Ankara Kadın Platformu ve CHP Ankara İl Kadın Kolları, TBMM'de "cinsel istismar" davası duruşması öncesinde Adliye önünde açıklama yaptı.

Ankara Kadın Platformu'ndan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında staj yapan teknik lise öğrencisi kız çocuklarının Meclis personeli olan bir grup erkek tarafından istismara maruz bırakıldığı çocukların şikayeti üzerine 12 Aralık'ta açığa çıkmıştı. Çocukların beyanı bu istismarın münferit değil yıllara yayılan ve sistematik olduğunu da ortaya koydu. Ülkenin en güvenli olması beklenen, halkın iradesinin temsil edildiği söylenen Meclis'te bile çocukların istismara maruz bırakılması, ülkedeki çocuk politikası dahil durumun vahametini net olarak gösteriyor. Çünkü çocukları değil, failleri koruyan, çocuk düşmanı, kadın düşmanı cinsiyetçi politikalar da bu Meclis'ten çıkıyor. Çocuk istismarı vakaları son 20 yılda yüzde 10 oranında arttı. Çocuklar MESEM'lerde çıraklık eğitimi adı altında işçileştiriliyor, bedenlerinin kaldıramayacağı işlerde ve sürelerde çalıştırılarak yaşam hakları ellerinden alınıyor.

"MESEM’LERDE KIZ ÇOCUKLARI İSTİSMARA UĞRUYOR"

Ankara Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle: MESEM'lerde çalıştırılan kız çocukları cinsel istismara maruz bırakılıyor. Her üç çocuktan biri derin yoksulluk koşullarında hayatta kalmaya çalışıyor. Çocuklar okula beslenme çantaları boş gidiyor. Kışkırtılmak istenen toplumsal kutuplaşma, öfke ve şiddet, çocuklara da yansıyo. Bütün bunlar olurken çocuklar için koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmek yerine 15-18 yaş aralığındaki çocukların yetişkinler gibi yargılanması yasalaştırılmak isteniyor. Çocukluğa yönelik bir saldırı anlamına gelen bu yasa tasarısı çocukların evlilik yoluyla istismarına da kapı aralıyor. Bu yasa tasarıları 2025 yılında 455 kadın, 2026'nın ilk 15 gününde 10 kadın katledilmemiş, beş ay önce Meclis çalışanı Saliha Ozan cebinde koruma, tedbir kararıyla katledilmemiş gibi yapılıyor. Son yıllarda aynı Meclis'ten neler geçtiğini hatırlayalım. 2017 yılında yapılan yasal düzenlemeyle il ve ilçe müftülüklerine resmi nikah kıyma ve tescil yetkisi verilerek çocukların evlilik yoluyla istismarının önü açıldı. Adalet Bakanlığı ve bağlı kurumlar 2019 yılında çocuklara yönelik cinsel istismar verilerini kamuoyuna açık resmi internet kaldırarak şeffaflık ve izleme yükümlülüğünü fiilen ortadan kaldırdı. Cinsel suçlarda tutuklama ve mahkumiyet kararları zaten neredeyse istisna olarak verilirken 2021 yazında çocuk istismarında cezasızlığı güçlendiren 4'üncü Yargı Paketi Meclis'ten geçti. Temmuz 2023'te TBMM'de kabul edilen infaz düzenlemesiyle çocuklara yönelik cinsel istismar ve kadına yönelik şiddet faillerinin önemli bir bölümü salıverildi.

"NUMAN KURTULMUŞ İSTİFA ETMELİ"

Adalet Bakanı olduğu dönemde 'Küçüğün rızası var' diyerek çocuk istismarı faillerini kollayan bakan Bekir Bozdağ da 'Neye göre, kime göre çocuk, bazıları 15 yaşındadır ama olgun gösterir' diyerek çocuğun evlilik yoluyla istismarını savunan HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu da halen bu Meclis'in altında milletvekilliği yapıyor. Yüksek bütçesi bu Meclis'te onaylanan Diyanet her aklını estiğinde çocuk istismarını meşrulaştıran fetvalar yayınlıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kız çocukları için ayrı okullar açılması gerektiğini savunuyor. Ve 12 yıl zorunlu olan eğitim süresini düşürmek için ısrar ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı eliyle çocuk emeğinin ucuz iş gücü olarak kullanılmasını sistematize eden MESEM'lerde son bir yıl içinde en az 91 çocuk iş cinayetlerinde katledildi. İşte bu kararların alındığı, bu söylemlerin üretildiği, bütün bu olaylarda çocukları değil failleri koruyup kollayan politikaların onaylandığı Meclis'in çatısı altında çocuklar bu yüzden kolaylıkla istismar edilebiliyor. İşte bu yüzden dört erkek tarafından cinsel istismara maruz bırakılan 16 yaşındaki kız çocuğunun davasında mahkeme heyeti çocuk büyük gösteriyor, yaşını bilmiyorlardı diyerek beraat kararı verebiliyor. Çocuk düşmanı politikalarınıza geçit vermeyeceğiz. Biz kadınlar bugün yeniden sesleniyoruz: Çocukları korumayan bu düzene de çocuk istismarını meşrulaştırmak isteyen bu zihniyete de geçit vermeyeceğiz. Çocuklar için adelet istiyoruz. Denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen Meclis yönetimi tğm yaşananlardan sorumludur. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş görevinden derhal istifa etmelidir."

ASU KAYA: TBMM’DE STAJ YAPAN KIZ ÇOCUKLARI TACİZE UĞRADI

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ise şöyle konuştu:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi yerleşkesinde, devletin en yüksek çatısı altında staj yapan kız çocukları cinsel tacize ve cinsel istismara uğramıştır. Bunu açık açık söylüyorum: Çocuklar Meclis’te bile güvende değildir. İşte bu yüzden bu dava, birkaç sanığın yargılandığı sıradan bir ceza davası değildir. Bu dava, bu ülkenin çocuklarını koruyup koruyamadığının davasıdır. İddianame çok nettir. 15–18 yaş aralığındaki çocuklar, kamu görevi ve hizmet ilişkilerinden doğan yetkiler kötüye kullanılarak; sözlü, fiziksel ve dijital yollarla cinsel saldırıya maruz bırakılmıştır. Burada sadece sanıklar yok. Burada denetimsizlik var, cezasızlık var, suskunluk var. Ve daha da vahimi, aynı çalışma ortamında daha önce staj yapan reşit olmayan bir kız çocuğunun hamile kaldığı ve gebeliğinin sonlandırıldığına dair son derece ağır iddialar bulunmakta.

“AİLE BAKANI NEREDEYDİ”

Eğer bu iddia doğruysa ki ciddiyetle ele alınması zorunludur. Bu, tekil bir olay değil, uzun süredir göz göre göre süren bir çürümenin göstergesidir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı, göreviniz çocukları korumaktır. Çocukların istismara uğradığı dosyalarda susmak değil, derhal harekete geçmektir. Meclis yerleşkesinde staj yapan kız çocukları cinsel saldırıya uğrarken, bu ülkenin Aile Bakanı neredeydi? Hangi koruyucu ve önleyici mekanizmayı devreye soktunuz? Hangi çocuğun elini tuttunuz? Yoksa yine her zamanki gibi, iş işten geçtikten sonra mı hatırladınız sorumluluğunuzu? Milli Eğitim Bakanı’na sesleniyorum: Bu çocuklar eğitim sistemi içinde, staj adı altında kamu kurumlarına gönderildi. Yani bu dosyanın bir ucu doğrudan sizin sorumluluğunuzdadır. Bu çocuklar nereye gönderildi, kimlere emanet edildi, hangi denetim yapıldı? Çocukları 'emanet' diye gönderip, sonra başlarına gelenlere sırtınızı mı döneceksiniz? Çocuklara bu yaşatılanların hesabını kim verecek?

“MECLİS ÇOCUKLAR İÇİN GÜVENLİ DEĞİL”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’na sesleniyorum: Orası milletin Meclisi’dir. Ama bugün görüyoruz ki çocuklar için güvenli değildir. Meclis yerleşkesinde yaşanan bu ağır suçlar karşısında hangi yetkiliyi, hangi sorumluları gözaltına aldınız? Lütfen kamuoyunu daha açık bir şekilde bilgilendiriniz. Yoksa 'Meclis’in itibarı' denilerek çocukların yaşadıklarını yine halının altına mı süpüreceksiniz? Yıllardır aile, ahlak, değerler diyerek toplumu baskılayanlar, konu çocukların uğradığı cinsel suçlar olunca sus pus oluyor. Bu suskunluk masum değildir. Bu suskunluk politiktir. Koltuklarının derdine düşenler; yeter artık biraz da bu ülkenin çocuklarının derdine düşün. Hiçbir makam, hiçbir unvan, hiçbir koltuk çocukların güvenliğinden daha değerli değildir. Bu dosyada susan herkes, bu suç düzeninin parçasıdır. Bugün 'Aile Yılı' ilan edenler şunu bilsin: Çocukların Meclis’te bile korunamadığı bir ülkede, sizin sözlerinizin hiçbir karşılığı yoktur. Biz CHP Kadın Kolları olarak buradayız. Sorumluların yalnızca sanıklarla sınırlı gösterilmesine izin vermeyeceğiz. Biz çocukların yanındayız. Ve bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız sonuna kadar. Bu dosya kapanmayacak. Artık kendinize gelin, çocukları korumak anayasal bir görevdir. Bu görevi yerine getirmeyen herkes, bunun siyasi ve hukuki bedelini ödemek zorunda kalacaktır."

18 milyon öğrencinin karneleri bugün veriliyor: E-karneye nasıl bakılır?
18 milyon öğrencinin karneleri bugün veriliyor: E-karneye nasıl bakılır?
İçeriği Görüntüle

Kaynak: ANKA