Anayasa Mahkemesi'nin, 2012 yılında Sivas Katliamı davası için verilen zamanaşımı kararına karşı yapılan itirazı yıllar süren bekleyişin ardından gündemine alıp karara bağlaması mağdur ailelerin tepkisine neden oldu. Katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarından Eski CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, oyuncu Mazlum Çimen ve yazar Eren Aysan yaptığı ortak açıklama ile yargı sürecindeki makul sürenin aşılmasına dikkat çekti.
"KATİLLERİ CEZASIZLIKLA ÖDÜLLENDİREN ANLAYIŞIN BİLİNÇLİ TERCİHİ"
"İnsanlığa karşı suç" kapsamında firari sanıklar üzerinden devam eden ve emsal teşkil eden davada, AYM'nin yıllar süren suskunluğunun eleştirildiği açıklamada, bu durumun katliamı planlayan ve örgütleyenleri cezasızlıkla ödüllendiren anlayışın bilinçli bir tercihi olduğu savunuldu.
Zeynep Altıok, Eren Aysan ve Mazlum Çimen’in yaptığı açıklama şu şekilde:
"Önceki gün, Anayasa Mahkemesi 2012’de Sivas Katliamı Davasında hükmedilen zamanaşımı kararına yaptığımız itirazı bunca yıl beklettikten sonra gündemine alarak bir karar verdi. İnsanlığa karşı suç kapsamında firari sanıklar üzerinden devam eden ve bir emsal olarak da ayrı bir önem taşıyan davada makul süreyi kat be kat aşan suskunluk adeta katliamı planlayan, örgütleyen, katilleri cezasızlıkla ödüllendiren anlayışın bilinçli bir tercihine dönüştü. Öyle ki aynı Anayasa Mahkemesi bizim itiraz dilekçemizi yıllarca bekletirken bir hükümlünün dilekçesi üzerine tüm katillerimizin serbest kalmasını sağlayan kararı kısa sürede onayladı. Doğrusu biz bunca yıl sonra Anayasa Mahkemesi’nin davamızı neden gündeme almaya “değer bulduğunu” merak etmekteyiz. Tıpkı daha önce iki kez gündeme alınacağı duyurulduğu halde bundan neden vazgeçildiğini merak ettiğimiz gibi… Tüm katiller salıverildiğine, tüm firariler özgürleştirildiğine göre artık bir “sakınca” kalmadığından olsa gerek…
İç hukuk yollarının bilinçli bir tercihle tüketilmeyip adil yargılama ve makul sürenin hak ihlali ile aşıldığı savıyla yaptığımız AİHM başvurusunun ardından verilen bu kararın siyasi bir tercih barındırdığı düşüncesindeyiz.
Gerekçeli kararın açıklanmasıyla birlikte başta avukatımız Günal Kurşun olmak üzere Beydağ Tıraş Öneri ve Deniz Özbilgin ile birlikte süreci değerlendirdikten sonra kapsamlı bir açıklamayı kamuoyu ile paylaşacağımızı bildiririz.
Otuz üç yılı aşkın zamandır tüm hukuksuzluk ve usulsüzlük silsilesine rağmen peşini bırakmadığımız insan hakları savunumuzu ve adalet arayışımızı ne pahasına olursa olsun kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini isteriz."




