Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bayraklı Şubesi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle bir araya geldi.
Basın açıklamasında, kadın haklarının ve özgürlüğünün temel güvencesinin laik Cumhuriyet olduğunu vurgulanarak Türkiye’deki kadın devriminin kökenlerine ve günümüzde karşılaşılan zorluklara dikkat çekildi.
"CUMHURİYET BİR KADIN DEVRİMİDİR"
Açıklamada, Türkiye'de kadınların çağdaş haklara kavuşmasının Cumhuriyet Devrimi sayesinde, birçok ülkeden çok daha erken bir tarihte gerçekleştiği belirtildi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde yapılan devrimlerin kadınları eğitim, siyaset ve çalışma hayatında eşit bireyler haline getirdiği ifade edilerek Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden önce kazandığı hatırlarak şunlar aktarıldı:
"8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil; kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır bir yaşam için verdikleri uzun ve onurlu mücadelenin simgesidir. 1857 yılında ABD’de daha insanca çalışma koşulları talebiyle greve çıkan ve yaşamlarını yitiren kadın işçilerin anısını yaşatan bu tarih, bugün dünyanın dört bir yanında kadınların hak arayışının ve dayanışmasının günüdür. Türkiye’de kadınların çağdaş haklara kavuşması, dünyadaki birçok ülkeden çok daha erken bir tarihte, Cumhuriyet Devrimi sayesinde mümkün olmuştur. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde gerçekleştirilen devrimler; kadınlarımızı ailede, eğitimde, siyasette ve çalışma yaşamında eşit bireyler haline getirmiş, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını birçok Avrupa ülkesinden önce kazandırmıştır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti aynı zamanda bir kadın devrimidir."

"KURUCU DEĞERLERDEN UZAKLAŞILDI"
ADD, günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunların Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden uzaklaşmanın bir sonucu olduğunu savuarak şöyle devam etti:
"Ancak ne yazık ki bugün ülkemizde kadınların karşı karşıya olduğu tablo, Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden uzaklaşmanın ağır sonuçlarını göstermektedir. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artmaya devam etmekte, kadınlar sokakta, işte ve evde güvende yaşayamamaktadır. Kadın emeği güvencesizleştirilmekte, kadınların çalışma hayatına katılımı düşürülmekte, kadınlar giderek daha fazla yoksulluğa mahkûm edilmektedir. Kadın haklarını koruyan uluslararası sözleşmelerden geri çekilme kararları, toplumsal cinsiyet eşitliği yerine cinsiyetçi ve muhafazakâr söylemlerin teşvik edilmesi, kadınların kazanılmış haklarını tehdit eden bir ortam yaratmıştır."
"İKTİDAR, KADIN HAKLARINI ZAYIFLATTI"
İktidarın politikalarıyla kadın haklarına saldırıldığı belirtilerek, "AKP iktidarının yıllardır sürdürdüğü politikalar; kadınları kamusal yaşamdan uzaklaştıran, onları yalnızca aile içinde tanımlayan ve eşit yurttaşlık anlayışını zayıflatan bir anlayışı güçlendirmiştir. Oysa bir toplumun yarısını oluşturan kadınların özgür olmadığı bir ülkede gerçek demokrasi de gerçek kalkınma da mümkün değildir. Türk kadını tarih boyunca bağımsızlık mücadelesinin en ön saflarında yer almış; Kurtuluş Savaşı’nda cephede ve cephe gerisinde büyük fedakârlıklar göstermiştir. Cumhuriyet devrimlerini sahiplenen kadınlar bugün de eşitlik, laiklik ve özgürlük mücadelesinin en güçlü aktörlerinden biridir" ifadeleri kullanıldı.
"MÜCADELEMİZ SÜRECEK"
Gerçek demokrasinin ve kalkınmanın ancak kadınların özgür olduğu bir toplumda mümkün olacağı hatırlatılan açıklamada, çözümün Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmaktan geçtiği belirtildi.
Açıklama, "Eşitlik ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınları saygıyla anıyor, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Kadınların özgür olduğu bir Türkiye için mücadelemiz sürecektir," ifadeleriyle son buldu.




