Eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülerek bavul içinde yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetinin 11 sanıklı davasının üçüncü duruşması Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Siirt'te 17 Ekim 2024 tarihinden bu yana kayıp olan ve Mekiye Akyel’in (28) ablası Halime Pilğir da Esra Tokyaz’a destek olmak üzere adliyeye geldi.

ESRA TOKYAZ ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİNİ DELİL OLARAK SUNDU
Sabah 11.00 sıralarında başlayan ve 2 Temmuz tarihinde devam edilmek üzere ertelenen duruşmaya katılan Ayşe Tokyaz'ın ikizi Esra Tokyaz, sanık Cemil Koç'un daha önce Ejegül Övezova ile bir başka kadına şiddet uyguladığı anlarda çekilmiş olduğunu belirttiği fotoğraf ve görüntüleri mahkeme heyetine sundu. Belgeler arasında sanığın başka bir kadına yönelik şiddetinden sonra alınmış raporlar da yer aldı.

ŞİDDETİN TANIĞI OLANLARI ANLATTI: "EJE ÇOK KORKUYORDU, BENİ ÖLDÜRÜR DİYORDU"
Duruşmada ayrıca sanığın Ejegül Övezova'yı darp ederken görüntüleri çeken bir kadın da tanık olarak dinlendi. Tanık kadın, Ejegül'e, çektiği görüntülerle Cemil Koç hakkında şikayetçi olabileceğini söylediğini ancak korkudan şikayetçi olmadığını aktardı. “Eje çok korkuyordu. ‘Beni öldürür’ diyordu” diyen tanık söz konusu görüntülerdeki olaya ilişkin “Ejegül gitmek istediğini söyledi, (bunun üzerine) bağlayıp darp etti. Ejegül o gün eve ses kaydı açarak gelmişti. Bir şey yapar korkusuyla” dedi.

Sanık Cemil Koç
HEM İTİRAF ETTİ HEM KENDİNİ SAVUNDU
Duruşmada sanık Cemal Koç da kendini savundu. 7 Temmuz’da Ayşe Tokyaz’la tartışma yaşadıklarını söyleyen Koç tartışma nedeniyle Tokyaz’a uyguladığı şiddeti, “4-5 tane suratına, 1 kere de omzuna vurdum…Yüzüne bir tane yapıştırdım. Tam bir tane daha vuracaktım burnunun kanadığını gördüm. Telefonunu duvara fırlattım.” ifadeleriyle anlattı.
Koç Sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu:
“Gel seni hastaneye götüreyim dedim. Hastaneye gitmedik eczaneye gittik. Zaten hastanelik bir şeyi yoktu. Ama işin açıkçası kızı o hale ben getirdim, gitmek istemem. Gitmek istemeyince ben de tamam dedim."
SANIĞIN İFADESİ KAN DONDURDU
Davada savunma yapan sanık Koç, olay anını anlatırken soğukkanlı ifadeler kullanması dikkatleri çekti. Koç’un savunmasının ardından avukatlar Koç’a şu sorular yöneltti ve Koç da şöyle yanıt verdi:
Avukat: Düştü dediniz konuyu kapattınız, detaylı anlatır mısınız?
Koç: Düşme anını görmedim. Güm diye bir ses geldi. 10 saniye sonra aşağa indim. Kafası duvara dayanmış vaziyetteydi. Kalkmak istiyor kalkamıyor gibiydi. Aldım yatırdım. Telefonumu aradım bulamadım. Öleceğini anlamamıştım önce… Ona üç defa kalp masajı üç defa suni teneffüs yaptım. Biraz dua ettim, elini tuttum. Telefona baktım yine bulamadım. 40 dakika falan geçti, vücudu morarmaya başladı. Sonra telefonu buldum, cebimdeymiş.
Mahkeme başkanı: Düşmesinden 5 dakika önce Cemal’e gecikeceğinizi haber vermeniz ve gecikeceğinizi söyledikten sonra daha da gecikecek bir davranışa girmeniz hayatın olağan akışına aykırı. Bunu açıklar mısınız?
Koç: Cemal’e dedim git sen yurdun orda Ayşe’yi bekle. Biz oraya geleceğiz. Ha 1 saat sonra ha 1 saat önce. Yani keyfimize göre hareket ettik. Her söylediğimde beni kırmayan Cemal de bir saat bekler dedim.
Avukat: Ayşe düştükten sonra telefonu bulamadım dediniz, diyafondan güvenliğe ulaşmanız mümkün müydü?
Koç: Evet. Mümkün
Avukat: Neden güvenlikten yardım istemediniz?
"HER ŞEY ÇOK ÇABUK OLDU... HİC ACI ÇEKMEDİ"
Koç: Her şey çok çabuk oldu… Hiç acı çekmedi. Kolayca vefat etti. Ben bu kadar kolay olacağını düşünmezdim. Ben de vefat ettiğini renk değişiminden fark ettim. En fazla 20 dakika içinde renk değiştirdi.
Avukat: Hangi renkti ve ne renge döndü?
Koç: Mora doğru döndü ama hangi renkten dönüğünü hatırlamıyorum.
Avukat: Önceki savunmada Ayşe meze hazırlıyordu demiştiniz. Şimdi meyve tabağı diyorsunuz?
Koç: Meyve tabağı, meze aynı şey işte





