İzmir’de, Buca Cezaevi arazisinin geleceğine ilişkin tartışmalar sürüyor.

Kamuoyunda ‘19 milyar lira’ polemiği üzerinden büyüyen tartışmalar, yerel yönetim ile merkezi yönetim arasındaki yetki ve mülkiyet tartışmalarını da beraberinde getirdi.

Dokuz Eylül TV’de yayınlanan programda; İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Avukat Murat Aydın ve Ege’de Sonsöz Genel Yayın Yönetmeni Ender Aldanmaz, Buca Cezaevi arazisinin geleceğini değerlendirdi.

Murat Aydın, alanın tarihsel olarak kamusal kullanım amacıyla oluştuğunu hatırlatarak ‘Buca’yı AK Parti yönetseydi alan Millet Bahçesi olurdu’ ifadelerini kullanırken “Halka ait bir yer yine halkın kullanımında kalmalı” diyerek düşüncelerini dile getirdi.

Havuz gitti, rotasyon geldi: Kuzey aksında İZBETON krizi
Havuz gitti, rotasyon geldi: Kuzey aksında İZBETON krizi
İçeriği Görüntüle

AYDIN: EN BAŞTA HEPİMİZİN MALIYDI, HÂLÂ ÖYLE OLMALI

Programda konuşan Avukat Murat Aydın, cezaevi arazisinin kamusal alan olarak kalması gerektiğini vurguladı. Aydın, “Tamamen yeşil alan olmalıdır. İmar planları yapılırken insanların mülkiyetlerinden kamusal kullanım için ayrılan parçaların birleşmesiyle oluşmuş bir alan. Yani baştan beri kamu adına oluşturulmuş bir yer. Sonra Hazine’ye kaydedildi, Hazine de Adalet Bakanlığı’na tahsis etti ve cezaevi yapıldı. Şimdi cezaevi yoksa yine kamusal kullanım olmalı. Çünkü en başta hepimizin malıydı, hâlâ öyle olmalı. Ancak 9 Eylül 2022’de, İzmir’in kurtuluşunun 100. yılı kutlanırken, Maliye Hazinesi burayı İller Bankası’na sattı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı önce burayı rezerv alan ilan etti, sonra yoğun inşaat hakkı veren plan yaptı. Oysa böyle bir yetkisi yoktu. İzmir Büyükşehir Belediyesi dava açtı ve mahkeme rezerv alan kararını iptal etti. Böylece plan da iptal edildi. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi burayı rekreasyon alanı yaptı. Bu önemli çünkü rekreasyon alanında mülkiyet sahibine yüzde 5 yapı hakkı tanınır. Böylece kamulaştırmasız el atma davaları engellenmiş olur. Belediyenin kamulaştırma zorunluluğu yoktu. İzmir kamuoyu da görüş bildirmeli. Ama temel ilke, Mülkiyeti kökeninde halka ait olan yer, halkın kullanımında olmalıdır” diye konuştu.

“BUCA’YI AK PARTİ ALSAYDI ORASI MİLLET BAHÇESİ OLURDU”

Buca’yı AKP yönetseydi söz konusu alanın Millet Bahçesi olarak değerlendirileceğini ifade eden Aydın, “Bergama’da stat yıkıldı, Millet Bahçesi yapıldı ve işletme belediyeye verildi. Çünkü o dönem belediye AK Parti’liydi. Kemalpaşa’da da aynı örnek var. İnsanlar ister istemez şu soruyu soruyor: AK Partili belediye olunca farklı, CHP’li belediye olunca farklı mı davranılıyor? Burası İzmir halkına ait bir mülk. Maliye hazinesi aslında devletin hazinesi, dolayısıyla hepimizin hazinesi. Hepimizin orada payı var. Bizim olan bir yeri neden satın alalım? Mesele belediyenin yapması değil. İktidar millet bahçesi yapabilir, belediye işletebilir. Önemli olan halka ait bir yerin halkın kullanımında kalmasıdır” ifadelerini kullandı.

GAPPİ: BÜYÜKŞEHİR'DEN NEDEN 19 MİLYAR TL. İSTENDİ?

Buca Cezaevi alanının kamuya ait olduğunu dile getiren Dilek Gappi, “Büyükşehir Belediye Başkanı 19 milyar lira gibi büyük bir rakamı ‘ben niye vereyim?’ diye soruyor. Ama o 19 milyarın nereden çıktığı açıklanmak zorunda. Çünkü geçen yıllarda Karşıyaka ve Bayraklı bölgesinde yaşanan yangınların ardından bu alanların bir kısmının Cumhurbaşkanlığı tarafından vasfı değiştirildi. Bunun üzerine Emlak Konut aynı araziyi Ankaralı bir firmaya geçtiğimiz günlerde 6 milyar lira bedelle sattı. 72 bin metrekarelik alana 6 milyar lira istendi, 6 milyar liraya satıldı. 79 bin metrekarelik alana Büyükşehir Belediyesi'nden 19 milyar lira isteniyor. Bu akıl almaz bir tezat. Eğer Buca Belediyesi AK Parti’li bir belediye olsaydı, burası Millet Bahçesi mi olurdu? Soruları da akıllara geliyor. İzmir halkı ve Buca cezalandırılıyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ