Anayasa Mahkemesi'nin kararına göre, İstanbul'da yapılan ihbarlarda, "2013-2015 yılları arasında, İstanbul'un sosyoekonomik olarak düşük düzeyde ilçelerinde stantlar kurup, broşürler dağıtarak ücretsiz göz muayenesi yapıldığı, bu şekilde kahvehanelerden ve camilerden toplanan yaşlı vatandaşların ücretsiz muayene vaadiyle servis araçlarına bindirerek bazı tıp merkezlerine götürüldükleri, hasta kayıt bölümünde özel olarak seçilen hastaların dolandırıcılık organizasyonu içinde yer alan doktorlara yönlendirildiği" öne sürüldü.
Anayasa Mahkemesi, “ücretsiz göz muayenesi” vaadiyle vatandaşları kandırarak sahte ameliyatlar üzerinden SGK’yı dolandırdıkları iddiasıyla haklarında dava açılan iki göz doktorunun 3,5 ay tutuklu kalması nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verdi.
Gözü sağlam kişilere gereksiz işlemler yaparak pahalı ameliyatlar yapmış gibi gösterdikleri öne sürülen ve nitelikli dolandırıcılıktan yargılanan doktorlara 250’şer bin lira tazminat ödenmesine hükmedildi.
İhbarlarda, bu yaşlı hastalara, muayene sırasında gözleri sağlam olmasına rağmen "göz kanallarında tıkanıklık olduğu" belirtilerek, göz kanallarına su vermek suretiyle basit bir lavaj işlemi yapıldığı, muayene mizanseni ile vatandaşların kimlik bilgileri alındıktan sonra hastane yönetimi tarafından "vatandaşlara uygulanmayan cerrahi işlem gerektiren maddi değeri fazla olan ameliyat işlemlerinin sahte onam formları hazırlanmak suretiyle Sosyal Güvenlik Kurumu'na fatura ettirildiği" öne sürüldü.
Bu şekilde yapılan "astronomik sayıda sahte göz ameliyatı işleminin fatura edilmesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunun zarara uğratıldığı" ihbarı üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nca soruşturma başlatıldı. Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın raporu 22 Şubat 2017'de tamamlandı.
SORUŞTURMA AÇILDI, BİLİRKİŞİ RAPORU ALDIRILDI
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022'de tamamlanan bilirkişi raporunda, "müfettiş raporundaki tespitlere atıfta bulunularak, soruşturmaya konu kişilerin yaptıkları işlemleri bilerek ve isteyerek organize bir şekilde yaptığı, bu kapsamda toplam 7 başlık altında farklı miktarla Sosyal Güvenlik Kurumu'nu zarara uğrattığı" yönünde kanaat bildirdi.
Olaya karıştıkları iddia edilen doktorlar, 9 Haziran 2023'te nitelikli dolandırıcılık suçundan gözaltına alındı, Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğince 12 Haziran 2023'te tutuklandı.
Tutuklama kararında, "... Şüphelilerin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller bulunduğu, müfettiş raporu, bilirkişi raporları, soruşturma konusu hastanelere müşteri olarak gelen şahısların beyanları,dosya kapsamındaki tüm rapor ve tutanaklar, isnat olunan eyleme yasada öngörülen cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında kaçma şüphesinin bulunduğu..." gerekçesi yer aldı.
TUTUKLULUK KARARINA İTİRAZ REDDEDİLİNCE AYM'YE BAŞVURDULAR
Tutuklama kararına itiraz eden iki doktor, itirazlarının reddedilmesi üzerine, 11 Ağustos 2023'te Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Başvurucular, "suç işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığını, ilgili hastaneden ayrılmaları ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına erişememeleri sebepleriyle delillerin karartılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, soruşturmadan 2016 yılından beri haberdar olmalarına rağmen kaçmadıklarını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan kamu zararının daha sonradan iptal edildiğini, bu nedenlerle tutuklama nedeninin bulunmadığını, tedbirin ölçülü olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini" ileri sürdü.
ADLİ KONTROL ŞARTIYLA TAHLİYE
Ancak, soruşturmaya konu kamu zararının giderilmesi nedeniyle Başsavcılığın talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince 21 Eylül 2023 tarihinde başvurucular belirli günlerde ikametlerinin bağlı bulunduğu polis merkezine başvurup imza vermek ve yurt dışına çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle tahliye edildi.
HAKLARINDA KAMU DAVASI AÇILDI
Başsavcılığın 26 Ocak 2024 tarihli iddianamesiyle başvurucuların zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılmaları istemiyle ağır ceza mahkemesinde kamu davası açıldı.
İddianamede, başcurucu göz doktoru U.Ş'nin dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleştirildiği tarih aralığında A.G. tıp merkezinde göz doktoru olarak görev yaptığı, 15 Şubat 2013 ile 29 Aralık 2015 tarihleri arasında 7 bin 972 adet sahte ameliyat gerçekleştirdiği, diğer başvurucu göz doktoru A.S'nin de dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleştirildiği tarih aralığında A.G. tıp merkezinde göz doktoru olarak görev yaptığı, 5 Nisan 2014 ile 30 Aralık 2015 tarihleri arasında 6 bin 609 adet sahte ameliyat gerçekleştirdiği belirtildi.
İddianamede, "yapılan astronomik sayıda sahte göz ameliyatı işleminin fatura edilmesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun toplam 13 milyon 493 bin 578 TL zarara uğratıldığı" belirtildi.
Başvurucular hakkındaki yargılamanın Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesince bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla devam ettiği belirtildi.
250'ŞER BİN LİRA TAZMİNAT
Anayasa Mahkemesi, iki göz doktorunun tutuklanması nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Nitelikli dolandırıcılıktan yargılanan doktorlara 250’şer bin lira tazminat ödenmesine hükmedildi.
Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesinde, somut olayda başvurucuların tutuklanmasının kanuni dayanağının bulunduğu, tutuklama kararındaki müfettiş raporu, bilirkişi raporları, soruşturma konusu hastanelere müşteri olarak gelen şahısların beyanları, dosya kapsamındaki tüm rapor ve tutanakların kuvvetli suç şüphesinin varlığına delil olarak gösterildiği belirtildi.




