanların fakirleşmesine neden olan kötü ekonomik yönetimlerdir” dedi.

Muhabir: Doğukan Fikri Fidan